Defend Kurdistan

Suat BOZKUŞ yazdı —

13 Ağustos 2021 Cuma - 23:00

  • Kürdistan devrimi 37 senedir sadece Kürdistan’ı değil, bütün insanlığın ortak değerlerini ve özgür geleceğini savunmaktadır. Bugün de insanlık Özgür Kürdistan’ı savunmalıdır.

Kürt halkının diriliş bayramı olan 15 Ağustos kutlamaları yapılırken, halkın tüm kazanımlarını gasp etmek isteyen sömürgeci saldırılar da artıyor.

Kürdistan’ın bütün parçalarında ve Kürdistan dışında da, Kürtlerin yaşadığı her yerde halka yönelik saldırıların iyice azgınlaştığı görülüyor. Taa Avrupa’ya kadar tetikçiler gönderip muhalif kesimlere ama özellikle Kürt muhalefetine gözdağı vermeye çalışıyorlar. Kürdistan halkına ve dostlarına karşı pervasız bir saldırı kampanyası sürüyor. Bu entegre saldırı kampanyasıyla halkların direnişini bastırmak ve teslim almak istiyorlar.

Ortadoğu’da her türlü gericiliğe karşı başarıyla direnen Kürdistan halkları bütün ezilenlere de umut ve güven vermektedir. Bu nedenle sadece sömürgeci devletler değil, tüm gericilik Özgürlük Hareketinin tasfiyesi için kirli bir işbirliği içindedir. Bu ilk günden beri böyledir ve bugüne kadar da her aşamada en açık biçimde görülmüştür.

Bölge ve Türkiye gündemindeki sorunlar Kürdistan halklarının özgürlük mücadelesiyle doğrudan ilişkilidir. Örneğin ilticacılar sorunu Türkiye’nin Kürt politikasının doğrudan ürünüdür. Kürtlerle anlaşma ve siyasi çözüm yerine inkar ve imha politikalarında inat eden Erdoğan-Bahçeli diktası Efrîn’i işgal etmiştir. DAİŞ ile işbirliği halinde Şengal’i boşaltmak amacıyla birçok insanlık suçuna ortak olmuştur. Erdoağan’ın Yeni Osmanlı ve Şam’da Emevi Camii’nde Cuma namazı kılma hayalleri tam tersi sonuç vermiştir. Başlangıçta silah, para ve eğitim verilerek kışkırtılan siyasi İslamcılar bozguna uğramıştır. Erdoğan’ın kışkırtmalarına kanan DAİŞ militanları ve onların iğvasına kapılan sivil halk Türkiye’ye sığınmıştır. Erdoğan hem bölgenin nüfus yapısını değiştirmiş hem de sınıra yığdığı mültecileri AB’ye karşı şantaj malzemesi olarak kullanmıştır.

Türkiye’ye sığınmak zorunda kalan mültecilerin birinci sorumlusu Erdoğan diktasıdır. Erdoğan o zaman düşman ilan ettiği Sisi ve Esad ile şimdi anlaşma yolu ararken, getirdiği-göçerttiği mülteciler de başına bela kalmıştır. Mülteciler üzerinden pis ve kirli bir oyun daha sahneye konulmaktadır.

Ortadoğu’daki birikmiş sorunlar yumağına, insani dramlara bir de mülteciler sorunu eklenmiştir. Bu sorun ne ırkçı saldırılarla ne de geri gönderme projeleriyle çözülebilir. Zaten Erdoğan-Bahçeli diktası da bunu bildiğinden dolayı bir yandan mültecileri şantaj aracı olarak kullanmakta bir yandan da ekonomide en ucuz işgücü, bölge politikasında ise tehdit aracı olarak değerlendirmektedir.

Bölge patlamaya hazır sorunlar yumağına dönüşürken, Erdoğan-Bahçeli diktası sorunları çözmek değil sorunları kullanıp kışkırtarak, ezilenleri birbirine kırdırarak ayakta kalmaya çalışmaktadır. Bu kargaşada Kürdistan Özgürlük Hareketini tasfiye planını her yerde, gündeme getirmektedir. Böylece hem kendini ayakta tutmak hem de halkların direnişini bastırmak istiyor.

İşte bu nedenle Kürdistan’ı savunmak sadece Kürdistan’ı ve Kürtleri savunmak değildir. Kürdistan’ı savunmak Kürdistan’ı, Kürtleri ve onlarla birlikte yaşayan tüm bölge halklarını, tüm ezilenleri savunmak demektir. Sistemin yok oluşa sürüklediği tüm doğayı savunmak demektir. Bu nedenledir ki ezilen diğer halklar, diğer emekçiler, kadınlar, inanç grupları, çevreciler, savaş karşıtları yani demokrasiden ve barıştan yana olan tüm toplumsal güçler “Defend Kurdistan” diyerek bir araya gelmektedir.

Kürdistan devrimi 37 senedir sadece Kürdistan’ı değil, bütün insanlığın ortak değerlerini ve özgür geleceğini savunmaktadır. Bugün de insanlık Özgür Kürdistan’ı savunmalıdır.

Kürdistan’ı savunmak tüm ezilenlerin, toplumdaki tüm farklılıkların özgür ve eşit yaşamını savunmak demektir.

Kürdistan’ı savunmak içindeki tüm canlılarla birlikte doğayı, coğrafyayı savunmak demektir.

Kürdistan’ı savunmak demek yaşamı, barışı ve barışçı geleceği savunmak demektir.

Kürdistan’ı savunmak demek 15 Ağustos atılımını savunmak, 15 Ağustos şehitlerini ve 15 Ağustos ruhunu yaşatmak demektir.

Bu nedenle Defend Kurdistan!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.