
YEK-KOM’un NAV-DEM adını aldığı ve yeniden yapılandığı kongre sonrası görüşlerini gazetemizle paylaşan Eşbaşkan Yüksel Koç, kongrenin kendilerine büyük umut verdiğini belirterek şunları söyledi: “Kürt halkı, hayatın tüm alanlarında kendi sorunlarına çözüm üretme konusundaki kararlılığını bu kongrede de ortaya koydu. Önemli noktalardan birisi de, kadın katılımının yüksek olmasıydı. Bütün renkler vardı. Êzîdî, Alevi, Müslüman, her inançtan insan vardı. Kürdistan’ın tüm bölgeleri, dört parçası vardı. Tam bir ulusal renk hakimdi.”
Kongrede yeniden eşbaşkan olarak seçilen Koç, buna dair düşüncelerini ise, “Yeniden inşa sürecinde böyle bir görev almak hem onurlu hem de zor. İşimizin kolay olmadığının, sorumluluğumuzun ağır olduğunun bilincindeyiz” sözleriyle anlattı.
‘Bekleme dönemi bitti, herkes irade’
Kongredeki konuşmasında söylediği “Artık pozitif siyaset dönemi başlamıştır” sözlerini hatırlatan Koç, şöyle devam etti: “Artık yakınmacı bir tarzla yaklaşmayacağız. Evet, sorunlarımız var; ama gücümüz, kuvvetimiz, yeteneklerimiz de var. Bu anlamda, artık sorunlarına çözüm üreten, inşa eden yeni bir paradigmayla kendimizi değiştirmeye, dönüştürmeye gidiyoruz. En önemlisi de toplumun tüm katmanlarını bu işin ortağı; halkı irade haline getirme, hepimizin birinci görevidir. Ortaklaşmalıyız. Artık bir yerlerden bekleme dönemi değildir. Birileri ya da bir merkez bize vermeyecek. Herkes iradedir.”
NAV-DEM’in toplumun ihtiyaçlarına cevap olabilmesi için kendilerini değiştirdiklerini vurgulayan Koç, şunları kaydetti: “Bu hemen olacak diyemeyiz. Elimizde sihirli değnek yok. Böyle bir iddia, politikaya ve yaşamın realitesine de uygun olmaz. Öncelikle bir zihniyet değişikliğine ihtiyacımız var. Bu bir süreçtir. Almanya’da bu süreç, 6 aydır alanlarda yürüyordu. NAV-DEM’le ise bir irade ortaya çıktı. Bu iradenin birçok şeyin üstesinden gelebileceğini biliyoruz. Önümüze sorunların çıkmayacağını söyleyemeyiz. Sorunlar yaşamın kendisinde var. Yaşam oldukça sorunlar da olacak. Ama biz de bu sorunları çözme kudretini, gücünü kendimizde buluyoruz.”
‘Önderliğin projesiydi’
NAV-DEM’in yeni seçilen eşbaşkanı Dilek Satılmış ise, yeni yapılanmanın bir başlangıç olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Bu Önderliğin projesidir. Uzun zamandan beri bize sunmuştu. Biz de yeni yeni anlatıp, kavrayıp, halkın ihtiyaçlarına göre, istemlerine göre yapmaya, uygulamaya çalışacağız. Yeni bir isim, yeni bir başlangıç. Bunu hep beraber, halkımızla birlikte başaracağımıza inanıyorum.”
Satılmış, yeniden yapılanmaya neden ihtiyaç duyulduğuna ilişkinse şunları kaydetti: “Halkımız yıllardır savaşa endeksli yaşıyordu. Aileler birden çoğaldı. Hepimiz çoğaldık. Dolayısıyla gençliğimizin, kadınların farklı sorunları ortaya çıktı. Kültürel, sosyal sorunlarımız var. Önderlik, Demokratik Özerklik projesiyle, bunlara çözüm olan bir modeli Rojava’da yarattı. Rojava, artık bizim aynamız durumunda olmalı. Almanya’da da ihtiyaç duyulduğu için böyle bir değişime gerek duyuldu. İşimiz zor tabii. Fakat inşallah, halkımıza layık olmaya çalışacağız.”
NAV-DEM Eşbaşkanı Dilek Satılmış, Çorum nüfusuna kayıtlı; yıllardır Köln Kadın Meclisi çalışmalarında yer alıyordu.
‘Yeni araçlar yaratılmalı’
Kongreye katılan bazı delegeler de görüşlerini paylaştı. Neuss kentinden kongreye katılan delege İhsan Gedik, değişimin ciddi bir ihtiyaçtan kaynaklandığının altını çizerek, şunları söyledi: “İhtiyaçların farklılaşması, örgütlenmede de farklılaşmayı zorunlu hale getiriyor. Önceki örgütlenmeler, Kürtlerin toplumsal açıdan ulaştıkları düzeye de, ihtiyaçlarına da cevap olmaktan uzak. Kürtler, statü ve kimlilk sahibi olmasını sağlayacak araçlara ihtiyaç duyuyor. Yeniden yapılanma böylesi bir ihtiyacın ürünü. Önderliğin Kürtler ve bölge halkları için öngördüğü felsefeyi pratikleştirme noktasına Avrupa’daki Kürtlerin de ileri adım atması zorunlu hale gelmiştir. Mevcut örgütlenmelerle bu düzeye kadar gelindi. Bundan sonra zafere yürümenin yeni araçları yaratılmalı. Önemli olan bunu kavramak ve pratikleştirmektir.”
‘Kadın ve gençlik tartışması yetersizdi’
Hagen kentinden gelen delege Hacı Abdullah ise, uzun süredir çalışmalarda bir tıkanma yaşandığını belirterek, kongreye ilişkin izlenimlerini şu sözlerle aktardı: “İnanıyorum ki bu kongreyle iyi bir yol açılacaktır. Ama beni üzen nokta, kongreye gençlerin katılımının az olmasıydı. Öğrenciler yok. Oysa binlerce Kürt genci var. Gençlik çalışmaları nasıl yürüyor, anlamış değilim. Aynı şekilde, kadın ve gençlik sorununun burada yeterince tartışıldığını da düşünmüyorum. Yeni dönemde bu sorunları aşabileceğini düşünüyorum, umutluyum.”
İlk defa bir YEK-KOM kongresine katıldığını söyleyen Bielefeld delegesi Ramazan Ekinci ise duygularını, “Kongre bana çok umut verdi. Tartışmalar yine öyle. Umut ediyorum ki, dile getirilen sorunlar yeni dönemle birlikte çözüme kavuşur. Her şeyi merkezden beklemek doğru değil. Artık yerellerdeki derneklerimiz, yeni stratejiye göre kendilerini dizayn etmelidir” sözleriyle ifade etti.
Wuppertal delegesi Mutlak Bingöl de, değişimin bir zorunluluk haline geldiğini belirterek, “Yeni paradigmayı iyi anlar, okur, tartışırsak ve pratik çalışmalarımıza da yansıtırsak, başaramayacağımız bir şey yoktur. İlerleyeceğiz, büyüyeceğiz, güzel çalışmalara imza atacağız” diye konuştu.
Özgürlük mücadelesinde oğlu ve kardeşini kaybeden Duisburg delegesi Nazliye Yılmaz ise, “Herkes işini düzgün yapsın. Bizim Kürtler birbirlerine karşı doğru, dürüst olsunlar. Yeni seçilenlere başarılar dilerim. Kanımın son damlasına kadar Önderlikle, gerillayla, zindanlarla olacağım” dedi.
MURAT MANG/BIELEFELD