Demir'in yaşadığı sorunları anlatması üzerine, ailesi TUHAD-FED'e başvuruda bulundu. Avukatı aracılığıyla yaşadıklarını anlatan siyasi tutsak Nedret Demir, cezaevinde bağımsızlar dışında siyasi kadın hükümlü olmadığını bu nedenle de tek kalmak zorunda olduğunu belirtti.
Demir, kaldığı hücrenin cezaevinde bulunan adli erkek tutuklu ve hükümlüler tarafından görülebildiğini ve mahremiyetin kalmadığını aktararak, "Bu huzursuzluk veren bir durum. Bulunduğum hücreye paspas sapı, tırnak makası gibi yabancı cisimler atılıyor. Yine yüksek sesle küfür ediliyor. Bu duruma cezaevi yönetimi de sessiz kalıyor" dedi. Demir, kimi kez darp edildiğini ve ölümle tehdit edildiğini kaydetti.

'Guantanamo değil, beteri olacak'

Mevcut durumdan kaynaklı rahatsızlığını cezaevi idaresi ile paylaştığını aktaran Demir, cezaevinin 2. müdürü olarak bilinen Ö. Ü.'nün kendisine ''Mecbursun, bunları yaşayacaksın. Burası Guantanamo değil ama daha beteri olacak" dediğini belirtti. Demir, başka bir cezaevine sevk edilmesi için başvuruda bulunduğunu ancak yanıt verilmediğine dikkat çekti.
Cezaevinin 'soyunma' talebini reddettiği için zorla soyundurulduğunu ve saçlarından tutularak yerlerde sürüklendiğini de vurgulayan Demir, kendisine sadece kirli birkaç battaniyenin verildiğini ve yerde uyuduğunu söyledi. Demir, cezaevi idaresince koşulların iyileşmeyeceğine kanaat getirdiği için ölüm orucuna başlamaya karar verdiğini aktararak, 1 Haziran tarihinden itibaren ölüm orucunda olduğunu kaydetti.

Mektup, gazete, her şeye el konuluyor
Psikolojik sorunlar yaşamaya başladığını ve bunun etkisiyle kaldığı hücrede koğuşu yakmak suretiyle intihara kalkıştığını da sözlerine ekleyen Demir, yaşadıklarını şöyle sürdürdü: "Gazete ve mektuplarım verilmiyor, el konuluyor. Adalet Bakanlığı dahil olmak üzere birçok yere mektup ve dilekçeler gönderdim ama ilgili yerlere ulaşıp ulaşmadığını bilmiyorum."
Ölüm orucu eylemi nedeniyle sağlık durumunun gittikçe kötüleştiğini aktaran Demir, koşullarının düzeltilmemesi veya başka bir cezaevine sevk edilmemesi durumunda ölüm orucuna devam edeceğini belirtti.
En son kızı Nedret Demir ile 11 Haziran'da haftalık telefon görüşmesi yaptığını belirten anne Zülyazan Zuğurli, kızına her türlü işkence yapıldığını belirtti. Zuğurli, "Kızım ölüm orucu eylemine devam ediyor. Eğer müdahale edilmezse yaşamını yitirecek. Kızımın durumundan kaygılıyım" şeklinde konuştu.

TUHAD-FED: Bu zulmü durdurun
Yaşanan duruma ilişkin cezaevine avukat gönderdiklerini belirten TUHAD-FED Genel Başkanı Zübeyde Teker, yaşananların kabul edilemez olduğunu kaydederek, "En son durumu BDP Grup Başkanvekili Iğdır Milletvekili Pervin Buldan'a aktardık. Sayın Buldan, kendisi hem Adalet Bakanlığı'ndan bilgi aldı, hem de cezaevi idaresini aradı. Ama cezaevi idaresi böyle bir şey kabul etmedi. Ama biz bu durumdan kaygılıyız" dedi. Demir'in sağlık durumunun giderek daha da kötüleştiğine vurgu yapan Teker, Adalet Bakanlığı'na çağrı yaparak, "Cezaevlerinde yaşanan zulmü durdurun" dedi.
Demir'in durumuna ilişkin telefonla aradığımız Gümüşhane E Tipi Kapalı Cezaevi idaresinde basına görüş verecek kimsenin olmadığı belirtildi.


ERDOÐAN ALTAN / DİHA/AMED