
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamının 43. yılında ODTÜ’de düzenlenen gençlik etkinliğine HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile Sırrı Süreyya Önder de katıldı. Öğrenciler HDP heyetine yoğun ilgi gösterirken, basının ise kampuse alınmasına izin verilmedi. Basına sansür uygulanmasına tepki gösteren Demirtaş, “HDP’nin kamuoyuna ulaşmasına engel koymaya çalışıyorlar. ODTÜ’ye de ODTÜ’nün tarihine de yakışmayacak bir anlayış. Bu basına da sansürdür. Basının kendi işini yapmasını engellemeye yönelik çok açık bir tutumdur” dedi.
Az konuşsalar süper olur
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın “HDP barajın altında kalırsa süper olur” açıklamasının sorulması üzerine Demirtaş, “Parlamento, yargı, üniversiteler, medya hepsi Aksaray’a bağlansa daha süper olur. Parlamentoda AKP dışında milletvekili olmasa mesela daha süper olur. Bence sadece HDP’nin girmemesi yetmez. Hayal ettikleri toplum, hayal ettikleri parlamento öyle bir parlamento. Fakat 7 Haziran akşamı neyin süper olduğunu görecekler. Kendisi de biraz bu konularda az konuşsa daha süper olur” diye konuştu.
Hangi başbakan?
Demirtaş Başbakan Davutoğlu’nun ‘Fitne odaklarının inadına çözüm süreci’ açıklamasına dair de şunları söyledi. “Hangi Başbakan söyledi onu? Davutoğlu olan... Ne söylediklerini inanın ki kale almaya gerek yok. Biri ‘Kürt sorunu yoktur’ diyor. Öbürü ‘çözüm sürecini ısrarla sürdüreceğiz’ diyor. İki başbakan kendi aralarında anlaşamıyorlar. İki farklı kampanya sürdürüyorlar. “Başbakanlardan biri AKP bildirgesini savunuyor, diğer başbakan ise Cumhurbaşkanı olan yani, kendi seçim beyannamesini savunuyor.”
AYM’ye de başvuracak
Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili YSK’ya yaptıkları başvurunun reddedilmesine ilişkin şöyle konuştu: “Yüksek Seçim Kurulu’nun adil olmadığının tescil edildiği bir ortamda doğrusu seçim güvenliğini nasıl sağlayacağız veya seçmen güvenliğini nasıl sağlayacağız. Bu ciddi bir tartışma konusudur artık. YSK Sayın Cumhurbaşkanı’nın şu anda seçimlere müdahale etmediğini söyleyemez. Bu halkı aptal yerine koymaktır. Halk aptal değildir, herkes ne olduğunun farkında, bir suç işlendiğinin farkında. Fakat YSK bunu tescillemiyor. Her gün YSK’ya başvurumuz rutin olarak devam edecek. Sonuç alıncaya kadar, son seçim gününe kadar... Ayrıca Anayasa Mahkemesi’ne de arkadaşlarımız konuyu taşımak üzere hazırlık yapıyorlar. Belki yarın (bugün) AYM’ye de bu konuda bir başvurumuz da olacaktır.”