
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş Türkiye'nin Kobanê politikasında hızla değişikliğe ihtiyaç olduğunu belirterek, "Hükümet ile PYD'nin birbirini anlamaya, koordinasyon yapmaya ihtiyacı var. Şehir savaşı başlarsa Türkiye de bu tehdidi durduramaz noktaya gelebilir. İş işten geçmeden tedbir almak gerekiyor" dedi ve ekledi: "Devam ettiği söylenen bir süreç varsa onun gereğini yapma günüdür. Kobanê sınırında barışı inşa etmek tarihi bir kırılmayı önlemek mümkündür."
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Kobanê'ye destek için günlerdir nöbet tutulan Urfa'nın Suruç İlçesi'ne gitti. Sabah saatlerinde Suruç'un Aligör beldesinde partililer tarafından karşılan Demirtaş, DBP ilçe binasında parti yöneticileri, belediye başkanları ve milletvekilleriyle toplantı yaptı. Ardından Demirtaş ve beraberindeki heyet Kobanê'ye geçti. HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanları Fırat Anlı ve Gültan Kışanak, Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Bekir Kaya, HDP milletvekilleri İbrahim Binici, İbrahim Ayhan ve Hüsamettin Zenderlioğlu ile Osman Baydemir’in de aralarında olduğu heyet Kobanê’de Kanton Başbakanı Enver Muslim ve PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah tarafından karşılandı.
Çözüme ters
Demirtaş, Kobanê'deki temasları ardından Mürşitpınar Sınır Kapısı'nda gazetecilere açıklamalarda bulundu. Kesintisiz bir şekilde hem Kobanê'de hem Suruç'ta IŞİD barbarlığına ve katliam girişimlerine karşı direnenlerle birlikte olduklarını göstermek için sınırda bulunduklarını söyleyen Demirtaş, "Açıklama yaptığımız yerin iki kilometre ötesinde IŞİD'in teroristleri bulunuyor. Kobanê'nin üç tarafı IŞİD tarafından kuşatılmış durumda" dedi. Türkiye'nin her yerinden Kobanê'ye sahip çıkmak için halkın Suruç'a geldiğine dikkat çeken Demirtaş, "Maalesef ki burada da Kobanê direnişine destek sunmak isteyen, IŞİD'in sınır geçişini kullanmayı engellemek isteyen insanlara gazla, copla, panzerle müdahaleler yapılıyor. Dolayısıyla şu an da devam eden Kobanê'deki direniş, Türkiye'nin hükümetin bu direnişe göstermiş olduğu tutum, ortaya koyduğu politika, içeride devam eden demokratik çözüm arayışıyla ve bunu besleyen bir politika değil. Günlerdir bunu anlatmaya çalışıyoruz" diye belirtti.
Doğru tutum diyalogtur
"Bizler IŞİD'in Sayın Başbakan'ın da ifade ettiği gibi Türkiye için de artık büyük bir tehdit olduğunu uzun süredir söylüyoruz. Sayın Davutoğlu'nun ifade ettiği gibi IŞİD teröründen kurtulmak gerekiyorsa bunun yolu burada direnen insanları coplamak gazlamak değildir. Doğru tutum diyalog kurmaktır" diyen Demirtaş, "Bizler Türkiye'nin menfaatiyle Kobanê halkının menfaatinin aynı olduğunu anlamak zorundayız. Türkiye halklarının çıkarları ile Rojava halkının çıkarının aynı olduğunu idrak etmek zorundayız. Birbiriyle çatışan menfaatler söz konusu değil" diye belirtti.
Kıt olanaklarla direniyorlar
Buradaki tutumun Türkiye aleyhine bir tutum olmadığını söyleyen Demirtaş, "Mevzu sadece sınırları üç saat açıp beş saat kapatarak sivil insanların geçişine izin vermek değil. Çok daha büyük bir krizle karşı karşıyayız. Orada kıt olanaklarla insanlar direniyorlar. Profesyonel ordu gibi savaşmıyorlar. Mahallede yaşayan insanlar elindeki bütün imkanlarla kendi topraklarını, onurunu, haysiyetini, namusunu koruyorlar" dedi. Geçiş yapan insanlara sahip çıkacaklarını belirten Demirtaş, "Buradan geçenlerin kimse kimliğine bakmıyor. İnsanlar zor durumda. Yapay olarak çekilmiş sınırların ötesinde bir katliamla karşı karşıya olan kim olursa olsun elbette sahip çıkacağız" diye konuştu.
PYD ile ilişki kurulmalı
"Burada bulunan insanlar Kürt olduğu için burada değiller. Türk gençleri Arap, Alevi, Sünnisi var. İnsanlık onurunu korumak adına haysiyetli bir duruş sergileyenler var. Hükümetin de bu haysiyetli duruma göre bir politika geliştirmesi lazım" diyen Demirtaş, şöyle devam etti: "Madem resmi olarak IŞİD'in bir tehdit olduğu söyleniyor o halde şu saatten itibaren Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin hem PYD ile doğru temelde iyi ilişkileri hızla kurması gerekir. Hem de burada sınır hattının güvenliği için IŞİD'in Kobanê'yi dört bir taraftan kuşatmasını engellemek, IŞİD'in Türkiye'ye giriş yapmasını engellemek için sınır hattında nöbet tutan sivil insanlara olumlu yaklaşması lazım."
Hükümetin anlaması lazım
Beklentilerinin tarlalarda nöbet tutan sivil insanlara yönelik saldırı değil, teşekkür ve yardım olduğunu belirten Demirtaş, şunları belirtti: "Günlerdir halkımız bir yandan IŞİD ile mücadele ediyor bir yandan da TOMA ile gazla mücadele ediyor. Bunun hatalı olduğunu giderek bir duygu kırılmasına neden olduğunu hükümetin anlaması lazım."
Ortak koordinasyon şart
Hızla bir politika değişikliğine ihtiyaç olduğunun altını çizen Demirtaş, "Bize düşen neyse biz de yapmaya hazırız. Hükümet ile sivil halk arasında bir koordinasyon yapmaya ihtiyaç var. Hükümet ile PYD'nin birbirini anlamaya, koordinasyon yapmaya ihtiyacı var. Sadece Kobanê açısından IŞİD bir tehdit değil. Herkes biliyor ki Kobanê IŞİD tarafından işgal edilirse şehir savaşı başlayacak ve bunun ne kadar süreceğini kimse kestiremez. Artık Türkiye de bu tehdidi durduramaz noktaya gelebilir. İş işten geçmeden tedbir almak gerekir. Bunun da yolu oradaki direniş ile dayanışmaktır. Bu her halükarda Türkiye'nin çıkarına olacaktır" diye konuştu.
Er ya da geç özgür olacak
Türkiye'nin Kobanê'de yaşananlara sessiz kalmamasının kendi yurttaşlarında da duygu kırılmasına giden süreci değiştirme anlamına geleceğini vurgulayan Demirtaş, "Bu bir muhtaçlık meselesi değildir. Bütün dünya birleşse de haklı meşru bir davası olan bir halkı alt edemez. Hiç kimse şüphe duymasın ki Kobanê halkı er ya da geç kendi topraklarında özgürce yaşayacak. Ama önemli olan bu sürecin daha az sancıyla bölge halklarının dayanışmasıyla inşa edilmesiyle sonuçlanmasıdır. Onuru ve vicdanı olan herkes IŞİD'e karşı mücadelesini her yerde sürdürecek."
İnsanlık onuru korunuyor
Geçen haftayı Amerika'da geçirdiklerini ve oradan gelişmeleri gururla izlediklerini söyleyen Demirtaş, "İmkansızlıklar içinde sadece yüreğinizi ortaya koydunuz ve bütün dünyaya sesinizi duyurdunuz. Burada bir vahşet var bundan korkmuyoruz, diz çökmüyoruz dediniz. Biz sizlerle gurur duyduk. Direnen YPG, YPJ'ye onurumuzu korudukları için binlerce kez teşekkür ediyoruz. Çünkü insanlık onurunu korumak çok önemli" ifadelerini kullandı.
Asıl tehdit DAİŞ'tir
"Şimdi daha fazla diyalogla, Türkiye'nin genel menfaatleriyle Kürtlerin bölgedeki genel beklentilerinin çıkarlarının örtüşmesini sağlamamız lazım" diyen Demirtaş şöyle devam etti: "Kürtler Türkiye için bir tehdit değil. Rojava'da yaşayan Kürtler bir tehdit değil. Bir ortak ittifak birlikte büyüme, halkların demokrasisini inşa etme fırsatıdır. Burdaki insanlar sorunları çözmek için buradalar. Burada bu kadar güvenlik gücü kendi vatandaşına karşı kullanılmamalıdır. Asıl tehdit 2 kilometre uzakta olan IŞİD barbarlığıdır. O zihniyeti durdurmamız lazım."
El ele verme günüdür
Demirtaş, "Bütün halklar bilmeli ki bugün el ele verme günüdür. Kürdü yalnız bırakma günü değildir. Çok kritik saatlerden geçiyoruz" vurgusunda da bulundu.
İmkansızlıklar içinde bir halkın direndiğinin altını çizen Demirtaş, "Amerika'nın Rusya'nın teknolojik silahlarını ele geçirmiş olan IŞİD büyük bir hızla işgalini ilerletiyor. Bu barbarlıktan kurtulmanın tek yolu birlikte hareket etmekten geçiyor. Kobanê bugün Türkiye'nin her yerinde aynı düzeyde sahiplenilmelidir. Eğer iki yıldır devam ettiği söylenen bir süreç varsa onun gereğini yapma günüdür. Barış masada görüşerek olmaz meydanda alanda el ele tutuşarak olur. Kobanê sınırında barışı inşa etmek tarihi bir kırılmayı önlemek mümkündür" dedi.
Tarihi ittifakı oluşturalım
Bu çağrının doğru anlaşılmasının da önemine vurgu yapan Demirtaş, şöyle devam etti: "Bu bir yalvarma değildir, tarihi direnişe hep birlikte katılalım ki tarihi ittifağa da birlikte oluşturalım. Bütün dünya halklarına uluslararası topluma çağrımız budur. İnsani değerleri savunan bu halkı yalnız bırakırsanız biz elbette ki başımızın çaresine de bakarız. Ama siz kendi ilkesizliğinizde hep sorgulanacaksınız. Uluslararası toplum Kobanê'ye karşı sessiz kalmaya devam ederse sorgulanacak olan biz olmayacağız. Herkes üzerine düşeni yaparsa inanıyorum ki sonuç almak kolay olacaktır."
Yardımlar engellenmemeli
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Demirtaş, sınır hattının boşaltılması ve tampon bölge girişimlerini şöyle değerlendirdi: "Burayı boşaltmak çare değil. IŞİD'i durdurmadığınız sürece nereye kadar boşaltacaksınız. IŞİD yarın şuraya gelecek. Dolayısıyla kalıcı bir çözüme ihtiyaç var. Madem IŞİD Türkiye için tehdittir deniliyor o halde buradaki insanlara niye müdahale ediliyor. Hem bu tarafla hem de sınırın öte tarafıyla doğru bir koordinasyon oluşturulursa kısa sürede sonuç alınacağına inanıyorum. Bir askeri müdahale, kara harekatı desteği istemiyorlar. Direnirken kendilerine yardım ulaşmasının engellenmemesini istiyorlar. Bizim direnecek gücümüz var diyorlar. Ama IŞİD üç etrafı kuşatmış ve bütün bölgeden destek alırken Kobanê hiçbir yerden destek alamıyor. Sınırlı bir insani yardım gidiyor."
Ne lazımsa verilmeli
"Yardımlar arasında silah da var mı" sorusuna yönelik ise Demirtaş, "Suya ihtiyaç varsa su, ekmeğe ihtiyaç varsa ekmek. Başka bir şeye de ihtiyaçları varsa buradan sunabilmemiz lazım. Neye ihtiyaçları varsa tek açık kapı burasıdır bunun yapılması lazım. İnşallah bir iki gün içinde sonuç alıcı pratik değişikler olur diye temenni ediyoruz. Burada direnerek zaten biz kendi görevimizi yerine getireceğiz" cevabını verdi.
Açıklamanın ardından Demirtaş ve beraberindekiler, direniş nöbetlerinin devam ettiği Boydê, Bêdhê, Qop ve Elîzêr köylerinde nöbet tutan yurttaşları ziyart etti.
DİHA/URFA