
CHP eski Milletvekili ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eski yargıcı Rıza Türmen’in, “Demokratik Güç Birliği” çağrısı üzerine bir araya gelen çok sayıda ismin oluşturduğu Demokrasi İçin Birlik İnisiyatifi, İstanbul’da toplandı.
“Demokrasi İçin Birlik Buluşması” adı altında Şişli Kent Kültür Merkezi’nde siyasetçiler, sivil toplum örgütü temsilcileri, emek örgütleri ve insan hakları savunucuları bir araya geldi. Demokrasi İçin Birlik (DİB) ve onun koordinasyon kurulu, Haziran’dan bu yana, başkanı, hiyerarşisi bulunmayan bir merkeze bağlı olmayan, yapay ve özerk bir örgütlenme olarak varlığını sürdürüyordu.
Buluşma, CHP eski Milletvekili Binnaz Toprak tarafından yapılan açılış konuşmasıyla başladı. Toprak, “Sol kesimlerde büyük bir umutsuzluk söz konusu. Müthiş bir beyin göçü ile karşı karşıya kalmamız kaçınılmazdır. On kişi burada, on kişi orada olarak bir şey elde edemeyiz. Önemli olan birleşmemizdir” diye konuştu.
Toprak, birçok kentte çalışmalar yaptıklarını dile getirerek, Ankara, İzmir gibi kentlerde de bu tür buluşmaları yapacaklarını söyledi.
Daha sonra söz alan Demokrasi İçin Birlik Sözcüsü Rıza Türmen’in konuşmasının satır başları şöyle:
“Hepimiz demokrasiyi savunmak için buradayız.
Savaş, şiddet, kan ve baskının egemen olduğu bir Türkiye’deyiz.
Barışın olmadığı yerde demokrasi yaşayamaz. Laiklik demokrasinin harcıdır. Yere atılıp, üzerine hoyratça basılan, ayaklar altına alınan demokrasiyi ayağa kaldırıp toprağa dikmeye, sulamaya, kök salmasını sağlamaya gereksinim var. Bunu için buradayız.
Kürt sorunu çözülmedikçe
Ama Kürt sorununa barışçıl bir çözüm bulunmadıkça Türkiye’nin demokratikleşmesine olanak bulunmadığını da biliyoruz. Biz sadece demokrasiyi değil, aynı zamanda insanı savunuyoruz. İnsanın insanca yaşayabilmesi için sahip olması gereken temel hak ve özgürlükleri savunuyoruz. Hukuk devletini savunuyoruz. Barış içinde yaşama hakkını, özgürlüğü, eşitliği savunuyoruz. Türkiye’de siyasetin savaş ekseninden çıkarılıp, barış eksenine oturtulmasını savunuyoruz.
Bu düşüncelerle yola çıktık.
Tetikleyici iki etken
Yola çıkmamızı tetikleyici iki etken var.;
*Birincisi, parlamentonun işlevini yitirmesi. Türkiye’nin giderek demokrasiden uzaklaşmasına, muhalefetin ‘dur’ diyememesi; siyasal partilere sıkışmış siyasetin anlamsızlaşması, siyasetin siyasetsizleştirilmiş olması. OHAL’den sonra bu büsbütün böyle. Çünkü OHAL ile birlikte yasamanın bütün yetkisi yürütmeye devredildi. Parlamentonun tek yetkisi OHAL KHK’leri onaylamak. Ancak bu yetkiyi kullanmasına bile izin verilmiyor.
Bu durumda yapılacak en doğru şeyin siyaseti siyaset dışına, parlamento ve siyasal partiler dışına taşımak, yeni bir kamusal alanda düzenlenmesidir. Amaç özerk bir siyasal alanının yaratılması ve yeni bir güç merkezi kurulması.
* İkinci etken, demokrasi mücadelesi parçalanmış halde yürütülürse, yerleşik, siyasal düzene hegemonyaya karşı koymakta başarısız olacağı gerçeği. Bu nedenle demokrasiden yana olan bugünkü duruma itirazı olan tüm güçlerin eşit bir biçimde eklemlenmesine gerek var. Burada amaç bir ideolojik birlik sağlamak değil. Her kuruluş ya da kişi ideolojik kimliğini saklı tutarak bu zincire veya ağa katılabilmeli. Zincirin eşit bir halkası ya da ağın bir düğümü olarak. Söz konusu olan farklılıkların birlikteliği. Her katılımcı kendini ortak bir projenin parçası olarak görmeli.
DİB özerk bir harekettir
DİB hiçbir siyasal partinin karşıtı ya da yandaşı değildir. Sadece demokrasiden yanadır. Demokrasiye katkıda bulunan demokrasiyi, insan haklarını, hukuk devletini ileri götüren her işlemi destekleriz. Demokrasi ile bağdaşmayan her işlemin karşısında oluruz.
Bizim demokrasi anlayışımız katılımcılığa ve çoğulculuğa dayana çağdaş bir demokrasidir. Demokrasiyi seçim sandığına indirgeyerek araçsallaştıran ya da çoğunluğun iradesini ‘milli irade’ kabul ederek, muhalefete, azınlık görüşlerine yer vermeyen anlayışları reddediyoruz. DİB hiçbir siyasi partinin kanadı altında olmayan özerk bir harekettir. Ancak bugünün Türkiye’sinde gerekli olan radikal bir toplumsal değişim için bir kaynak oluşturulabilir. Bunun için DİB’in tahakküme karşı direnen bir hareketten alternatif üreten bir harekete geçebilmesi önem taşımakta.
Toplantının amacı
Bu toplantının DİB hareketinin ete kemiğe büründüğü bir toplantı olacağını umut ediyorum. Toplantıda ileri sürülen görüşler ve toplantıdan çıkacak sonuçlar DİB’in gelecekteki yapısını oluşturmaya ve çalışmalarına yön verecektir. Ancak bu aşamada önemli olan barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük talebini dile getiren tek ve güçlü bir ses ortaya çıkarabilmektir. Bu ses kitlelerce benimsendiği oranda güçlenecek ve etkili olacaktır.
Kolektif direniş kapasitesi
Bizim polisimiz, TOMA’mız, tankımız, tüfeğimiz yok. Sulh Ceza Hakimliklerimiz, cezaevlerimiz de yok. Şiddete dayanarak ayakta kalan bir iktidar karşısında en önemli gücümüz birlikteliğimiz, ilkelerimiz ve kolektif direniş kapasitesine sahip olmamızdır. Bu birlikteliği sağladığımızda da yeni bir Türkiye’nin kapılarını açarız.”
Konuşmalarla devam etti
Buluşma, konuşmalarla devam etti. Kapatılan Özgür Gündem gazetesinin Yayın Danışma Kurulu üyeleri yazar Aslı Erdoğan ve dilbilimci Necmiye Alpay’ın mesajları, Gülten Kaya tarafından okundu.
HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, KESK Eşbaşkanı Lami Özgen, Oyuncu Deniz Türkali, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Gazeteci Can Dündar’ın eşi Dilek Dündar, Gazeteci-yazar Eşber Yağmurdereli, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, akademisyen Baskın Oran sunumlar yaptı. Haber hazırlanırken konuşmalar devam ediyordu.
DİHA / İSTANBUL