HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, beraberindeki bir heyetle TÜSİAD’ı ziyaret etti. Temelli, HDP’nin demokrasi ve ekonomi programlarını anlatarak, "24 Haziran’da HDP’nin, demokrasinin, barışın önündeki barajı yıkmalıyız" dedi.
HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, Türkiye demokrasi sorununu çözerse diğer bütün sorunların çözümü için de önemli bir adım atılabileceğini belirterek, şunu vurguladı: "Yerel demokrasi ile güçlendirilmiş bir parlamenter sistem, evrensel hukukun normlarıyla insan haklarından taviz vermez anlayışla; kuvvetler ayrılığı ve eşit yurttaşlık temelinde bir demokratik anayasa sürecini yeniden başlatabiliriz."
HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli’ye dünkü TÜSİAD ziyaretinde HDP Eşbaşkan Yardımcısı Garo Paylan ve HDP Siirt Milletvekili Adayı Meral Danış Beştaş eşlik etti. TÜSİAD Yönetim Kurulu üyeleri ile bir araya gelen heyet, görüşme sonrasında TÜİSAD Başkanı Erol Bilecik ile birlikte kısa bir açıklama yaptı.
HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, “Bu olanak sayesinde programımızı kendileriyle paylaştık. Ağırlıklı olarak programımız iki temele dayanıyor. Biri demokrasi programımız, diğeri iktisadi programımız. Ayrıntılı bir şekilde anlatma olanağı bulduk” dedi.
Özellikle demokrasi sorunu
Temelli devamla şunları söyledi: “Özellikle vurgu yapmak istediğimiz şey demokrasi sorunuydu. Türkiye bu sorunu hızla aşmak zorundadır. 24 Haziran bu açıdan kritik bir öneme sahiptir. Türkiye demokrasi sorununu çözerse diğer bütün sorunların çözümü için de önemli bir adım atılabilecektir. Yerel demokrasi ile güçlendirilmiş bir parlamenter sistem, evrensel hukukun normlarıyla insan haklarından taviz vermez anlayışla; bir kuvvetler ayrılığı ve eşit yurttaşlık temelinde bir demokratik anayasa sürecini yeniden başlatabiliriz. Türkiye’deki tüm kesimler bu sürece katılabilir. Böylece Türkiye’nin önündeki en önemli baraj sorunu, demokrasinin önündeki barajı da hep birlikte aşabiliriz. Bu görüşlerimizi paylaştık.
Türkiye önünü göremez halde
Türkiye büyük bir iktisadi kriz içinde. Önünü göremez bir halde. Belirsizlik, risk artıyor. Demokrasi, politik riskin ortadan kalkması açısından da önem taşıyor. Politik riskin ortadan kalktığı bir ortamda iktisadi sorunların aşılması konusunda önemli adımlar atılacaktır. Bir gelir dağılımı adaletsizliği, vergi adaletsizliği var. Çok ciddi bir büyüme sorunu var. Hiçbir hayra dokunmayan yüksek büyümelere ulaşıyoruz ama büyüdükçe yoksullaşıyoruz. Bütün bu sorunları aşabilmek için Türkiye’nin ortak akılda buluşma zamanı gelmiştir. Demokratik bir anayasa yaratma ortaklaşma açısından büyük önem taşımaktadır.
İnanıyorum ki, 24 Haziran’da Türkiye tercihini demokrasiden yana yapacak ve bu sorunları çözme konusunda önemli bir iradeyi açığa çıkaracaktır.”
Üniversiteler bizimdir
Eşbaşkan Sezai Temelli, daha sonra partisinin KHK ile ihraç edilen milletvekili adaylarının İstanbul Üniversitesi önünde yaptığı açıklamaya katıldı. Kendisi de ihraç edilmiş bir akademisyen olan Temelli, üniversite önünde yaptığı açıklamada, “35 yıldır ben de bu üniversitenin mensubuyum” diye hatırlattı.
Temelli, “İstanbul Üniversitesi mensubu olmaktan gurur duyduğum çok büyük bir üniversite. Türkiye’de bilimsel çalışmaya en büyük katkıyı sağlayan üniversite” dedikten sonra, 35 yıl emek verdiği üniversiteye giremediğini kaydetti. Temelli, şunları söyledi: “Bugün, bu 35 yıllık emekten sonra ben ve arkadaşlarım okulumuzu ziyaret etmek istesek giremeyeceğiz. Bizler KHK ile ihraç edildik. Emekler yok sayıldı. OHAL düzeninde en büyük mağduriyeti ihraç edilenler yaşadı. Tamamen keyfi bir şekilde KHK’ler devreye sokuldu.”
OHAL ve KHK’lere son
Seçim vaatlerini sıralayan Temelli, şunları söyledi: “HDP olarak 24 Haziran’dan sonrası için verdiğimiz en önemli söz OHAL’i kaldırmak, KHK ile mağdur olan herkesi işine dönmesini sağlamak ve bu mağduriyet döneminde yaratılmış tahribatın bedelinin kamuca giderilmesini sağlamak.”
Demokrasi önündeki barajları yıkmaya çağıran Temelli, şöyle konuştu: “Biz hem Cumhurbaşkanı programımızla hem de parti programımızla ülkeyi geçiş dönemiyle olağanlaştırmak istiyoruz. Olağanlaşan süreçte tüm sorunların birlikte çözülebileceğine, bu ceberut anlayıştan kurtulabileceğimize inanıyoruz. Bunu başarabiliriz. Bu OHAL sisteminden, bu ceberut anlayıştan hep birlikte kurtulabiliriz. Bu sayede mağdur olan tüm arkadaşlarımızı işine dönebilir ve topluma katkı sunabilir. Sadece üniversiteler değil, birçok okuldan öğretmenler, belediyelerde çalışan arkadaşlarımız, sağlık emekçisi arkadaşlarımız ihraç edildi. Hepsi görevlerine dönsün diye 24 Haziran’da HDP’nin demokrasinin, barışın önündeki barajı yıkmalıyız. Üniversiteler bizimdir. Özerk demokratik üniversite mücadelesini yükseltmek Türkiye’nin demokrasi mücadelesine katkı yapmaktır. Biz üniversiteleri siyasi vesayetin etkisinden kurtaracak, mücadelemizi yükseltmeye devam edeceğiz.”
İSTANBUL