Avrupa Birliği delegasyonunun 4 Eylül’de Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin toplantısına sunduğu bildiride kayyumların yerel demokrasiye zarar verdiğini belirttildi. Delegasyon, Kürt sorunu için ise barışçıl ve kapsayıcı siyasi çözüm önerisi yaptı.
Avrupa Birliği (AB), AKP-MHP faşist yönetimi tarafından kayyum darbesiyle HDP’nin Amed, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyelerini gasp etmesi ve eşbaşkanları görevden uzaklaştırması hakkında yaptığı açıklamada uygulamanın yerel demokrasiye ağır zarar verdiğini ifade etti.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 1352’nci toplantısına, 3 büyükşehir belediye eşbaşkanlarının görevden alınması ve yerlerine kayyumların getirilmesinin yerel düzeyde seçmeni temsiliyet hakkından mahrum bıraktığı ve yerel demokrasiye ciddi anlamda zarar verdiği yönünde Avrupa Birliği delegasyonu tarafından bildiri sunuldu.
Çözüm süreci başlatılmalı
AB delegasyonu açıklama yaparak barışçıl çözüm için kapsayıcı ve güvenilir bir siyasi sürecin başlatılmasını istedi. AB’nin bu açıklaması Bakanlar Konseyi’nin 4 Eylül tarihli 1352’nci toplantısına bildiri şeklinde sunuldu.Açıklamada, 19 Ağustos günü Amed, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerine el konulduğu ve yüzlerce kişinin “terörizm ile bağlantılı büyük bir soruşturma” kapsamında gözaltına alındığı ifade edildi.
Açıklama 4 maddeden oluşuyor
“1- Türk yetkililer, Diyarbakır, Van ve Mardin’in demokratik olarak seçilmiş belediye başkanlarını geçici olarak askıya almış, terörle ilgili soruşturmanın bir parçası olarak yüzlerce kişi gözaltına alınmıştır. Selçuk Mızraklı, Bedia Özgökçe Ertan ve Ahmet Türk’ün devlet valileri tarafından değiştirilmesi, 31 Mart seçimlerinin demokratik sonuçlarına olan güven açısından ciddi bir endişe kaynağı haline geldi. Yerel politikacıların görevden alınması ve gözaltına alınması, yerlerine kayyum atanması yine yerel düzeyde seçmeni temsiliyet hakkından mahrum bırakmış ve yerel demokrasiye ciddi anlamda zarar veriyor.
2- Avrupa Birliği geçmişte Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde Türkiye’de seçilmiş temsilcilere yönelik yasal işlemlerin aşırı kullanımı ve atanan yetkililer tarafından değiştirilmeleri konusundaki endişelerin dile getirdiğini hatırlatmak ister. Kongre Başkanı kısa bir süre önce Türk makamlarını bu sorunu gecikmeden ele almaya ve özellikle belediye meclislerinin yedek belediye başkanı seçme kapasitesini geri kazanmaya çağırır.
3- Türkiye hükümeti ‘terörle’ mücadele konusunda meşru bir hakka sahip olsa da, bunun şeffaf bir şekilde yapılmasından ve hukukun üstünlüğüne, insan haklarına, Türkiye Anayasası’na ve Türkiye’nin uluslararası taahhütlerinde yer alan temel özgürlüklere uygun olarak yapılmasından da sorumludur. Türkiye, Venedik Komisyonu’nun önerileri doğrultusunda ve Türkiye’nin Avrupa Yerel Özyönetim Şartı’na olan mutabakatı doğrultusunda, yerel demokrasinin işleyişini önleyen tedbirleri kaldırmak zorundadır.
4- Her ne kadar AB, Türkiye’deki şiddetli terör saldırılarını açıkça ve defalarca kınasa ve mağdurların aileleriyle dayanışmasını dile getirse de, barışçıl ve sürdürülebilir bir çözüm elde etmek için güvenilir ve kapsayıcı bir siyasi sürecin acil olarak yeniden başlatılması çağrısını yineler.”
BRÜKSEL