Efrîn, Kobanê ve Cezîre kantonlarında uygulanan özerk yönetimler sosyo-politik, etnik ve dinî çatışmalara ne tür çözümler öneriyor? Yasin Duman, bu soruyu yanıtlamaya çalışıyor.
Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaşın ilerleyen safhalarında, Kürtler kendilerine üçüncü bir yol seçerek Rojava’yı tüm halkların birliği çerçevesinde inşa ettiler. Tabii ki Ortadoğu’nun konjonktürü de buna müsaitti. Geçtiğimiz günlerde 4. yılını kutlayan Rojava, hem siyasi hem de askeri yönden ilginç bir odak noktası olmaya hala devam ediyor. Karmakarışık, birbirinden mezhepsel olarak kopmuş toplumlar için yeni bir siyasi model inşa ediliyor. Kitap Türkiye’de tartışılamayan Demokratik Özerklik deneyiminin Rojava’daki izdüşümünü anlatıyor.
Yazar, Rojava’yı Cezîre Kantonu özelinden mercek altına alarak, Rojava’nın kısa çatışma tarihini bölgenin demografik verilerini ortaya koyarak irdelerken, Demokratik Özerklik modelinin tabanı ve yapısını tek tek inceliyor. Halk meclisleri ve belediyelerinin örgütleniş biçiminden, Kadın Eğitim ve Bilim merkezine kadar çeşitli alanlardaki uygulama örneklerini titiz bir çalışmanın sonucunda ortaya koyuyor.
Araştırmacı Yasin Duman’ın “Bir Savaşın Ortasında Barış ve Çatışma Çözümü: Rojava Demokratik Özerk Yönetiminde Olanaklar ve Zorluklar” başlıklı yüksek lisans tezinin sonucu olarak ortaya çıkan bu kitap, bizlere farklı yönetim modellerinin dünyada tartışılabileceğinin ipuçlarını veriyor. Sadece Kürtler için değil, tüm Ortadoğu halkları için Rojava’nın neden bu kadar önemli olduğunu merak edenlere tavsiye ederim.
KÜLTÜR SERVİSİ