ZABEL MİRKAN/ İSTANBUL
7 Haziran 2015'teki seçimlerde Türkiye genelinde 18,9 milyonla oyların yüzde 40,9'unu alarak, 258 milletvekili çıkarmış ve eski sistemde tek başına hükümet kurmak için gereken 276 milletvekiline ulaşamamıştı. Ancak 1 Kasım 2015'te gidilen erken seçimde AKP oy sayısını yaklaşık 5 milyon, oy oranını 8,5 puan ve milletvekili sayısını da 59 sandalye artırmıştı. İktidar partisi, son seçimlerde ise 21 milyon oy alarak, toplam oyların yüzde 42,5'ini kazandı. Bu da 2 milyonluk bir oy kaybına denk geliyor. Ayrıca, TBMM'de de 295 milletvekili kazanarak, yeni sistemde salt çoğunluk için gereken 301 milletvekiline ulaşamadı. AKP kurulduğu 2001 yılından bu yana katıldığı bir seçimde ikinci kez Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) çoğunluğu kazanamadı.
HDP 3 kez barajı aştı
Seçime tek başına katılan Halkların Demokratik Partisi (HDP) üçüncü kez barajı geçerek, Meclis’e girmeyi başardı. HDP'nin yüzde 11,7 oy oranıyla Meclis’te varlık gösterecek milletvekili sayısı ise 67. Böylece HDP, hem en yüksek oy oranına ulaşan hem de en fazla sandalyeye sahip üçüncü parti haline geldi ve Kürt illerinin büyük bir bölümünde birinci parti olmayı başardı. 1 Kasım 2015 seçimlerine göre ise Batı'daki illerde de oy oranını artırdı. HDP, Türkiye'de en fazla seçmene sahip ilk beş il olan İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya'nın tamamında oy oranını yukarı çekti.
Sıçrama sürüyor
HDP’nin oylarının grafiğini izlemek gerekirse şu seçimleri değerlendirmek sağlıklı olacaktır: Son beş seçimden en özgün şartlara sahip iki seçimi çıkarıp Kürdistan’daki 2011-2015 (1 Kasım)-2018 seçim sonuçlarına bakmak. 2007 seçimleri AKP-Ergenekon çatışması sebebiyle AKP’nin Kürdistan’dan maksimum oy aldığı seçimlerdi. 7 Haziran ise müzakere süreci ve baraj sebebiyle HDP’nin maksimum oy aldığı seçimdi. Sonuçlar legal siyasetin 2009 yerel seçimi ile elde ettiği sıçramayı her şeye rağmen sürdürdüğünü gösteriyor. Veriler ise TABLO 1’deki gibidir.
2011’in gerisine düşen yok
Oranlar 2009-2011 dönemi legal siyasetin yakaladığı düzeyin ve birçok bölgedeki baskın konumunun sürdüğünü gösteriyor. 2011’in gerisine düşen kent yok. 1 kasım 2015’e göre ise düşme eğilimi saptamak mümkün. Ancak sandıkların taşınması, insanların tehdit edilmesi, asker ve polis desteğiyle yapılan hileler, yerel çıkar gruplarının artan etkinliği, devlet olanaklarının sınırsızca kullanımı eklendiğinde bu eğilimin yüksek oranda olmadığı ortada. Esas sorun tescilli savaş hükümetinin artacak olan saldırılarına karşı bu oranları sıkı örgütleyebilmenin nasıl olacağı ve seçmenlerden etkin özgür yurttaşlara dönüşümün yollarının döşenebilmesi.
MHP’nin Kürt illerindeki hali
24 Haziran 2018 seçimlerinde “kilit” parti konumuna gelen MHP’nin bölgedeki oylarında ise artış gözlemleniyor. Asker ve polis oylarının Kürdistan’daki artışı kadar, MHP’lilerin AKP’den kendi partilerine dönüşü olarak okunan sonuçlarda MHP’nin Kürt illerindeki oy oranlarının dağılımı ise TABLO 2’deki gibidir.