
Almanya'nın Hannover kentinde afiş astığı gerekçesiyle polis tarafından katledilen Kürt genci Halim Dener şahsında, Kürtlere yönelik kriminalizasyon politikasının kaldırılması talebiyle, çeşitli sivil toplum örgütleri kampanya yürütüyor.
Türk devletinin baskılarından dolayı 1994 yılında, 16 yaşında Almanya'ya göç etmek zorunda kalan Halim Dener, 30 Haziran 1994'te Hannover'de, üzerinde ERNK'nin logosu bulunan bir afişi asarken, Alman polisi tarafından kısa mesafeden kurşun sıkılarak katledilmişti. Tam 20 yıl aradan sonra başlatılan kampanyada, Almanya'da PKK yasağının kaldırılması, Kürdistani kurumlar ve Kürt siyasetçiler üzerindeki baskıların son bulması talep ediliyor. Kampanya çerçevesinde şimdiye kadar 20 bin bildiri dağıtılırken, onlarca yerde seminerler düzenlendi.
Yekîtiya Xwendekarên Kurdistan- Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) ile 21'i gençlik örgütü olmak üzere toplam 44 kurumun destek verdiği ve dün start alan Halim Dener Kampanyası hakkında, tertip komitesinden YXK'li Thomas Müller ve Zozan Ercan ile görüştük.
Bu kampanyanın, geçmişte yaptığınız diğer çalışmalardan farkı nedir?
Zozan Ercan: Geçen yıllarda Halim Dener adına daha küçük çapta etkinlikler gerçekleştiriliyordu. Bu eylemleri daha çok Hannover'deki Alman grupları yapıyordu. Alman gençlik örgütleri için Halim Dener'in büyük bir anlamı var. Ancak bizim Kürt kitlesinin bu çalışmalara ilgisi fazla olmuyor. Bu durumu bir son verebilmek için, Halim Dener'in katledilmesinin 20. yılında daha geniş bir çalışma başlatmak istedik. Alman ve Kürt demokrasi güçleri ile birlikte, daha güçlü bir şekilde Almanya'nın Kürtlere yönelik politikalarını protesto ediyoruz.
Amaç eylem birliği sağlamak
Thomas Müller: Bu kampanya 2013 yılının sonlarında TATORT Kurdistan başta olmak üzere, gençlik hareketi içinde yapılan tartışmalar sonunda başladı. Özellikle TATORT Kurdistan İnisiyatifi, ortak mücadele vermek açısından büyük bir zemin oluşturuyor. Bildiğiniz gibi, 2013 yılının Kasım ayında Berlin'de PKK yasağının kaldırılması için büyük bir yürüyüş düzenlenmişti. Biz burada YXK olarak kendimize şöyle bir soru sorduk: "Alman ve Kürdistan devrimci demokratik gençlik hareketi arasında nasıl bir pozitif dayanışma atmosferi sağlayabiliriz?"
İki kesimi de ilgilendiren ortak bir kampanyanın gerekli oludğu fikri ortaya çıktı. Ortak bir perspektif ve ortak bir eylem çerçevesinde birbirimizden çok şey öğrenebilir ve güçbirliğine gidebilirdik. Halim Dener arkadaşın şehadetinin 20.yıldönümünde böylesi bir kampanya, bir çok kesimi kapsayan ortak bir çalışma. Kampanya'nın alt başlığı, 'İşkence gördü, yurdunu terketti, yasaklandı ve vuruldu.' Bu Almanya'da bir çok devrimci güç için ortak bir mesaj ve anlam taşıyor. Ki; devrimci örgütler sürekli polis tarafından baskılara maruz kalıyor. Genel olarak devrimci, demokrat güçler ile gençlik örgütleri arasında bir eylem birliğine gitmekti amacımız. Şu ana kadar 44 örgüt bu kampanya çerçevesinde bizimle hareket ediyor. Temel mesaj, başta Almanya olmak üzere Avrupa'da demokrasi güçleri ile birlikte savaşa, militarizme, göçe, sürgünlere, baskılara ve özellikle de polis baskısına karşı ortak mücadeleyi büyütmektir.
2013 Kasım'ında Berlin'de yapılan yürüyüşte, istenen düzeyde Alman sol örgütlerine ulaşılamadı. Bunun nedenlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Ayrıca neden PKK yasağına karşı çıkmak önemli?
Thomas Müller: Önce burada önemle belirtmem gereken bir yanlış anlaşılma var. O da sanki PKK yasağı Almanya'da veya Avrupa'da sadece bir Kürt sorunudur gibi bir algı var. Bu çok yalnış. Tabii ki, PKK yasağı, Kürt Özgürlük Hareketini'nin çalışmalarını belli oranda engelliyor. Ama PKK buna rağmen çalışmalarına devam ediyor. Sadece Kürdistan'da değil. Avrupa'da da insanları etkilemeye ve mücadelesine katılmaya ikna ediyor. PKK yasağı ile insanlar kriminalize edilip, baskı altına alınıyor. Özelikle dernekler, sivil toplum örgütleri, Kürt medyası, Kürt siyasetçiler… İnsanların oturum izinleri iptal ediliyor. Dernekler Yasası'nı ihlal gerekçesiyle davalar açılıyor, polis Kürt gençlerini ajanlaştırma politikası yürütüyor. Bunlar sadece politik olarak aktif olan Kürtlerin karşılaştığı bir kaç örnek. Devlet bazen de madde 129 ile tek tek kişileri baskı altına almak, onları korkutmak ve Kürtlerin toplumsal politik bir güç halina gelmesini engellemeye çalışıyor. Bundan dolayı PKK yasağı her şeyden önce Alman toplumunun ve sol hareketlerin ortak sorunudur. Çünkü PKK yasağı aynı zamanda onların mücadalesini de hedef alıyor.
Politik kimliğimiz kabul edilmiyor
Zozan Ercan: Kürt gençleri olarak PKK yasağı ile ilintili devletçi düşünce yapısını her gün hissediyoruz. Bu yasakla birlikte toplumsal alanda politik mücadele yürüten gençlere karşı düşmanca bir atmosfer oluşturulmaya çalışılıyor. Hareket ettiğimiz bir çok toplumsal alanda, ya da Facebook gibi sosyal medyada veya devlet kurumlarında kendi politik kimliğimiz kabul edilmiyor. Kriminalize ediliyoruz. Politik aktif genç arkadaşlarımız sudan bahanelerle tutuklanabiliyorlar. Stuttgart'taki Metin Aydın gibi. Halim Dener arkadaş da sadece ERNK logolu bir afişi astığı için hunharca katledildi. Halim arkadaşın astığı bayrağı, kolye olarak takıyoruz.
Son olarak kampanyadan bekletinizi ve talepleriniz sormak istiyoruz...
Zozan Ercan: Kürt Özgürlük Mücadelesi'ne gönül vermiş olan gençler ile Alman sol gençlik hareketi ortak hareket etmelidir. Sadece Kürt sorununu baz alarak, istediğimiz gibi Alman kamuoyuna ulaşamayız. Kürt sorununu anlatmanın yanı sıra, bizi tanımak isteyen Alman yoldaşlarımızla ilişki kurabilmek önemlidir. Bunun için biz Kürt gençleri, yeniden yapılanmayı tartışıyoruz. Bu şekilde Alman sol hareketleriyle daha güçlü birliktelikler geliştirerek, mücadeleyi yükseltmeyi umuyoruz. Sadece söylemek değil, harekete geçmek şart. Halim Dener Kampanyası bunun için önemli.
Anılarına cevap vermeliyiz
Thomas Müller: Sol ve demokrasi güçleri olarak, Almanya'da devlet tarafından aramıza kazılmış hendekleri aşarak, ortak hareket etmeliyiz. Birlikte mücadelenin yol ve yöntemini geliştirmeliyiz. Halim Dener arkadaşın ve bu şekilde katledilenlerin anısına tek tek örgütler olarak cevap olamayız. Ancak birlikte güçlü mücadele ile cevap verebiliriz. Bu düşünceyle Halim Dener'in 20. şehadet yıldönümü vesilesiyle, demokratik güçlerin birlikteliği konusunda önemli bir adımın atıldığına inanıyor, bu çerçevede demokrasi, özgürlük ve adalet için ortak mücadelenin zamınıdır diyorum.
Yapılacak etkinlikler
Kampanya çerçesinde şimdiye kadar Hannover, Hamburg, Celle'de seminlerler ve protesto eylemleri yapıldı. Önümüzdeki dönemin etkinlik takvimi ise şu şekilde;
6 Haziran Mannheim; 8 Haziran Mainz (13:00 Haus Mainusch- Saat 17:00 Hauptbanhof); 8 Haziran Berlin (17:00 Jockels Biergarten/ Kreuzberg); 11 Haziran Berlin (20.00, Groninger Str. 50); 11 Haziran Hamburg (18.30, Centro Sociale); 12 Haziran Kiel (19:00, Alte Meierei); 12 Haziran Göttingen; 17 Haziran Frankfurt (Barabend); 17 Haziran Hamburg (19:00, Centro Sociale); 19 Haziran Braunschweig; 19 Haziran Hameln (20:00 Infoladen Hameln); 20 Haziran Münih
Daha ayrıntılı bilgi için şu mail adresine bakılabilir: http://halimdener.blogsport.eu/veranstaltungen/