Deneyimleri ortaklaştırmak istediklerini kaydeden Qamişlo merkezli Sara Kadın Kurumu Üyesi Muna Abdulselam, 7 aydır kurulmuş bir örgüt olan Sara'nın Kürt, Arap, Süryani kadınları tarafından yönetildiğini söyledi. Abdulselam, "Buradaki sivil kurumlar bizimkilerden daha köklü. Devlet baskısı altında olmalarına rağmen daha fazla çalışma yürütüyorlar. Bizdeki kadın kurumları daha yeni. Buraya gelip kadın kurumlarının tecrübelerinden istifade etmek istedik. Çalışmalarını nasıl yürüttüklerini, nasıl tanzim ettiklerini görmek için geldik" dedi.

Kadınların yüzde 75'i aktif

Rojava'da kadınların öncülük ettiği devrimin 30 yıllık mücadelenin ürünü olduğunu kaydeden Sara Kadın Kurumu üyesi Nura Xelil ise "Devrim sürecinde kadınlar kendi kimliği ve rengiyle ortaya çıktı. Kadın mücadelesi için verilen emeğe sahip çıktılar. Kurumlarımızı kurarken birçok sorunla karşı karşıya kaldık. Hem aile, hem toplum hem de mevcut sistemin görüşü şuydu; 'Bu kadınlar toplum içerisinde birşey yapamazlar.' Fakat bu algıyı değiştirerek kadınların rolünü göstermiş olduk. Kürt, Arap, Süryan Hıristiyanlarla birlikte kadınların yüzde 75'i bu mücadelenin içerisinde ve aynı zamanda savaşta yer alıyor" diye ifade etti.

En çok çocuklar zarar görüyor

Yaklaşık 10 aydan beridir çocuklara ilişkin bir çalışma başlatan Çocuk Hakları Koruma Kurulu aktivisti Fener Melle İbrahim de çocukların savaştan etkilenmemesi için mücadele ettiklerini söyledi. Melle İbrahim, "Sivil kurumlar olarak bu çalışmalarımızı yürütüyoruz. Şu an savaşın içerisindeyiz. Olağanüstü bir yaşam var. Bu durumdan en çok çocuklar zarar görüyor. Psikolojileri bozuluyor, savaş koşullarından dolayı eğitim alamıyorlar, çocukluklarını yaşayamıyorlar. Bu nedenle böyle bir kurum açtık ve çocukların eğitimini sürdürmekteyiz. 100 çocuğa eğitim veriyoruz" diye anlattı.

Çocukluklarını yaşayabilsinler diye

Rojava üzerindeki ambargodan ve kendi eksiklerinden dolayı çocuklara istenilen düzeyde eğitimi veremediklerini ifade eden İbrahim, "Elimizdeki imkanlarla bu çalışmaları yürütüyoruz. Çocuklar üzerinde etkili olduğunu da görmekteyiz. Çalışmalarımız daha çok onların psikolojilerini düzeltmek yönünde. Kendi gelişimimiz için de birtakım eğitimlere ihtiyaç duyuyoruz. Amed'deki kadın akademisinin tecrübelerinden yararlanarak, Rojava'daki çalışmaları daha iyi yürütebileceğimize inanıyoruz" dedi. Rojava'da kurulan özerk yönetime değinen İbrahim, "Özerk yönetim içerisinde çocuklar için ayrı bir komisyon öngörülüyor. Çünkü Rojava'da çocukların yaşam hakları çok kısıtlı. Biz de bu oluşacak komisyondan sivil kurumlar olarak istifade etmek istiyoruz. Çalışmalarımızın temel amacı da çocukların çocukluklarını yaşayabilmeleri içindir" şeklinde anlattı.

DİHA/AMED