Kürt kültürünün sözlü edebiyatı olan dengbêjliğin çıkış yeri olarak bilinen Serhat bölgesinde bu kültür yaşatılmaya çalışılıyor. Aşk, savaş ve göçlerin ana kaynak oluşturduğu sözlü kültürün günümüze kadar taşıdığı dengbêjler, tarihteki önemli olayları mitolojik söylemler kullanılarak destansı bir dille söze döküyor. Dengbêj kilamlarının bugünlere gelebilmesinde ise, kadınların önemli etkisi oldu. Meyrem Xan, Ayşe Şan gibi emek ve bedeller veren kadınlar bunlardan sadece bir kaçı. 

Erdîş’te Ronahi Kültür ve Sanat Merkezi bünyesinde oluşturulan dengbêj grubu da “Dengbêjliği annelerimizden öğrendik” diyerek gruplarına kadınların da katılmasını istiyor. Dengbêjler bir ay boyunca köyleri gezerek dengbêjlere ulaştı. Ancak oluşturulan dengbêj grubunda kadınların yer almamasını büyük bir eksiklik olarak görerek, kadın dengbêjlerin gruplarına katılması çağrısında bulunuyorlar. 


‘Dengbêjlik yok olacaktı’

Erdîşli dengbêj Kazım Düzgün, annesinin dengbêj olduğunu ve Kürtlerin sözlü tarihini annesinden öğrendiğini söyledi. Annesinin güzel bir sesi olduğunu ve yaşamını yitirdiğini ifade eden Kazım, “Eğer annem yaşasaydı kurduğumuz dengbêj grubunda muhakkak yer alırdı. Biz bugün dengbêjlik kültürünü yaşatıyorsak bu annelerimiz sayesindedir. Annelerimiz Kürt dili üzerindeki tüm baskılara rağmen bizim dilimizi kullanarak ve öğreterek bugünlere getirdi. Eğer annelerimiz olmasaydı dengbêjlik yok olacaktı” dedi. 


Kadın dengbêjler katılmalı

Dengbêj Hikmet Keleş ise kadınların gruplarında yer almayışının bir eksiklik olduğunu dile getirerek kültür ve sanat denildiğinde akla ilk gelenin kadın olduğunu ifade etti. Hikmet, “Yaşamda kadın olmasa bizim hiçbir anlamımız yoktur. Kadınlardan isteğimiz ve çağrımız, onların da aramızda olmasıdır” dedi. Kadınlara engel olan erkekleri de seslenen Hikmet “Eşlerinizi, kardeşlerini, yakınlarınızı grubumuza bekliyoruz. Yaşamda kadınlar, erkeklerden daha üstün bizler için. Kadının olmayışı erkeklerin de olmayışı demektir” dedi. 


VİLDAN ATMACA / JINHA /WAN