İngiltere Gündemi


AB'den ayrılmanın yasal sürecinin başlamasıyla gözler, İskoçya ve Kuzey İrlanda'ya çevrildi. Britanya’nın AB'den çıkması durumunda İrlanda ve Kuzey İrlanda arasındaki sınır bir sorun teşkil etmeye başlayacak. Hele ki, Britanya'nın AB ile ortak bir pazar anlaşması yapmaması otomatikman Kuzey İrlanda ve İrlanda Cumhuriyeti arasında ticari bir kaybın da oluşması anlamına gelecek. Şöyle diyelim resmen aynı adada iki bölge arasında pasaport kontrolleri yapılacak. 

Kuzey İrlanda'da zaten halihazırda siyasi bir kriz var. IRA'nın siyasi kanadı olan Sinn Fein ile Demokratik Birlik Partisi'nin ortaklığı Ocak'ta sona ermişti. İki parti arasında Yenilenebilir Enerji Girişimi yüzünden 500 milyon sterlinlik zarar, İrlanda dilinin kullanımı, LGBT hakları gibi bir çok konuda fikir ayrılığına sahip. DUP Lideri Başbakan enerji zararında üzerine düşen sorumluluğu kabul edip istifa etmeyince Sinn Fein lideri istifa ederek koalisyonu bozmuştu. Koalisyon hükümetinde başbakan ve başbakan yardımcısının yetkileri eşit. Yani biri istifa edince koalisyon da düşüyor. Bu yüzden 2 Mart'ta erken seçim yapılmıştı ve Parlamentodaki 90 sandalye için yarışılan seçimde Demokratik Birlik Partisi 28 milletvekili, Sinn Fein de 27 milletvekili çıkarmıştı. İki partiden koalisyon kurulması beklendi. Ama olmadı. DUP'in lideri Arlene Foster'a tepkiden ötürü Sinn Fein koalisyona yanaşmadı. Şimdi hükümet yokken barış sürecinin tehlikede olmasından korkuluyor. Yani Kuzey İrlandalı iki parti arasında ilişkiler zaten iyi değildi ve Brexit tuzla biber oldu. Hükümet kurulamadı bu yüzden de yeniden seçim olacak ki bu senenin üçüncü seçimi olacak ve Sien Fein'in galip gelmesi yani hükümet olması durumunda ise birleşik İrlanda için referandum isteyebilir. Kuzey İrlanda'nın çoğunluğu AB'de kalınmasını istemişti. AB'den sert bir şekilde çıkıldığı için Kuzey İrlandalılar Britanya'dan ayrılmak isteyebilirler.

Diğer özerk bölge İskoçya ne durumda peki? İskoçya'da bölgesel yönetiminin yüzde 62'si AB'de kalmak için oy kullanmış ve çıkan sonuçtan haliyle memnun olmamışlardı. Bu yüzden de Birleşik Krallık’tan ayrılmak için ikinci bir referandumu Brexit kararının hemen ardından tartışmaya açmıştı. Görünen o ki Britanya'da dengeler değişiyor. May hükümeti için İskoçya ve Kuzey İrlanda'da yapılacak iki referandum ayrı ayrı kabus senaryosu olacak. Bu yüzden de AB ile yapılacak gümrüğü bağlı ticari anlaşmalar çok önemli. Ortak Pazar konusunda bir uzlaşı olmazsa Kuzey İrlanda ve İskoçya daha bir kopacak. Ama Başbakan May, AB liderleri ile bir uzlaşı sağlamada hala çok başarısız. Üstelik May, Kuzey İrlanda'nın ve İskoçya'nın taleplerini de dikkate almıyor. Bu yüzden de Kuzey İrlanda da İskoçya da kızmakta çok haklılar. Madem dikkate almıyorsun o halde bırak ayrılsınlar. Londra Parlamentosu’nun yaptığı 'Ya benimle batarsın ya da benimle çıkarsın' dayatmasından başka bir şey değil.