Aralarında BDP milletvekilleri, belediye başkanları, insan hakları savunucuları ve gazetecilerin de bulunduğu 98'i tutuklu 175 kişi hakkında açılan davanın 58. duruşması dün Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya, aralarında BDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak'ın da bulunduğu 81'i tutuklu, 12'si tutuksuz 93 kişi katılırken, Hatip Dicle'nin de aralarında bulunduğu 17 kişi ise raporlu oldukları gerekçesiyle katılmadı. Duruşmayı BDP Milletvekilleri Emine Ayna, Nursel Aydoğan ve bazı yabancı gözlemciler de izledi.

Duruşma öncesi tüm tutuklular adına kapatılan DTP'nin eski Eşbaşkan Yardımcısı Kamuran Yüksek söz alarak "Arkadaşlarım adına açıklama yapıyorum. Bugün 6 Mayıs, Deniz, Hüseyin ve Yusuf'un idamlarının yıldönümü. Deniz'lerin idamı Türkiye tarihinin kara lekesidir" dedi. Konuşmaya müdahale eden Mahkeme Başkanı, "Söyledikleriniz dosyamızla alakalı değil" uyarısında bulundu. Konuşmasına devam eden Kamuran Yüksek, şunları söyledi: "Konuyu buraya bağlayacağım. Belki Denizleri fiili olarak kurtarma şansımız olmadı, ama onların düşüncelerini taşıyarak onları kurtaracağız. Denizler idam sehpasında son söz olarak, 'Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği ve birlikte mücadelesi' demişti. Sayın Öcalan'ın başlattığı bu yeni süreç de bize bunu anlatıyor. Duyarlı olan tüm kesimleri bu sözü sahiplenmeye, Kürt ve Türk halklarının kardeşliği ve birleşik mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz."
90 yıldır Türkiye'de ulus devlet sorunu yaşandığını ve Kürt sorununun temel nedeninin ulus devlet sorunu olduğunu belirten Yüksek, "Bir ülkenin cezaevleri o ülkenin aynasıdır. Türkiye demokratikleşmek istiyorsa içeriye baksın, çünkü demokratik süreç inşasını gerçekleştirecek siyasi irade içeride mevcuttur" ifadesinde bulundu.

Dinlemelerin reddine ret

Avukatlarından Cihan Aydın, Avukat Ebru Günay'ın başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun, Adalet Bakanlığı'nca çıkarılan "Ceza Muhakemesi Kanunu'nda öngörülen, Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik" hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdiğini hatırlattı. Aydın, Danıştay'ın 2012 yılının Şubat ayında verdiği yürütmeyi durdurma kararına göre, dosyadaki tüm sanıklarla ilgili teknik takip, telefon dinleme ve izleme kayıtlarının dosyadan çıkarılmasını talep etti. Avukatlardan Mehmet Emin Aktar, iptal edilen yönetmeliğin hükümlerinin yok sayılması gerektiğini belirterek, "Bunu tartışırken yönetmelik hususları yokmuş gibi davranmalıyız. Kolluğun bu yönetmeliğe göre yaptığı tüm işlemler hukuksuzdur. Ortam dinlemeleri ve fiziki takip ile ilgili tüm deliller geçerliliğini yitirmiştir. Bu deliller okunmamalı ve değerlendirilmemelidir" talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, iletişim tespiti, teknik takip ve ortam dinlemelerine ilişkin Adalet Bakanlığı yönetmeliğinin Danıştay tarafından iptal edildiğini, ancak dosyadaki delillerin 5271 sayılı yasaya göre elde edildiğini söyledi. Bu gerekçeyle, ortam dinlemesi, teknik takip ve telefon dinlemeleri ile ilgili delillerin dosyadan çıkarılması talebini reddetti. Duruşma verilen aranın ardından devam etti.

AMED