
Van’da önceki gece (9 Kasım) yerel saatle 21.23’te, 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Merkez üssü Edremit ilçesi olan deprem sonucunda Edremit’te yıkım yaşanmazken, Van merkezde 23’ü boş olmak üzere 25 bina yıkıldı. Yıkılan 2 otelin enkazlarından dün akşam saatlerine kadar 27 kişi kurtarılırken, 10 kişinin cesedine ulaşıldı. Deprem haberini alır almaz BDP’li belediye başkanları bölgeye akın ederken, arama kurtarma çalışmalarına Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin 16, Siirt ile Viranşehir belediyelerinin de 5’er kişilik uzman ekipleri de katılıyor.
Van’da yaşanan son depremin ardından paniğe kapılan birçok kişi çareyi kenti terk etmekte buldu. Göç nedeniyle karayollarında trafik kilitlendi, yollarda uzun kuyruklar oluştu, ulaşım araçları yetişemedi.
Yeni bir depremle sarsılan Van’da hava sıcaklıkları da düşük olacak. İlde bugün karla karışık yağmur, Cumartesi günü ise kar bekleniyor.
Kandilli: Bağımsız bir deprem
Kandilli Rasathanesi Müdürü Doğan Kalafat, sarsıntının „şiddetli deprem“ skalasında bulunduğunu ve artçı değil bağımsız bir sarsıntı olduğunu söyledi. Kalafat, iki haftalık süre içerisinde yaklaşık 150 tane 4 büyüklüğünde ve yedi tane de 5’in üzerinde deprem meydana geldiğini söyledi. 5,6’lık depremin, hasara ve can kaybına neden olabilecek büyüklükte olmadığını söyleyen Kalafat, yıkılan binaların ana depremde hasar görmüş yapılar olduğunu belirtti.
BDP’li başkanlar bölgede
BDP’li belediye başkanları deprem haberini alır almaz bölgeye hareket etti. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Hakkari Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu ve Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, Van Belediye Başkanı Bekir Kaya ile birlikte depremzedelerin sorunlarını dinleyerek, enkazlarda inceleme yaptı.Baydemir: Bu cinayettir
Arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği Bayram ve Aslan otelleri enkazlarında inceleme yapan BDP’liler adına konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, „Eğer Hükümet önlem alsaydı, kalıcı çözüm arasaydı, bu ölümler olmazdı. Açık söylüyoruz. Bu bir cinayettir. Bundan önce Van Belediyesi ve İnşaat Mühendisleri Odası, 70 kişilik bir uzman ekiple, buradaki hasar tespit çalışmalarında yer almak istediler, ancak talepleri kabul edilmedi. Basına çağrı yapıyorum. Lütfen gerçekleri yazın, bu cinayeti ortaya çıkarın“ dedi.
Depremzelere polis saldırısı
Van’da bulunan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile beraberlerindeki Van Valisi Münir Karaloğlu, dün saat 11.00 sıralarında çalışmaları incelemek üzere Bayram Oteli enkazının önüne gitti. Kurtarma çalışmalarını bekleyen 300 kadar depremzede, „yıkılmayan evlerinize girin“ diyen Vali Münir Karaloğlu’nu protesto etti. Öfkeli depremzedeler, „Vali Karaloğlu ‘Deprem bitti, yıkılmayan evlerinize girebilirsiniz. Vali dediği için binalara girenler, yaşamlarını kaybetti“ dedi.
Depremzedelerin Vali’ye yönelik tepkileri sürerken, bu kez Bakan Atalay, „Bir dakika beni dinleyin“ dedi. Ancak halk tepkisini sürdürünce bakanlar bölgeden ayrıldı. Bakan Atalay’ın enkazdan ayrılmasının ardından polis depremzedelere biber gazı ve coplarla saldırdı. 2 kişi yaralanırken 3 kişi de gözaltına alındı.
BDP’li başkanlar dinledi
Olay yerine giden BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve Van Belediye Başkanı Bekir Kaya’ya depremzedeler, „Başbakan, bakanlar ve Vali her gün ‘çadır soru yok’ diyorlar, ama biz hala dışarıdayız. Bu sorun çözülünceye kadar burada olacağız“ dedi. Baydemir ise, sorunun çözümü için yetkililerle görüşeceklerini söyledi.
Demirtaş uyarmıştı
Kurban Bayramı’nı Van’daki depremzedelerle geçiren BDP ve DTK heyeti, yaptıkları inceleme ve gözlemlerin ardından Pazartesi günü basın toplantısı düzenlemişti. Van, Erciş ve köylerindeki gözlemlerini paylaşan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan Erdoğan’ın „İlk 24 saatte geç kaldık“ sözlerini hatırlatarak, „Van’da devletin, hükümetin varlığı halen hissedilmiyor. 24 saat değil 15 gün geç kaldınız“ demişti. „Acilen geçici konutlar yapılmalı, koordinasyon sorunu aşılmalı, yardımlar konusunda şeffaflık olmalı ve afet bölgesi ilan edilmeli“ diye Türk Hükümeti’ne seslenen Demirtaş, hem sorunları hem de çözüm önerilerini detaylı bir şekilde kamuoyuyla paylaşmıştı. Türk medyası, bütün bunları görmezden gelerek Başbakan’ın istemi doğrultusunda pembe tablolar sunmaya devam etmişti. Demirtaş, Pazartesi günü özetle şu hussusların altını çizmişti:
- Sivil yardımlar tek başına devletin resmi yardımlarının birkaç katı oldu.
- 15 gün geçti aradan devletin hükümetin varlığı halen hissedilmiyor.
- Medya yaygarasına rağmen halk, sokakta/soğuk çadırda sabahlıyor.
- Kalıcı/geçici konut faaliyeti ile konteynır konusunda bir ilerleme yok.
- BDP’nin defalerca çağrısına rağmen afet bölgesi ilan edilmiyor, neden?
- 200 bin yurttaş Van’dan geçici olarak göç etmiş, Erciş hakeza öyle.
- 15 gün geçmesine rağmen, hasar tespit raporları hazırlanmadı.
- AKP neferi Vali sayesinde koordinasyon tam olarak sağlanmış değil.
- Köylere henüz insani kalıcı yardımlar ulaşmadı, kışı nasıl geçirecekler?
- Van Belediyesi 77 teknik elemanı koordinasyona bildirdi, reddedildi.
- Sağlık konusunda ciddi sorunlar; kadın ve çocuklar iki kat mağdur.
- Ulusal ve uluslararası yardımların nereye harcandığı şeffaf değil.
Kışanak: Devlet 17 gün ne yaptı?
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak "Depremden bu yana 17 gün geçti. 17 gün içerisinde resmi olarak hasar tespit çalışmaların yapılmış olmaması ölüme davetiye çıkarmaktır" dedi.
Atatürk Havalimanı'nda gazetecilere açıklamalarda bulunan BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, “Son depremdeki kayıplar çok açıkça göz göre gelen bir ölüm bu konuda da artık başka kaygıları bir kenara bırakıp açık ve net bir şekilde yetkililerden hesap sorulması gereken bir durumla karşı karşıyayız" dedi.
23 Ekim’de yaşanan 7.2 şiddetindeki depremden bu zamana kadar geçen sürede hasar tespit çalışmalarının yapılmamasının çok büyük eksiklik olduğuna dikkat çeken Kışanak, şöyle konuştu: "Depremden bu yana 17 gün geçti. 17 gün içerisinde resmi olarak hasar tespit çalışmaların yapılmış olmaması çok büyük bir eksiklik. Artçı sarsıntıların devam ettiği uzmanların yaptığı açıklamalara göre daha da devam edeceği belli olmasına rağmen, hasar tespit çalışmaları resmi olarak yapılır, bu binada oturulabilir ya da oturulamaz raporu tanzim edilmelidir. Bu özel bir şirkete ya da uzmanlara yaptırılabilecek bir durum değildir. Resmi olarak devletin yetkililerinin, teknik elemanlarının acilen bütün evlerde, özelliklede toplumun yaşam alanlarında hasar tespit çalışmalarını yapıp bu binaların oturmaya elverişli olup olmadığını vatandaşlara resmi olarak tebliğ etmesi lazım. Şimdiye kadar bunun yapılmamış olması açıkçası bu ölümlere davetiye çıkaran bir durumdur. Kriz merkezinde valilikten ve ilgili bakanlıklardan acilen bir açıklama bekliyoruz. 17 gün boyunca toplu olarak yaşanılan bu alanlarda hiç değilse binaların tamamını yapamadıysa toplum olarak yaşanılan bu alanlarda resmi bir inceleme yaptılar mı? Yaptılarsa resmi incelemenin sonucu neydi bunu kime tebliğ ettiler? Yapmadılarsa gerekçesi nedir? Biz bunu çok iyi biliyoruz ki gönüllü onlarca insan, teknik eleman, mühendis kriz merkezine başvuru yaparak hasar tespit çalışmalarında yer almak istediler. Kriz merkezi böyle bir çalışma henüz başlatılmadığını söylediler. Şuan ki yaşanılan can kayıplarının hesabını kim verecek. Birileri çıkıp bunu izah etmesi gerekiyor. Bu siyasi polemik konusu yapılarak üzeri kapatılacak bir konu değil."