12 Ocak 2010'da meydana gelen deprem öncesinde de Haiti'de kadına yönelik şiddetin  yaygın olduğu biliniyordu. Ancak ülkeyi sarsan depremle beraber kadınlar, daha ciddi boyutlarda cinsel saldırı tehdidi altında. İnsan Haklarını İzleme (Human Rights Watch) örgütünün geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir rapora göre, özellikle 300 bin kadının yaşadığı çadır kentlerde cinsel taciz ve tecavüz vakalarında endişe verici boyutlarda artış kaydedildi.
Uluslararası Af Örgütü’ne göre ise, depremden yaklaşık bir buçuk yıl sonra ülkede bin 500’e yakın kadına ve yüzlerce erkeğe tecavüz edildiği tahmin ediliyor.
Depremde polis istasyonları ve mahkemeler yıkıldığı için tecavüz ve cinsel şiddet ile ilgili rakamlara ulaşılamıyor.
Kadınlar, deprem ile sevdiklerini, evlerini kaybetmiş olmanın şokunu atlatmaya çalışırken, bütün bu sorunlara ek olarak sürekli cinsel bir saldırı tehdidi altında bulunduklarından, başka ciddi travmalarla da karşı karşıyalar.

Faillerin çoğunlukla yargılanıp cezalandırılmadığı ülkede, Kadın Bakanlığı kadına yönelik şiddete karşı yasa tasarısı hazırladı. Ancak devletten umutlu olmayan depremzede kadınlar, kendi başlarının çaresine bakıyorlar. Şiddet mağduru kadınların kurduğu Kofaviv örgütü, çadır kentlerinde kadın ve erkeklerden oluşan güvenlik birimleri kurdu. Birimler, devriye gezip, şiddet faillerini arıyor. Ancak yakalanıp teslim edilen failler çoğunlukla polis tarafından bırakılıyor. Konuyla ilgili haber hazırlayan The Christian Science muhabiri Marvin Anderson'a konuşan Marlelus Marie-Carline isimli kadın, "Polis bizim için destek değil. Kendi güvenliğimizi kendimiz sağlıyoruz" sözleriyle savunma anlayışlarını ortaya koyuyor.

PORT-AU-PRINCE