
Eşine de bakmak zorunda
5 çocuk annesi Hazal Hitit'in eşi depremden 3 ay önce "KCK" adı altında yürütülen operasyonlarda gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Eşi tutuklandıktan sonra 5 çocuğu ile yaşama sarılan Hitit, 23 Ekim 2011 günü meydana gelen depremle ikinci bir şoku yaşadı. Depremde tek katlı evi kullanılmaz hale gelen Hitit, evinin bahçesinde yakınlarının yaptığı yardım ile bir çadır kurdu. Ancak bir ay çadırda yaşayan Hitit, hırsızlık olaylarından korktuğu için hasarlı olan evine girmek zorunda kaldı. Evin salonunda 5 çocuğu ile yaşayan Hitit, diğer taraftan Trabzon E Tipi Kapalı Cezaevi'nde bulunan eşine bakmak zorunda. Deprem sonrası yaşam koşulları artık daha da zorlaşan Hitit, 16 yaşındaki büyük çocuğunu okuldan almak zorunda kaldı. Hitit, içinde bulundukları koşulları şöyle aktardı: "Hiç bir gelirim yok. Yapılan yardımlar ile ayakta kalabiliyoruz. Büyük oğlumu okuldan almak zorunda kaldım. Tek gelirimiz ise onun günlük olarak kazandığı 10 TL'dir. Depremden sonra devletin hiçbir yardımı olmadı. Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından birtakım yardımlar yapıldı. Bir yandan çocuklarımla ayakta kalma mücadelesi verirken, diğer taraftan da cezaevindeki eşime bakmak zorundayım. İçinde bulunduğumuz durum çok zor. Yardımda bulunmaları için VAKASUM'a başvurdum. İsmimi aldılar. Çadır ya da konteynır vermelerini istedim. Bekliyoruz."
Çadırı yangında kül oldu
13 yıl önce trafik kazasında eşini kaybeden 5 çocuk annesi Serap Demir ise, depreme 4 çocuğu ile tek katlı toprak evinde yakalandı. Depremin ardından kayınlarının yaptığı yardım ile evin bahçesinde çadır kuran Demir'in çadırı sobadan dolayı yandı. Şans eseri yangında can kaybı yaşanmazken Demir, yangından sonra 4 çocuğu ile kullanılmaz haldeki evine tekrar yerleşti. Hiçbir geliri olmayan Demir'e BDP'liler gıda, giyim ve çadır yardımında bulundu. İlk çadırının yanmasına rağmen başka çaresi olmayan Demir, ikinci çadırda soba ile ısınmak zorunda. Yangın tehlikesine rağmen başka çaresi olmadığını dile getiren Demir, "Benim hiçbir gelirim yok. Yakın dostlarımın yaptığı yardım ile geçiniyoruz. Valiliğe bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından son bir yıldır ayda 250 TL para ve 50 TL'lik gıda yardımı yapılıyor. Ancak geçen ay gittiğimde vakıf müdürü bana 'bu son yardım olabilir' dedi. Nedenini sorduğumda ise cevap vermedi. Şimdi çocuklarımla bu çadırda kalıyorum. Yangın çıkma riski olduğu halde başka çarem olmadığı için tekrar soba kurdum" şeklinde konuştu.
ZUHAL TEKİNER/PINAR URAL - DİHA/WAN