
SEDA TAŞKIN / MA / WAN
Van’ın Bahçesaray ilçesinde merkeze 7 kilometre uzaklıkta bulunan Aliağa köyünde yıkımın eşiğine gelen Ermenilere ait Dêra Aliağa Kilisesi köylüler tarafından koruma altına alındı.
Ermeni halkının ziyareti için de köyde bir toprak ev otel haline getirildi. Toprak evden yapılan köy otelinde kalanlar için hiçbir ücret talep edilmezken, ihtiyaçları da köylüler tarafından karşılanıyor. Köylüler, özelikle Ermeni halkının hem köylerini hem de kiliseyi ziyaret etmelerini istiyor.
7 hanelik köyde, otelin temizliğini de köylüler hep birlikte yapıyor. Toprak ev 2 oda, 1 salon, mutfak ve lavabosunun yanı sıra her odasında ise 2 yatak ve küçük bir dolap bulunuyor.

Otelin 10 metre ilerisinde yer alan Dêre Aliağa Kilisesi’ne uzun yıllardır ziyaretçi gelmediğini söyleyen köy imamı Mehmet Vefa, kilisenin yıkılmanın eşiğine geldiğini belirterek, yetkililerin bir an önce restorasyon çalışması başlatmasını talep etti. İnançların kendileri için büyük anlam taşıdığını dile getiren Vefa, “Bizler Ermeniler gelsin ibadet yerlerini ziyaret etsin istiyoruz. Gelirlerse burada ücretsiz kalacakları otelimiz de var” diyor.
Aliağa köyü ilçenin en yüksek bölgesinde bulunmasından dolayı ulaşım çok zor koşullarda sağlanırken, ilçe merkezinden köye sadece pazartesi ve cuma günleri ulaşım sağlanıyor. Yürüyerek köye ulaşmak ise 2 saat sürüyor.
Ardzvaper yok oluyor
Van’ın Erciş ilçesine bağlı Salmanağa (Dêra Jer) mahallesinde bulunan Ardzvaper Manastırı günden güne yok oluyor. Definecilerin içine onlarca derin çukur açtığı manastıra mahalleli ise çöpünü atıyor. Kümbeti ve kapı duvarlarının büyük bir kısmı yıkılan bir zamanların ibadethanesi şimdi her geçin gün biraz daha harabeye dönüyor.
Ermeni kaynaklarında 7. yüzyılın ilk yarısında yapıldığı belirtilen manastırın adını kartalın uçuşunda gönderme yapılarak “Ardzvaper” isminin verildiği belirtiliyor. Eski metinlerde “heybetli ve ihtişamlı yapı” olarak bahsedilen manastırın kubbesinin 19. yüzyılın ikinci yarısında kısmen çöktüğü ve yeniden inşa edilmediği belirtiliyor. Manastırın 1896 ve 1915’te saldırıya uğradığı kaydediliyor. Ardzvaper Manastırı’nın Birinci Dünya Savaşı’nın ardından gasp edildiği, manastırı çevreleyen duvarlar ve xaçkarların da dahil olmak üzere, eklenti yapıların tamamının yok olduğu belirtiliyor.
Bin 500 yıllık tarih talan ediliyor

Hatay’ın Aknehir beldesi sınırları içerisinde 479 metre yüksekliğindeki bir tepeye kurulmuş olan St. Simeon Manastırı, duyarsızlıktan yok olma ile karşı karşıya.
MS. 6. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Manastır, içerisinde kilise, vaftizhane, sarnıç ve diğer mimari kalıntılar bulunuyor. Manastır, yıllardır define avcıları veya ziyaretçiler tarafından tahrip ediliyor. Manastırda bulunan birçok küçük eşya ise kaçırıldı.
Ali Atay isimli yurttaş, “Burası tarihi bir yer ama bakılmıyor. Yıllar önce restorasyon kararı almıştı. Sadece bir çevre düzenlemesi yapıldı. Göstermelik bir şey. Bizler buraya sahip çıkılmasını istiyoruz” diyor.
Stilitler tarikatının kurucusu Saint Simon Stilit (MS. 389- 459) olarak kabul ediliyor. Kilikya ile Suriye’nin birleştiği sınır bölgede doğduğu ve genç yaşta Antakya’da yaşamaya başlayan Simon’un manastırı 6. yüzyılda inşa ettiği belirtiliyor.