Halit ERMİŞ

 

Suriye’nin güneyi üzerine kimi bölge ülkeleri ile küresel güçler arasında çatışmasızlık alanları oluşturma üzerinden anlaşma sağlanmıştı. Görünen, anlaşmanın tam işlerlik kazanmayacağıdır. Zira her devlet ilişki ve ittifaklarını çıkarlarını hesaplayarak kuruyor. Anlaşmaların sonuç alması da karşılıklı çıkarların süreğenliğine bağlı olarak gelişiyor. Böyle olunca Suriye’nin kuzeyi üzerinden yürütülen mücadelenin benzeri güneyi üzerinden de gelişiyor.

Suriye’nin birçok ülkeyle çevrili sınır hatlarına hakimiyet savaşı, giderek Şam merkezi üzerinden siyasal bir nüfuza dönüşeceğinden ince hesaplara neden oluyor. İsrail, ABD ve müttefikleri Şam üzerinden çevreye doğru bir hakimiyeti kuramayacaklarını gördüklerinden çevreden başlayarak merkeze doğru yönelen bir stratejiyi esas alıyorlar. İran, aksine merkezden çevreye yayılan bir etki strateji izledi, izliyor.

Şam’a doğru yönelimde iki kent stratejik önem açısından öne çıkıyor. Deraa ve Kuneytra. Deraa ve Kuneytra’yı önemli kılan hem Şam merkeze hem de dışa açılım ve kendileriyle birlikte getirdikleri etki oluyor.

Deraa ve Kuneytra; İsrail, Ürdün ve Lübnan gibi devletlere sınır kentler konumunda. Bu kentlere hakim olmak aynı zamanda, hem Suriye içlerine doğru hinterlandını geliştirerek Şam üzerinde etkisini arttırmak, hem de güneydoğudan Tenef ve giderek Dera Zor’u çevrelemeyle etki gücünü arttırmak demek.

Zira unutulmaması gereken temel husus, bu güçlerin arkasında ABD’nin olduğu. Daha önce bu kentlere dönük çatışmasızlık anlaşmasına varılmış olsa da, bu kentlerde çatışmalar hiç bitmedi.

Haziran ortalarından bu yana Suriye rejim güçleri Deraa ve Kuneytra’da bulunan çete gruplarına karşı saldırılar gerçekleştiriyor. İsrail ile ABD’de Tenef’ten başlayarak daha güneye oradan güneybatıya doğru etki sahasını genişleterek, Şam’ı çevrelemek istiyor.

Ancak bundan önce, 7 Temmuz 2017’de bu bölgeler çatışmasızlık bölgeleri olarak ilan edilirken, anlaşma 11 Kasım 2017’de Rusya, ABD ve Ürdün garantörlüğünde pratikleşmeye başladı. Bir dönem anlaşmaya karşı sessiz kalan İsrail, daha sonra anlaşmanın İsrail menfaatlerine zarar verdiğini açıkladı. İsrail’in bu tepkisi Suriye iç kesimlerinden başlayarak söz konusu sınır hatlarına doğru genişleyen İran etkisi. İran ile Astana’da ittifak halinde hareket eden Rusya, bu bölgede kendi çıkarları gereği ABD ile hareket ediyor.

ABD’nin etkisiyle İran’a karşı hareket eden sadece İsrail değil, Ürdün de güvenliği açısından, İran’ın bu sınır kentlerinden uzak durmasını istiyor.

Ancak Suriye’nin güneyinde, hatta güneydoğu ve güneybatısında yaşanan çetrefil durum sadece İran, Rusya ve ABD ile sınırlı kalmayacak veya sadece söz konusu hatla da sınırlı kalmayacak. Bu hatta güçler arasında varılacak anlaşma ya da yaşanan çelişki ve çatışmalar kuzey Suriye’ye karşı ittifak kuran Rusya-Türkiye ilişkilerini de etkileyecek. Zira Türkiye tüm Suriye’de olduğu gibi, güney Suriye’de de çatışmaların ve kaosun derinleşmesi için kendisine bağlı çeteleri her fırsatta harekete geçiriyor. Bu durum Rusya-Türkiye ilişkilerini etkileyecektir. Daha fazlası, Suriye güneyi üzerinden gelişen yeni saflaşmalar tüm bölgeyi etkileyecek düzeyde olacaktır.

Çevreden merkeze doğru sarma stratejisi izleyen ABD-İsrail, günün sonunda tüm hamlelerini İran’a karşı ellerini güçlendirme üzerinden yapıyorlar.

Dolayısıyla Türkiye de ya direkt bu cephede yer alacak, ya da sahada vekaletini yürüten çetelerin tasfiyesi ile eli boş geri dönecektir. Türkiye’nin güney Suriye’de yaşayacağı her etkilenme, kuzey Suriye işgal siyasetini de direkt etkileyecektir. Türkiye’nin, başından bu yana izlediği Ortadoğu siyasetine bakarak, kuzey Suriye bölgesinde geliştirdiği işgali sürekli kılmak için, güneyde ABD ve Rusya’ya her türlü tavizi vereceğini kestirmek hiç de zor olmazsa gerek.

Bir olasılık daha, Haziran’dan bu yana güney sınır kentlerinde bulunan çetelere dönük saldırılarını sürdüren Suriye rejiminin bu bölgeleri yeniden denetime alması mümkün mü? Eğer böyle bir şey olursa, bu duruma İsrail’in tepkisi nasıl olur? Yine bu durumdan kuzey Suriye, hatta bütün bir Suriye nasıl etkilenir? Son derece önemli hususlar. İşin toplamında ortaya çıkan ise bölgenin her hangi ücra bir köşesinde cereyan eden gelişmelerin lokal kalmayacağı, giderek tüm ülke hatta bölgeyi etkileyeceği gerçeği ortaya çıkıyor.