Benim paradoksum, başka bir derin devleti aydınlatmak.
Türkiye’deki "derin devlet"ler, daha da derinde duran bir "derin gücün" doğmasını engellemek içindi/r.
Türkiye’de her defasında "derin devlet"den bahsedildi.
Şimdilerde, "paralel devlet" revaçta.
Paradoks olan, "resmi" ve "derin" yahut "paralel" devletlerin, sakladığı devasa bir gerçek var:
Türk kolonyal sisteminin varlığını inkar ettiği;
Başbakanı olmasa da;
Cumhurbaşkanı’nın adı konmamış olsa da; Başkenti "devletlerarası hukuk" açısından, Büyükelçilere layık görülmezse de;
Derinlerde duran ve her defasında Türkiye’de başka bir derin devlet, başka bir "örtülü ödenek"e mecbur kılan;
Kürtler’in yaşadığı coğrafyayı, Türk patentli herkese "serbest insan avı" alanı olarak ilan ettiren;
Türkiye’yi çaresiz bırakan, başka defacto "derin devlet" var; Kürdistan.
Şimdilerde o devlet, Türkiye’ye komşu "paralel devlet" olarak "özerklik" ilan etti.
22 Bakanı var.
Adı Rojava.
Anayasası, temelde 1762 yılında ilk kez yayınlanan ve Fransız devrimini dolaysız etkileyen Jean-Jacqus Rousseau’nun "Toplumsal sözleşmesi"nin Kürdistan’daki devamı.
Nedeni ise, Rousseau’ya göre: "toplumun istemleri"ne uygunluğu.
Böylece "Rojava" manifestosu, Türkiye’nin işgalindeki topraklarda bir "giz" olarak var olan, "derin/paralel devlet"in, kolonyalizmin en zayıf halkasında yükselmesidir.
Suriye’de savaş var.
O savaşın asıl ögelerinden biri de, kendisini El Kaide üzerinden temsil ettiren Türkiye.
Rojava’da ise barış var.
Rojava kendisini savunan, Türkiye saldıran oluyor.
Türkiye’nin amacı, kurulan bu "paralel devlet"in, Kuzey Kürdistan’da Koçgiri (1919) ayaklanmasından bu yana, tüm Türk devletlerinden daha derinde duran ve onlarca Türk "derin devletinin sonunu getiren Kürt "derin devleti"nin oluşmasını engellemek. Türkiye ve müttefiki güçler "Cenevre" üzerinden "Rojava"ya son vermek isteyeceklerdir.
Ancak, görünen, Suriye savaşının yıllar boyu devam edeceği.
Bu da Cenevre’nin de yıllar boyu devam edeceği ya da biteceği anlamına geliyor.
Rojava, savaşa karşı duranların sığınağı haline geliyor.
Bundan dolayı da gelen bilgiler, Rojava’nın nüfusunun yarım milyon arttığına işaret ediyor.
"Batı Bloku" ile "Doğu Bloku" ve "Üçüncü Dünya"nın mirasçıları arasındaki "paylaşım savaşının" yeni coğrafyası Suriye’de, perde arkasında paylaşımda karar kılınmadığı müddetçe, halklar biribirine kırdırılacaktır.
Rojava, savaştan uzak durmayı başaran, önceleri her defasında savaşa zorlanan Kürtler’in geçmişten ders aldığını gösteriyor.
Türkiye’ye Suriye’ye "paralel güç/devlet".
Rojava’ya dokunacak güç, dünya kamuoyu tarafından "lanetlenmiş" olacak.
Çünkü Rojava’da, dünya ilericilerinin, sosyalistelerinin, emekçileri ve kadınlarının rüyası yaşam biçimi oluyor.
Milliyetler değil, haklar ortaklığına dayanan Rojava’ya uzanacak namlular geri tepecek.
Rojava’da’daki toplum bir yerde Gandi gibi sivil ve savunmasız.
Rojava’daki güçler aynı zamanda oluşturdukları yaşamın dokunulmaz olduğunu bilecek kadar savunmacı ve militan.
Ve sonuçta Rojava, Türkiye’deki kolonyal faşizmin yüz yıldır bastırmak istediği, Kuzey Kürdistan’daki o çok derinlerde duran "Derin/paralel Başkent"in kederini de belirleyecek önemde bir tarihi kırılmaya yol açacağı.
Unutulmamalı: Güney Kürdistan ve Barzani’nin de kaderini büyük ölçüde Rojava belirleyecek: Hep birlikte göreceğiz.
‘Derin devlet’: Kürdistan
Her paradoks, bir mantık ameliyatıdır!