AKP hükümeti tarafından Dersim'in Pülümür Vadisi'nde 21 karakolun inşaatına başlandı. Karakolların kurulmasına tepki gösteren Dersimliler, ''Barış süreci ise bu savaş hazırlıkları ne'' diye sordu.

Öcalan'ın barış çağrısıyla KCK'nin ateşkes ilan etmesi ardından, geri çekilmenin tartışıldığı bugünlerde, Türk devleti savaş hazırlıklarını sürdürüyor. AKP Hükümeti yüzlerce yeni korucu kadrosu ile birlikte, sınır hattının yanı sıra stratejik noktalara da yeni karakollar kuruyor. Türkiye-İran sınırında bulunan 3 noktaya karakol kurulacağı öğrenildi. Karakolların Ağarcık-Çobanpınar (Vargeniman) köyleri arasındaki Meydanok, Astenga Elî ve Çimena Abdurrahman alanlarında yapılacağı belirtildi. HPG'nin geçtiğimiz yıl alan hakimiyeti sağladığı Dostki bölgesinde de Mirgan, Serê Tilanî, Çiyayê Suwaro ve Ramon tepelerine yeni karakollar inşa edilmeye başlandığı kaydedildi.
Karakolların inşa edildiği alanlardan biri de Dersim bölgesi. Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Dersim'de Pülümür Vadisi'nde 5'i kale tipi ve 16'sı mobil olmak üzere 21 karakolun inşaatına başlandı. Geçen yıl Zel Dağı'nda yapılmak istenen bir karakol, halk ve HPG'liler tarafından engellenmişti. Köylülerin verdiği bilgilere göre, bir haftadan bu yana dozerler Zel Dağı'nda aralıksız çalışıyor. Mobil karakolun yapılacağı yerlerden bir tanesi de Dersim merkeze bağlı Sinan köyünde bulunan tarihi ve kutsal kalenin bulunduğu alan. 2 gündür kale kalıntıları üzerinde dozerlerin aralıksız çalıştığı ve karakol yapımına başlandığını aktaran köylüler, karakolun yapılmasına tepki gösteriyor.

'Köy açık cezaevine dönüşecek'

Sinan köyü sakinlerinden Güzel Güler, yapılacak olan karakolun köye yarar yerine zarar getireceğini belirterek, "Burada karakolun yapılması doğru değil. Bu karakolun köye zararı var. Yarın öbür gün bir hayvanım orada kalsa gidip getiremem. Bu herkes için geçerli. Bizim de temennimiz karakol yapımının iptal edilmesidir. Köyün içinde karakol olur mu?" dedi.
Yapılacak olan karakol ile birlikte Sinan köyünün yarı açık cezaevine dönüşeceğini ifade eden köy sakinlerinden İbrahim Güler ise köyde ikinci bir karakol istemediklerini belirtti. Güler, ''Bu köyün içinde rahat gezemezsin. Geçen yıl hayvanlarım kayboldu, gidip getiremedim. O tepede bize ateş açtılar ve kurt hayvanlarımın hepsini yedi" diye konuştu.

'Amaç kaçırtmak'

Karakolun yapılacağı yeri ibadethane olarak kullandıklarını aktaran Güler, "Burası tarihi bir yerdir. İnsan tarihi yeri onarır, gün yüzüne çıkarır. Bu dururken orayı yok etmek doğru değil. Ayrıca orası ibadet ettiğimiz yer. Dua ettiğimiz yerdir. Kurban kestiğimiz yerdir. Niyaz dağıttığımız yerdir. İlkbaharın gelişi ile orada çıralar yaktık. Yerleri bellidir hepsinin. Bu bir nevi bir inancı yok etmeye çalışmaktır. Orada sürekli ibadet ettiğimizi karakol da görüyor'' şeklinde konuştu.
Barış sürecinin konuşulduğu bir dönemde karakolların yapılmasının anlamsız olduğuna işaret eden Güler, şunları ifade etti: "Madem barışsa bu savaş hazırlıkları ne. Ne gerek var her tarafı silahlandırmaya. Bu ya buradaki halkı sindirmeye ya da bu halkı korkutup kaçırtmaya çalışmaktır. Dersim'de tek toplu kalan mıntıka burasıdır. Başka köy kalmamış."

Kamu yararına!

Konu ile ilgili DİHA'ya konuşan Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü'nde görevli ve yapı ve denetim teknisyeni Muhittin Özbey, "Bize inşaatlar için başvuru yapıldı. Biz de bu yapılara izin verdik. O tür ormanlık alanlarda, kamu yararına olan binalara izin veriyoruz" dedi.


YASİN KOBULAN/DİHA/DERSIM