
Toplumsal hafıza yenilendi
Coşku ile hüznün iç içe yaşandığı festival anlarında kenti keşfetmek için dolaşan yurttaşlar, 1937-38 yılları arasında yüzlerce Alevi yurttaşın katledilerek uçurumdan atıldığı Leş Deresi'nde ve aynı alanda bulunan Harbori Suyu'nda bir araya gelerek ağıtlar yaktı. Festivalin en dikkat çekici noktalarından bir diğeri ise, toplumsal ve kültürel değerler başta olmak üzere bölgede yaşanan devlet katliamlarından kaynaklı zorunlu olarak bulundukları toprakları terk etmek zorunda kalan yurttaşlar için çeşitli söyleşi ve panellerin gerçekleştirilmesi oldu. Kentin birçok yerinde yüzlerce yurttaşın katılımıyla yapılan paneller toplumsal hafızanın yenilenmesinde önemli katkılara neden oldu.
Festival süresi boyunca yapılan panellerin yanı sıra düzenlenen konser etkinlikler güne damgasını vuran konuların başında geldi. Sahnede yerlerini alan sanatçıların farklı kimliklere sahip olması da dikkat çeken bir başka ayrıntıydı. İran'dan gelen Rastak müzik grubu ile Yelda Abbasi'nin eşsiz güzellikteki ezgileri alanda bulunan yurttaşları müziğe doyururken, Karadeniz'den gelen Marsis grubuna da ilgi oldukça büyüktü.
Dersîm, özgürlüğe ev sahipliği yaptı
Türkiye, Kürdistan ve dünyanın birçok yerinden gelen yurttaşlar başta kültürel değerler olmak üzere, doğanın eşsiz güzselliklerine sahip çıkmak için hep bir ağızdan "Munzur'a dokunma!" diye haykırdı. Festival süresince çeşitli eylem ve etkinliklere sahne olan Dersîm, özgürlük seline ev sahipliği yaptı. Kentin dini ritüellerini yansıtan Munzur Gözeleri'nde kutsal suya yüz süren yurttaşlar, Düzgün Baba'da İmam Hüseyin aşkına Hızır lokmaları dağıtarak on yıllardır süren tarihsel geleneklerini tekrar yerine getirdiler.
DİHA/DERSÎM