SEMRA TURAN / MA / DERSIM
Dersim’de bin yıllardır süren şalvar geleneği, kadınlar tarafından sahiplenilerek günümüze kadar taşındı. Medine Gedik de, modernleşmeye karşı geleneğin yaygınlaşması için şalvar dikip satıyor.
Modern kültüre karşı direnen kentlerden biri olan Dersim, her türlü asimilasyon politikalarına karşı kendi geleneğini koruyor. Dersim’de bin yıllardır kadınların giydiği şalvar geleneği de nesilden nesile aktarılarak tüm asimilasyon girişimlerini boşa çıkartıyor. Dersim’le özdeşleşen şalvar, en çok kadınlar tarafından ilgi görüyor. Bu ilgi sadece Türkiye’de değil yurtdışında da mevcut. Dersim’e adımını atan her kadın, mutlaka şalvar giyip gittiği yerlere de kendisiyle götürüyor.
Nesilden nesile
Dersimli kadınların giydiği şalvarlar, kente de renkli bir görüntü katıyor. Kadınlar, hem kültürlerini sürdürdüklerini hem de serin olmasından kaynaklı şalvarı tercih ettiklerini söylüyor. Dersim’in Ovacık ilçesinde yaklaşık 30 yıldır şalvar dikip satan Medine Gedik (54) de bu geleneği sürdürenlerden biri.
Dersim’in önemli bir simgesi
Şalvarı hem diken hem de satan Gedik, “Dersim’de şalvar varsa Dersim vardır. Şalvar yoksa Dersim yoktur. Şalvar bizim için çok önemli bir simgedir. Bu geleneği annemden öğrendim. Annem köylerde kadınlara dikerdi. Benim de ilgim oradan geliyor” dedi.
Yurtdışından dahi sipariş alıyor
Gedik, yaşamının şalvar dikmekle geçtiğini belirterek, “Şalvar bizim geleneğimizdir. Analarımız şalvarları ile tanınırdı. Şalvar aslında temizliği temsil eder. Daha rahat, daha derli toplu olduğu için tercih ediliyor. Bir de yoksul olan kesimler için en uygun kıyafet şalvardı. Kültürümüzün modernleşmeye doğru gittiğini görünce korktum. Bunun önlenmesi için şalvar geleneğinin yaygınlaşması gerektiğini düşünerek geleneği sürdürmeye karar verdim. Zamanla şalvar geleneği yaygınlaştı. Öyle ki yurtdışından dahi sipariş alıyorum” diye konuştu.
Renkli şalvar mutluluk veriyor
1980’li yıllarda İstanbul’a şalvar giyip gittiğini ve giyiminden dolayı hakaretlere maruz kaldığını dile getiren Gedik, “Bizim için çok önemli olan şalvar, İstanbul’da kötü bir algıya neden oluyordu. Giydiğimde, ‘herkes bu torba gibi kıyafet de ne?’ diyerek gülerdi. Ben de utanarak gidip hemen üstümü değiştirirdim. Çok üzülmüştüm. Ama sonra herkese bu şalvarın değerini anlatacağıma dair kendime söz verdim. Şu anda bütün dünya Dersim şalvarının bizim için ne kadar değerli olduğunu biliyor. Ben de bu geleneğin sürdürücüsü olduğum için kendimi hem şanslı hem de mutlu hissediyorum. Şalvarın renkli olması mutluluk havası veriyor. Şalvar giydiğimde kendimi çok mutlu ve huzurlu hissediyorum“ ifadelerini kullandı.