Dêrsim Tertelesi’nin 78. yıldönümü. Halkımız Kirmançkî (Dimilkî, Kirdî, Zazakî) lehçesinde, katliama tertele adını vererek soykırım belirlemesini yaptı. Kirmançkî’de Tertele, meşe ormanı yapraklarına musallat olduğunda ormanı kurutarak yok eden Türkçe’de Tırtıl denen hayvanın adı. Soykırım insanlığın kökünü kurutan Tertele felaketi.

Dêrsim Tertelesi, Ağrı-Zilan’daki soykırımla birlikte, burjuva cumhuriyetin Kemalist diktatörlüğünün, Kürt halkımıza karşı işlediği katliamlar zincirinin iki soykırımcı halkasından biridir. 

Munzur Nehri ve Zilan Deresi’nin aylarca kan aktığı ortak belirlemesi bu iki soykırımın ortak tarifidir.

78’inci yıldönümünde Dêrsim Soykırımı’yla ilgili artan bir bilinçlenme var. Burjuva partiler alanından, soykırımı karşı cepheden saldırıyla savunanlar tabii ki hala var. MHP, Perinçekçi Vatan Partisi ve CHP, Türk ulusunun burjuva çıkarı ve modernleşme için soykırımın gerekli olduğunu pervasızca, savunuyorlar.

AKP, rakibi CHP’ye karşı Dêrsim Tertelesi’ni kullanıyor. Ancak, ne devletin arşivini açıklıyor, ne de bütün katliamlara karşı çıkıyor. Tersine bugün IŞİD’i Kürt halkımıza saldırtarak Şengal ve Kobanê’de soykırım yapmaya çalışanın Erdoğan olduğu gerçeği tam olarak açığa çıkmıştır. 2011’de Suriye’ye savaş tezkeresini çıkararak orduyu sokmak isteyen Erdoğan-Davutoğlu ikilisiydi. Yapacakları ilk şey Rojava’da Kürt halkımızı ezmek, boyun eğmiyorsa katletmek olacaktı. 

Erdoğan mezhepçi Neo Osmanlıcılıkla içte ve bölgede Alevi ve Êzîdî inançtan ve Şii mezhebinden, Hıristiyan inançtan halklarımıza saldırmak, Sünni mezheplerden halklarımızı bu yolla bölgede gerici/yayılmacı saldırganlığının aleti yapmak istiyor. Bu onun soykırıma varacak kitle katliamcılığı politikasına sahip olduğunu gösterir. 

Ayrıca devletin yönetimi elinde olduğu halde, istediği generali hapse gönderme gücü yakaladığı halde, Maraş, Çorum Alevi katliamlarını, 1 Mayıs 77 ve 90’lardaki faili devlet katliamlarının üstünü örtülü tutmakta, gizlemeye Demirel gibi devam etmektedir. 

Dahası, Gezi/Haziran ayaklanmasında vur emrini vererek 7 canımızı ve sonrasında canlarımızı alan, bizleri katleden Erdoğan’dır. Roboskî’de Kürt halkımızın 17’si çocuk 34 canını hava kuvvetleriyle vurma emrini vererek aramızdan alan Erdoğan’dır. Kobanê’de IŞİD katillerinin saldırısını protesto edenler içinden 40’ın üzerinde canımızı alan, hizbulkontra’yı yeniden harekete geçiren Erdoğan’dır. 

Erdoğan, parlamentarist rakibi CHP’ye karşı Dêrsim Tertelesi’ni dile getirse de bugün katliamları yapıyorsa, gerçekte soykırıma karşı değil, geçmişteki soykırımı bugünkü katliamlarını örtmek için de kullanan riyakar bir katliamcıdır o kadar. Ayrıca geçmişte Ermeni/Pontos/Süryani soykırımlarını kabule yanaşmayan kendisidir. 

Halklarımızda Dêrsim Soykırımı’nı kararlılık ve tutarlılıkla dile getiren, yüzleşme talep eden demokratik ve devrimci güçlerin başında HDP geliyor. Demokratik cephe partisi HDP içindeki devrimci ve antifaşist güçler bölgemizin tarihindeki soykırımlarla yüzleşme talep ederek, halklarımıza tutarlı demokratik bilinç vermeye ısrarla devam ediyor. 

Bazı devrimci güçlerin “soykırım” nitelemesinde tereddütleri, onların tutarlı demokratizmin seviyesine ulaşamadıklarının ifadesidir. Ya da soykırıma soykırım demek neden yalnızca vicdan odağından bakmak olsun? Sovyet halkları ikinci emperyalist paylaşım savaşında 20 milyon canını kaybederek soykırıma uğramadı mı? Bu sınıf mücadelesi ve antifaşist mücadele açısından bakmak değil mi? Endenozyalı komünistler faşist Suharto’nun siyasi soykırımına uğrayarak 800 bin canını verdi. Buna soykırım demek neden sınıf ve politik mücadelenin dışında vicdan bakış açısı görüşü olsun?

HDP elbette tutarlı demokratizmi geliştirerek halkların bir daha soykırım için asla kullanılamamasını sağlamaya çalışıyor. 

Dahası demokratik güçleri bir cephede toplayarak, Erdoğan ve diğer bölge diktatörlerinin olası katliam ve soykırımlarına karşı mücadele güçleri hazırlıyor. HDP hazırlanan bu direniş güçlerinin demokratik alandaki ifadesidir.

Halklarımız, başta da Erdoğan diktatörünün hedefi olan Alevi inançtan halkımız, HDP’nin seçim alanında da güçlenmesine, 7 Haziran seçimlerinde daha büyük kitleleri etrafında toplamasına yardımcı olmalı. Hatta HDP içinde başlıca güçlerden biri olarak yerini almalıdır. 

Alevi inançtan halkımız, Dêrsim’in inançlarının merkezlerinden biri olduğu bilincine sahiptir. Dêrsim Soykırımı’nın 78. yıldönümünde, seçim alanında HDP odağı içinde yer alarak, soykırımla burjuva devleti yüzleştirme mücadelesini güçlendirmeli, kendisine yönelik Erdoğan diktatörünün katliam hesaplarını bozmalıdır. 

Ya barbarlık ya halkların özgürce kardeşliği şiarıyla Dêrsim Tertelesi’ni kınarken, seçim alanında HDP içinde yer almaya çağırıyoruz. Yitirdiğimiz onbinlerce canımızın anısına ancak böyle davranırsak layık oluruz.