Dersim Katliamı’nın başlangıcı olarak kabul edilen 4 Mayıs 1937’nin yıldönümünde, Avrupa’nın birçok kentinde anmalar gerçekleştirildi.  Almanya’nın Berlin, Ludwigsburg, İsviçre’nin Zürih ve Basel ile Avusturya’nın Viyana kentinde Dersim Katliamı dolayısıyla anmalar yapıldı.

Almanya’nın başkenti Berlin’de 4 Mayıs 1937’de alınan “Tunçeli Tenkil Hareketi Kararı” protesto edildi.

Berlin Dersim Özgürlük İnisiyatifi tarafından organize edilen anma ve protesto mitingi Berlin Türk Elçiliği önünde yapıldı. Mitinge Berlin Özgür Kürdistanlılar Meclisi, ATİK, AvEG-KON ve Sol Parti Milletvekili Hakan Taş destek verdi. Saygı duruşuyla başlayan miting sırasında Dersim Direnişi önderlerinin resimleri taşındı. Berlin Dersim Özgürlük İnisiyatifi tarafından yapılan açıklamada, 4 Mayıs 1937’nin Dersim için kara bir gün olduğu ve dünya tarihinde bir halkın, inancın katledilmesi için böyle bir örneğinin olmadığı ifade edildi.

Berlin Özgür Kürdistanlılar Meclisi Eşbaşkanı Erhan Fırat etkinlikte yaptığı konuşmada, faşist karakterine uygun olarak Türk devletinin onlarca katliam imza attığını, faşizme karşı açlık grevi direnişini sahiplenmenin önemini belirtti.

Sol Parti Milletvekili Hakan Taş ise “38 Dersim Soykırımı’nda yaşamını yitirenleri saygıyla andığını belirterek devamla şunları söyledi: “Bizler onları unutmadık, unutmayacağız. Katliam ve zulüm Türkiye genelinde ve Kürdistan’da devam ediyor. Almanya ve AB hala sessiz. Açlık grevindeki 7000 insanın talebi bizimde talebimizdir. Daha fazla can kaybı olmadan tecride derhal son verilmelidir” dedi.

Mitingde Dersimliler, özür dilenmesi, Dersim adının iadesi,  gizli belgelerin açıklanması ve Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanması taleplerini yenilediler. Miting, ‘Dersim faşizme mezar olacak’ ve ‘Faşist devlet hesap verecek’ sloganlarıyla sona erdi.

Dört mum yakıldı

Almanya’nın Ludwigsburg kentinde de Dersim Soykırımı’nda yaşamını yitirenler anıldı. Becekli Derneğinde yapılan anma bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ercan Sarıçiçek’in dört mum yakıp delil uyandırarak anma etkinliğini başlattı. Dersimli Ozan Baran ağıtlarıyla anma etkinliğinde yer aldı. Ozan Ali Baran, Dersim Katliamı anılarını anlatırken duygulu anlar yaşandı. Daha sonra Dersim ve Paris katliamlarında yaşamını yitirenler için yaptığı besteyi seslendirdi.

İsviçre’nin Zürih kentinde de Dersim İnisiyatifi öncülüğünde 1 Mayıs alanında bir yürüyüş yapıldı. Yürüyüşe Leyla Güven öncülüğünde bir çok merkezde Öcalan’a yönelik mutlak tecridin kırılması için sürdürülen süresiz ve dönüşümsüz açlık grevlerine destek amaçlı 3 günlük eylemde olan İsviçre Göçmen İşçiler Federasyonu (İGİF) üyeleri de katıldı. Aynı amaçla Basel kentinde de bir yürüyüş gerçekleştirildi.

Avusturya’nın başkenti Viyana Dom Kilisesi’nin Stephansplatz’da Avusturya Alevi Kültür Merkezinin organizesi ile gerçekleştirilen anma, Seyit Rıza şahsında Dersim’de katledilenler anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

Seyit Rıza ve arkadaşlarının yanı sıra Dersim’de katliama uğrayan Dersimlilere ait poster ve pankartların da taşındığı anmada kurumlar adına konuşmalar yapıldı.

Avusturya Kültür Merkezi adına konuşan Serhat Munzur, Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam edilmelerinin 82’inci yılında Seyit Rıza’nın, “Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim. Bu bana dert oldu. Sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun” sözleriyle başladı. Türkiye devletinin Dersim’de Alevilere yaptığı katliamlar sebebi ile Dersim halkı başta olmak üzere bütün Kürdistan halkından özür dilemesi gerektiğini belirtti.

Avusturya Alevi Kültür Merkezi temsilcisi, diğer kurum temsilcileri de katledilenleri anarken, yaşananların uluslararası platformlarda “soykırım” olarak tanınmasını, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanmasını, Türk devletinin soykırıma ait gizli belgeleri paylaşılması taleplerini dile getirdi.

 

 HABER MERKEZİ

 
 

FEDA: Özür dilenmeli

   

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Dersim Soykırımı’nın yıldönümü vesilesiyle yazılı açıklama yaptı. “Fiziki soykırımdan sonra kültürel soykırımın laboratuvarıdır Dersim” vurgusunda bulunulan açıklamada, “Tarih boyunca gerçekleşen Alevi katliamlarında sığınılan, silahını ve direnişi hiç bırakmamış tek yerdir Dersim. Özerkliğini aktif öz savunması ile mümkün kılan Dersim, iktidar-dışılığın, ortakçı yaşamın kalesi olmuştur. Bu özerk olma hali giderek  dünya genelinde yaygınlaşan ve Osmanlı tarafından benimsenen yeni ulus-devlet paradigması karşısında da öteki olma halini korumuştur” denildi.

25 Aralık 1935’te çıkarılan Tunceli Kanunu’nu tarihin en faşist yasalarından biri olarak tanımlayan FEDA, katledilenleri anarken, yaşananların uluslararası platformlarda ‘soykırım’ olarak tanınmasını, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanmasını, Türk devletinin soykırıma ait gizli belgeleri paylaşarak Dersim halkından özür dilemesini istedi.