
Grand Şaroğlu Otel'de dün gerçekleşen toplantıya heyette yer alan Komisyon Başkanı Can Paker, Sibel Eraslan, Ayhan Ogan, İzzettin Doğan, Abdurrahman Kurt, Zübeyde Teker, Mehmet Uçum ile onlarca STK temsilcisi katıldı. Toplantı başlamadan KESK bileşenleri tarafından heyete, Kürt sorununun çözümü ve sürece ilişkin bir rapor sunuldu. Moderatörlüğünü İzzettin Doğan'ın yaptığı toplantı, STK temsilcileri ile kanaat önderlerinin söz hakkı alması ile başladı. Sürece herkesin sahip çıkması yönünde görüşlerin öne çıktığı toplantıda, savaş hazırlıkları ve savaşı andıracak çalışmaların yapılmasının bir an önce durdurulması istedi. Sürece zarar verecek olanın üslubunun olduğunu belirten STK temsilcileri, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve tüm siyasi tutsakların bir an önce serbest bırakılması gerektiğini ifade etti.
Taleplerin özeti
STK ve kanaat önderleri toplantı boyunca şu talepleri dile getirdi: "Başta Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan olmak üzere tüm siyasi tutsakların serbest bırakılmasını istiyoruz. Heyet raporlaştırdığı izlenimlerin sadece devlet yetkilileri ile değil Öcalan'la da paylaşsın. PKK ile Öcalan barış konusunda samimi iken neden bu samimiyeti devletten göremiyoruz. Anadilde eğitim, sağlık ve parasız eğitim ve parasız sağlık istiyoruz. Devlet, Dersim ve tüm Kürt halkından resmi olarak özür dilesin. Karakolların yapımı bir an önce durdurulsun. Kirmançkî (Zazakî) resmi olarak kabul edilsin ve önündeki engeller kaldırılsın. Doğamızı yok etmek için yapılan barajların yapımı bir an önce durdurulsun. Siyasi otorite kararının arkasında dursun. Köye dönüşler için imkan ve olanaklar yaratılsın. Cemevlerine yasal statü verilsin. Bölgedeki yatırımlar arttırılsın. Bölge esnafları üzerinde uygulanan ayrımcı politikalar son bulsun ve bölge esnaflarına destek verilsin. Tüm KCK tutukluları bir an önce serbest bırakılsın. Sorunun şiddetle değil diyalogla çözülmesinin yolları daha fazla açılmalı ve Başbakan dahil herkes üslubuna dikkat etsin. Halkların kendi inanç ve kültürlerini rahatça yaşayabileceği alanlar sağlanıp bunlar anayasal güvenceye alınsın. Her türlü ret, asimilasyon ve inkarı doğuracak politikalar ortadan kaldırılsın. Tekçi anlayıştan bir an önce vazgeçilsin. Yerleşim yerlerinin eski adları iade edilsin. Bütün halkların ve inançların kendini daha özgür bir şekilde ifade edeceği, halkın devletten daha güçlü olduğu bir eşitlikçi, cinsiyetçi ve özgürlükçü bir anayasa istiyoruz. Başta Dersim olmak üzere bölge genelinde kent merkezlerinde bulunan karakollar kent merkezlerinin dışına çekilsin ve bu karakollar mümkün olduğunca azaltılsın."
Batı cahil kaldı
Kurum temsilcileri taleplerini dile getirdikten sonra heyet üyeleri söz aldı. İlk olarak konuşan Can Peker, barışın olması durumunda hem Kürt sorunu hem de diğer halkların ve inanç sorunlarının da çözüleceğini belirtti. Batı'nın Kürt bölgesi hakkında cahil olduğunu ifade eden Peker, "Doğu anlatılmadı. Orada PKK'ye katılanlar kandırılan gençler olarak anlatıldı. Ama 30 yıl boyunca mı bu gençler kandırıldı. İşte bunlar anlatılmadı. Ve bundan kaynaklı da Batı bu tarafı bilmiyor" dedi.
Toplantının ardından heyet üyeleri, Dersimli Alevilerin kutsal yerlerinden olan Gola Çeto'yu ziyaret etti. Heyet üyeleri daha sonra öğrenciler ve öğretim üyeleri ile biraraya gelmek için Dersim Üniversitesi'ne geçti.
İlk gün mesaisi
Akil İnsanlar, ziyaretlerini ilk günü 1 Mayıs mitingine katıldı. Ardından Heyet Başkanı Can Paker, Sibel Eraslan, Ayhan Ogan, Abdurrahman Dilipak, İzzettin Doğan, Abdurrahman Kurt, Zübeyde Teker ve Mehmet Uçum, Dersim Cemevi'ni ziyaret etti. Cemevi dedesi tarafından heyete taleplerin yer aldığı bir rapor sunuldu. Daha sonra Hızır lokması dağıtıldı.
Burada temaslarını sonlandıran heyet, Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin'i makamında ziyaret etti. Belediye ziyaretinin ardından heyet, Dersim kent merkezinde bulunan esnafları ve yurttaşları ziyaret etti. Kent merkezinde yoğun ilgi ile karşılanan heyet, halk toplantısının yapılacağı yer olan Yeraltı Çarşısı'nın üzerindeki alana geçti. Toplantıda söz alan yurttaşlar, sürecin başlatıcısı olan Öcalan'ın sonuna kadar arkasında olduklarını belirtti. Yurttaşlar, "terör", "terörist" gibi kavramların kullanılmaması gerektiğini kayderek, dini ve etnik kimliklerine saygı gösterilmesini istedi.
DERSİM