Dağ ve ormanlarla çevrili doğa harikası olan Dêrxust’un halk arasında “El konulan Kilise” olarak anılıyor. Kürtçe Dêrxust adı verilen köyün Ermenice ismi hafızalarda silinirken, köyün yaşadığı kıyımlar değişik tarihlerde yinelenerek devam ediyor. 1993 ve 1994 yılında askerler tarafından yakılıp yıkılan köy, göçe zorlanır. O günlerde 500 haneli köy halkı, çeşitli kentlerinde soluğu alır. Yıllarca sürgün hayatı yaşayan köy halkı, 2005 yılında yıkılan köylerine dönerek yaşamı yeniden inşa eder. 

Bugün de “özel güvenlik bölgesi” adıyla operasyonlar sürdürülüyor. Yıllar sonra geri dönen köylülerin tek geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık, yasak ve operasyonlar nedeniyle yeniden bitme noktasına geldi. Licê ilçe merkezinden hemen hemen her gün atılan toplar ve uçaklarla yapılan bombardımanlar, köy halkını canından bezdirmiş durumda. Tarlasını süremeyen, hayvanlarını otlatamayan köylüler, her ne olursa olsun yaşamlarını burada sürdüreceklerini dile getiriyor. 


Vesile nenenin sürgün hayatı 

1915 yılında köyün kurtulan ve yıllarca sürgünlere maruz kalan Ermeni bir ailenin yaşayan tek bireyi 87 yaşındaki Vesile nene, Dêrxust’un canlı bir tanığı. Soykırımda annesi Müslüman bir Kürt ile evlenen Vesile nene, hafızasında canlı kalan kırımın korkusuyla soy ismini açıklamak istemiyor. Yıllarca süren sürgün hayatın ardından yeniden Dêrxust’a dönen Vesile nene için 1993 yılında ikinci bir sürgün hayatı başlar. Gecen yıla kadar Amed merkezinde yaşamak zorunda kalır. Toprak özlemi onu yeniden Dêrxust’a getirir. Bankadan çektiği kredi ile köyde iki göz bir ev yapmaya başlayan Vesile nene, henüz evini tamamlayamazken, başlayan operasyon, baskı, bombardıman nedeniyle “yeni bir sürgün” korkusu yaşıyor. Vesile nene “Artık beni bu evde öldürseler de köyümden çıkıp sürgün hayatı yaşamayacağım” diyor.

90’larda yakılan evini anımsatan Vesile nene, “Buralar benim toprağım. Ben burada bir ömür geçirdim. Buralarda yaşamak istiyorum artık” diye içerleniyor. Artık sürgün hayatının son bulmasını isteyen Vesile nene, “Yıllarca sürgün hayatımdan sonra köyüme döndüm. Şimdi de tank ve toplarla üzerimize bombalarla saldırıyorlar. Bizim yeniden buralarda yaşamamıza engel olmaya çalışıyorlar. Biz nereye gideceğiz?” diye tepki gösterdi. 


ŞERİFE ORUÇ/YEŞİM ALİCİ/DİHA/AMED