Almanya’nın en önemli bankası durumundaki Deutsche Bank, kara para aklama şüphesi baskına uğramasının ardından hisse senetlerinde büyük değer kaybı yaşıyor.

Frankfurt Savcılığı’nın bu ayın başında Deutsche Bank’ın Frankfurt’taki genel merkezine kara para aklama şüphesiyle yaptığı baskından sonra Almanya’da en büyük pazar payına sahip olan bankanın hisseleri yaklaşık yüzde 56 değer kaybetti.

ABD- AB arasındaki ticaret gerginliği, politik belirsizlikler, finans piyasalarındaki dalgalanma, şirketlerin borç yükündeki artış, İtalya’nın borç yükü ve Euro Bölgesi’nde bankacılık sektöründeki zayıflıklar zaten Deutsche Bank’ın faaliyetinde zarara yol açmıştı.

Yakında 150. yılını kutlayacak bankanın gelirleri, yılın üçüncü çeyreğinde 2017’nin aynı dönemine göre yüzde 9 azalarak 6.2 milyar euroya düştü. Bankanın gelirleri, ocak-eylül döneminde ise geçen yılın aynı sürecine göre yüzde 5 azalarak 19.7 milyar euroya inmişti.

Deutsche Bank, bu yılın üçüncü çeyreğinde net karının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 65 gerileyerek 229 milyon euro olduğunu açıklamıştı.

Baskınla daha zor duruma düştü

Deutsche Bank, gelirlerindeki düşüşün yanı sıra ay başında genel merkezine Frankfurt Savcılığı tarafından kara para aklama şüphesiyle düzenlenen baskınla da zor durumda kaldı. Bu gelişmeler yatırımcı tarafına da negatif yansıdı ve Frankfurt Borsası’nda işlem gören bankanın hisseleri sert düştü. Bankanın hisselerindeki kayıplar, geçen yılın aralık ayından bu yana yüzde 56’ya yaklaştı.

Geçen yıl 18 Aralık’ta 17.10 eurodan işlem gören hisseler, 18 Aralık 2018 kapanış itibarıyla 7.57 euroya indi. Bankanın piyasa değeri ise 23 milyar eurodan fazla eriyerek 16 milyarın altına geriledi.Almanya’da yüzde 40’lık pazar payına sahip olan Deutsche Bank, Avrupa ve dünya finans sisteminin de önemli bir halkası olarak görülüyor.

Katar’ın Banka’nın faaliyetlerindeki rolü

Hem genel anlamda ekonomiden kaynaklı dalgalanmalar hem de kara para iddiaları, bankanın önümüzdeki süreçte bir nakit krizi ile karşı karşıya geleceği iddialarını da gündeme getiriyor. Söz konusu nakit sıkıntısı ise Katar Kraliyet ailesinin müdahalesiyle mi geçiştirilecek? Bu şu anda Banka’nın geleceği açısından büyük önem arzediyor.

Deutsche Bank CEO’su Chistian Sewing, geçen hafta 18’incisi düzenlenen Doha Forumu’na katılmış, Alman basınında Katar, Deutsche Bank’daki hisse oranını artıracağı iddiası ortaya atılmıştı. Katar Kraliyet ailesi 2014’ten beri Deutsche Bank’ın yüzde 6,1 hissesine sahip bulunurken, Alman basınındaki iddialar Katar tarafından yalanlandı.

Bu arada yeri gelmişken Chistian Sewing ile ilgili başka bir bilgiyi de vermek gerekiyor. 2 Ekim’de İstanbul’da Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinin ardından Chistian Sewing, Deutsche Bank’ın, 23-25 Ekim tarihleri arasında Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenecek Uluslararası Yatırım Konferansı’na katılmayacağını açıklamıştı. Katar ile ilişkileri gözönüne alındığında Deutsche Bank’ın bu tavrı, ‘insan hakları’, ‘ifade özgürlüğü’ ya da demokratik bir tavır değil, Suudi-Katar çelişkisinin gözönünde bulundurulmasıyla ilgili olduğu ortaya çıkıyor.

Öte yandan Deutsche Bank ile farklı iddialar da yok değil. İddialardan biri Banka’nın ekononomik sorunlarını aşması için Federal Hükümet’in Deutsche Bank ile Commerzbank arasında birleşmeyi kolaylaştırmanın yollarını aradığı haberi.

Bir diğer iddia ise Banka’nın adında yer alan ‘Deutsche’ (Alman) kelimesinin, bankanın karıştığı uygunsuz işlemlerden dolayı ‘Almanya’ markasını kirlettiği ve bu nedenle ‘Deutsche’ ifadesinin çıkarılması. 

 

 HABERMERKEZİ