
Hakkari'nin Gever İlçesi'nde Mehmet Reşit İşbilir ve Veysel İşbilir'in cenaze töreninin ardından polisin açtığı ateş sonucu katledilen Bemal Tokçu (25), ailesinde son 20 yılda devlet tarafından katledilen 17'nci kişi oldu. Gever'in Alakana (Adaklı) Köyü'nde yaşayan, çiftçilik ve hayvancılıkla geçimini sağlayan Tokçu, katledildiği sırada, eşi 3'üncü çocuğuna hamileydi. 2008 yılında "Örgüte yardım ettiği" iddiasıyla tutuklanan Tokçu, 2010 yılında tahliye edildi. Bemal Tokçu, cezaevinden çıktıktan sonra, 1996 yılında hayvan ticareti yaparken, Oramar'a (Dağlıca) bağlı Serpil (Darıca) mezrasında askerlerle PKK arasında çıkan ve 17 PKK'linin yaşamını yitirdiği çatışmanın ortasında kalarak can veren amcası Reşit Tokçu'nun eşi Zeynep Tokçu ile evlendi. Zeynep Tokçu, devlet tarafından katledilen iki eşinin acısını yaşıyor.
Devlet eliyle 17 cinayet
Tokçu ve Yaşar soyadlarını taşıyan aynı aileden bugüne kadar 17 kişi devlet tarafından katledildi. İkbal Yaşar, 2008 Newroz'unda Gever'de polis kurşunuyla katledildi, Mehmet Yaşar 1994 yılında JİTEM tarafından evden çıkarılarak kaybedildi. Recep Yaşar, 1994 yılında evden alınarak havaalanında öldürüldü. Reşit Tokçu ve Fettah Yaşar 1996 yılında hayvan ticareti yaparken, Oramar'a bağlı Serpil mezrasında askerlerle PKK arasında çıkan ve 17 PKK'linin yaşamını yitirdiği çatışmanın ortasında kalarak can verdi. Behçet Yaşar, askerin operasyonu sonucunda Alakana Köyü'nde askerlerce öldürüldü. 1994 yılında devlet baskısı ve korucu olmamak için Güney Kürdistan'ın Şeladiz Kasabası'na göç eden aile, burada da 7 ile 11 yaş arasındaki Giyabent, Çimen, Kevser, Behice, Yunus adındaki 5 çocuğun katline şahit oldu.
'Vali polisi aklıyor'
Polis tarafından katledilen Tokçu Hakkari Valiliği'nce ''silahlı eylemci'' olarak yansıtıldı. Ancak valinin "örgüt üyesi" dediği Tokçu'nun üzerinde silah olmadığı, Tokçu'nun bir metreye yakın mesafeden, arkadan isabet eden kurşunla katledildiği ortaya çıktı.
Tokçu ailesi, valiliğin Tokçu'nun arandığı yönündeki açıklamasının da doğru olmadığını kaydetti. Mustafa Tokçu, kardeşi Bemal Tokçu'nun 2008'de tutuklandıktan sonra 9 ay cezaevinde kalarak serbest bırakıldığını, tutuksuz yargılandığını ve aranmadığını vurguladı. Valinin polisi aklama peşinde olduğunu ifade eden Tokçu, "Kardeşim, polis tarafından arandığı ve silahlı eylem yaptığı gibi yalan ve iftiraların hedefi oldu. Bunların tamamı yalan ve iftira. Zaten devlet ve devlet yetkilileri özellikle Türk medyası bunu söylerken neden kardeşimin 2 hafta önce de Bemal'e gönderdiği mahkeme kâğıdını araştırmıyor. Ve kardeşim bu yıl da mahkemeye gidip ifade vermiş. Maden kardeşim kaçaktı ve silahlı PKK'liydi neden orada yakalanmadı. Nasıl olur da silahlı unsur mahkemeye gidip serbest çıkıyor'' diye sordu.
‘Mücadeleden onur duyarız’
Mustafa Tokçu, mücadele eden Kürtlerin hedef alındığına işaret ederek, ''Aslında burada kim ben 'Kürt'üm' diyorsa ve 'Onursuzluğu kabul etmiyorum' diyorsa ve davasına bağlı ise onlar teröristtir diyor. Mademki onlar zorla PKK'li diyorsa biz de PKK'liyiz diyoruz ve onur duyarız. Kardeşimizin bu onurlu mücadelede yaşamını yitirmesi bizi onurlandırır. PKK'li olmaktan her Kürt gibi onur duyduğumuz iyi bilsinler. Kardeşimin diğer şehitlerden bir farkı yoktur'' şeklinde konuştu.
'Cinayet önceden planlandı'
Tokçu, kardeşi Bemal Tokçu'nun planlı ve bilinçli infaz edildiğinin altını çizdi. Kardeşinin infaz öncesi polisler tarafından tespit edildiği ve yakın mesafeden hedef alınarak katledildiğini söyleyen Tokçu, ''Kardeşim daha önce hedef olarak gösterilmiş. Biz hastanedeyken oraya 4-5 sivil polis geldi cep telefonunda onun fotoğrafları vardı. Polisler birbirlerine soruyorlar, kardeşimin yüzüne baktıktan sonra 'Tamam bu adam' diyerek hastaneden ayrıldılar'' şeklinde konuştu.
''Bemal'in hakkı bu değildi. Bir suikasta kurban gitmeyi hak etmemişti'' diyen Tokçu, kardeşi Bemal Tokçu'yu şöyle anlattı: ''Bemal sessiz bir insandı, kendi işinde, kendi halinde bir insandı. Köyde hayvanlarıyla uğraşan bir insandı. Toplumda sevilen biriydi, her ortama ayak uyduran şakacı bir yapısı vardı ve çok da cana yakın, arkadaşına sadık bir yapısı vardı. Ama Bemal'ın şu gerçeği vardı, davasına bağlı bir insandı."
'Davasına bağlıydı'
Bemal Tokçu'nun yakın arkadaşı Namık Pala ise Bemal'in herkes tarafından sevildiğini ve arkadaşlarının gözdesi olduğunu söyledi. Bemal'i, "Kendi işinde kendi halinde bir insan" olarak tanımlayan Pala, "Davasına bağlı bir insandı. Sadece kendini düşünen bir insan değildi. Komşusuna, yakınına, arkadaşına bağlı bir insandı. Valiliğin açıkladığı o ezber yazıların hiçbirinin aslı ve gerçeği yoktur. Arkadaşım dağda değildi. Arkadaşım sürekli burada benimle beraber olan bir insan ve bugüne kadar hiçbir zaman kaçak yaşamamıştır. Ancak sistemin Kürt halkına yönelik vicdanı körelmiştir" dedi.
'Katledilenler faili meçhul kaldı'
Ailenin avukatı Davut Uzunköprü ise Tokçu'nun 2005 yılında katledilen akrabaları İkbal Yaşar ile Fahrettin Şedal'ın da avukatlığını yaptığını, bugüne kadar davada gelişme yaşanmadığını kaydetti. 8 yıldan beri yürütülen soruşturmada savcının olayı "faili meçhul" olarak kabul ettirip, daimi arama kararında ısrar ettiğini aktaran Uzunköprü, davayı AİHM'e taşıdıklarını belirtti. Uzunköprü, Mehmet Yaşar, Recep Yaşar, Reşit Tokçu, Fettah Yaşar, Behçet Yaşar hakkında da "faili meçhul" ve daimi arama kararının devam ettiğini söyleyerek, Giyabent, Çimen, Kevser, Behice, Yunus Yaşar için de herhangi bir soruşturma dahi açılmadığına dikkat çekti.
'Tahliye edilmişti'
Bemal Tokçu'nun polis kurşunuyla katledilmesi ile ilgili yasal girişimlere başvuracaklarını dile getiren Uzunköprü, valinin açıklamalarına da tepki gösterdi. Uzunköprü, "Evrensel hukuk kurallarına göre suçluluğu ispatlanıncaya kadar herkes masumdur. Valinin açıklamaları hukuku hiçe saymaktır. Bilgi kirliliği geçtikten sonra gerekli yasal başvurular, suç duyuruları yapacağız. Bemal 2010 yılında çocuk mahkemesinde yargılanırken avukatıydım. Tahliye edilmişti. Mahkemelerini de takip ediyordu. Reşit, Veysel İşbilir ve Bemal Tokçu'nun katledilmesi ile ilgili Hakkari Barosu olarak Meclis araştırması girişiminde bulunacağız" dedi.
SAMİ YILMAZ/VAHAP BAY/DİHA/HAKKARİ