
Kobanê tarafındaki Ortakkaya’nın cenazesi dün sabah Mürşitpınar Sınır Kapısı‘nda ailesi ve HDP’li vekiller tarafından alınarak Suruç Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Hastane önünde Ortakaya’nın fotoğraflarının yeraldığı pankartlar taşıyan kitle sık sık “Katil devlet hesap verecek” sloganı attı. Hastanedeki işlemleri ardından tabutu kadınlar tarafından taşınan Ortakaya, cenaze aracına konularak Urfa’ya gönderildi. Cenaze konvoyu, DAİŞ çetelerinin saldırılarından dolayı Suruç’ta çadır kentlerde yaşayan binlerce Kobanêli tarafından yol güzergâhında “Şehîd namirin” sloganıyla karşılandı. Urfa Adli Tıp Kurumu’nda yapılacak otopsi ardından Ortakaya son yolculuğuna uğurlanmak için İstanbul’a götürülecek.
Kaymakam: Böyle bir olay yok
Türk devleti, Kader Ortakaya’nın ölümündeki sorumluluğunu ise gizleme çabasında. Suruç Kaymakamı Abdullah Çiftçi dün yaptığı açıklamada, “sınırda böyle bir olay yaşanmadı” iddiasında bulundu. Askeri yetkililerle görüştüğünü, müdahale sırasında silah kullanılmadığını, biber gazlı müdahalede bulunulduğunu ileri süren Kaymakam Çiftçi, şunları söyledi: “Sınırda bekleyen gruptan askere taşlama olunca asker gaz bombası kullanarak müdahalede bulundu. Asker kesinlikle silahlı müdahalede bulunmadı. Kurşun atılmadı. Sınırda vurulduğuna dair herhangi bir bilgi ve kanıt da yok. Kesinlikle sınırımızda böyle bir olay yaşanmadı. Çok büyük ihtimalle bu kişi Kobanê’nin içinde vurulmuş.”
Milletvekili yalanladı
HDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan ise yaptığı açıklamayla Kaymakam Çiftçi’yi yalanladı. Olay esnasında sınırda bulunan Ayhan, “Saldırı gözlerimizin önünde gerçekleşti. Sınırı geçmeye çalışırken, arkaları dönükken gaz bombaları ve gerçek mermilerle ateş açıldı. Herhangi bir uyarı duymadık. Kaldı ki Kobanê’ye doğru gidiyorlardı. Sivil insanlardı. Askere arkaları dönüktü. Askerlere yönelik herhangi bir yönelimleri söz konusu olmaz” dedi. Ortakaya’nın hedef gözetilerek vurulduğunun da altını çizen Ayhan, “Açıkça infaz edildi” dedi.
Ortakaya vurulduğu esnada aynı sınır hattında açıklama yapan sanatçılarla birlikte olduğunu belirten Ayhan, bulundukları gruba da hiçbir uyarı yapılmadan gaz bombalarıyla saldırı gerçekleştiğini belirtti.
Tunç: Tanığıyız
Ferhat Tunç, “Türk askerleri Kader’i arkadan kahpece vurdu. Biz devlet eliyle işlenmiş bu katliamın tanığıyız” dedi.
Kader Ortakaya askerler tarafından vurulurken Suruç sınır hattında açıklama yapan Özgür Sanat Girişimi üyesi sanatçılar dün İHD İstanbul Şubesi’nde basın açıklaması yaptı. Girişim içerisinde yer alan sanatçı Ferhat Tunç, Kobanê sınırının sıfır noktasında bulunan Boydê Köyü’nde oluşturmak istedikleri, “insan zinciri”nin askerler tarafından engellendiğini belirterek, “Biz de insan zincirimizin engellenmesine karşılık bir basın açıklaması yapmak istedik” dedi. Açıklama yaptıkları sırada kendilerinden 200 metre ilerde kalabalık bir grubun Kobanê’ ye doğru koşar adımlarla geçtiğini söyleyen Tunç, “Bir anda silah sesleri duymaya başladık ve bulunduğumuz alana gaz bombaları yağmaya başladı” diye konuştu. Kobanê’ye geçmek isteyen grubun içinde bulunan Kader Ortakaya’nın askerlerce açılan ateş sonucu katledildiğini söyleyen Tunç, “Türk basını Ortakaya’nın IŞİD çatışmasında vurulduğunu söylüyor. Ancak biz ordaydık, bir çatışma söz konusu değildi. Türk askerleri Kader’i arkadan kahpece vurdu. Biz devlet eliyle işlenmiş bu katliamın tanığıyız” diye konuştu.
Arkadaşları da şahit: Asker ateş açtı
Kader Ortakaya’nın vurulmasına şahitlik eden arkadaşları da “asker kesinlikle silahlı müdahalede bulunmadı, kurşun atılmadı” iddiasını yalanladı. Arkadaşları, Kader’in açılan ateşten korunmak için koşarken arkadan başından silahla vurulduğunu söyledi.
Kader’in birlikte sınırı geçtiği grupta yer alan ve şu anda Kobanê’de bulunan arkadaşları Ahmet G. ve Muhammed Hemed, yaşananlara ilişkin tanıklıklarını ANF’ye anlattı. Önceki gün yerel saatte 12:30 sıralarında sınırın Boydê köyü noktasından 15-20 kişilik bir genç grubu olarak Kobanê direnişine destek olmak ve sivillere yardım etmek amacıyla sınırı geçtiklerini ifade eden Ahmet G, Türk askeri tarafından üzerlerine ateş açıldığını belirterek şöyle devam etti: “Biz sınırı geçtiğimiz sırada asker gaz bombaları ile saldırdı. Sınırı geçtikten sonra ise bize ateş etmeye başladılar. Kurşunlar üzerimize yağmur gibi yağmaya başladı. Doğrudan hedef alarak üzerimize ateş edildi. Bu sırada kafamızı eğerek koşmaya başladık. Her birimiz bir tarafa dağıldık. Tarama henüz devam ederken Kader’in bir anda önüme düştüğünü gördüm. Kanlar içerisindeydi. Kader, ilk yere düştüğünde henüz yaşıyordu. Bir süre sonra da hareketsiz kaldı. Kurşun kafasının arkasında girmiş ve yüzünü delerek çıkmıştı.”
Kobanêliler yardım etti
Saldırı sırasında biri bacağından, biri ayak parmağından diğeri de omuzundan olmak üzere 3 arkadaşlarının da yaralandığı bilgisi veren Ahmet G, ateş durduktan sonra Kader’in cenazesini yerden alarak uzaklaşmaya çalıştıklarını bu sırada Til Şeir hattında araçları ile bekleyen Kobanêlilerin kendilerine yardımcı olduklarını kaydetti: “Kader’i kendi araçları ile Kobanê merkezinde bulunan hastaneye yetiştirdiler. Kader, zaten o sırada yaşamını yitirmişti.”
Çocuklara elbise götürüyordu
Kader ile nöbet eylemi sırasında Suruç’un Mahser köyünde tanıştığını aktaran Muhammed Hemed ise, “Kader, Kobanê’den gelen halk ile çok ilgileniyordu. Belediyeye gelen tüm yardımların ulaştırılmasında yer alıyordu. Hiç boş durmuyordu. Ancak, Kobanê halkının yaşadığı bunca acıya dayanamadığını ve Kobanê’ye gitmek istediğini her fırsatta ifade ediyordu. Biz de Kader’in bu yaklaşımı üzerine onunla birlikte Kobanê’ye geçmeye karar verdik” şeklinde konuştu.
Hemed, “Kader Kobanê’ye geçtiğimiz sırada çocuklar için yanında kışlık kıyafetlere getirmişti. Kader vurulduğu sırada sırt çantasında çocuklar için getirdiği kıyafetler bulunuyordu. O kıyafetleri kendi elleri ile çocuklara giydirmek istiyordu ama maalesef bunu yapamadan katledildi” dedi.
Anısına layık olacağız
Bu olaydan sonra Kader’in gerçekleştiremediği Kobanê direnişine katılma ve daha da yükseltme hayalini gerçekleştireceklerini belirten Ahmet G. ve Muhammed Hemed, arkadaşlarının anısına layık olmak için sonuna kadar Kobanê’de direneceklerini söyledi. Ahmet G. ile Muhammed Hemed, Kuzey Kürdistan ve Kobanê’li gençlere de bu katliama karşı Kobanê direnişine daha fazla destek vererek cevap olmaları çağrısı yaptı.
HABER MERKEZİ
Dr. Welat Omar: Kurşunla vurulmuş
Kobanê tarafında Türk askerleri tarafından vurulduktan sonra hastaneye kaldırılan Kader Ortakaya için Doktor Welat Omar, “Kurşun yarasıyla öldü” dedi. Kobanê’deki hastanede çalışan Dr. Oramar, “Başına kurşun gelmişti. Başı dağılmıştı. Beyni parçalanmaştı. Üç kişi daha kurşunla yaralanmıştı, onları Suruç Devlet Hastanesi’ne gönderdik” dedi.
Yolu yolumuzdur
Türk askerleri tarafından katledilen Kader Ortakaya, 2012 yılında Amed’de Ekin Ceren Kadın Merkezi’nde kadın çalışmalarında yer almıştı.
Liseyi dışarıdan bitiren Ortakaya, Eskişehir Üniversitesi’nde Sosyoloji bölümünü okuduktan sonra Amed’e yerleşerek Ekin Ceren Kadın Merkezi’nde gönüllü sosyolog olarak çalışmaya başladı. Ortakaya ile yaklaşık 8 ay kadın merkezinde çalışan Ayşe Çaçan, Kader’in bütün eylem ve etkinliklerde en ön saflarda yer aldığını, hiçbir çekincesi hiçbir kaygısı olmadığını anlatarak, “Müthiş bir birikime sahipti. Okumayı kendine görev bilmişti. Kader’in sınırda olması bizi hiç şaşırtmadı. Onu tanıyan herkes Kader’in orda oluşuna sınırı geçtiğine hiç şaşırmadı. Çünkü o her zaman en ön saflarda yer alan öncülük vasıfları olan bir yoldaşımızdı. Devrim aşkıyla yanıp tutuşuyordu. Bu yüzden onun yolu bizim yolumuzdur” diye konuştu.
Nöbet tuttuğu köyde anıldı
Askerin hedef gözeterek katlettiği Kader Ortakaya günlerdir nöbet tuttuğu Miseynter Köyü’nde anıldı.
Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi’nde yüksek lisans yapan Ortakaya için yapılan anmaya yüzlerce kişi katıldı. Oluşturulan kürsüde Ortakaya’nın yaşamı ve mücadelesi anlatıldı. Direniş nöbetinde uzunca birlikte kalan arkadaşlarından Lokman Akçın, Ortakaya’nın pratiğiyle öncü olduğu için askerler tarafından hedef gözetilerek vurulduğunu söyledi. Konuşmaların ardından yüzlerce kişi mumlar yakarak, ellerindeki çiçeklerle Miseynter’den Kobanê sınır kapısına yürüdü. Mürşitpınar Sınır Kapısı yolunu trafiğe kapatan yurttaşlar, hep bir ağızdan “Bijî Rojava” marşını okudu.