
Erzurum H Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 12 yıldır PKK davasından tutuklu bulunan Mehmet Aras mide kanaması sonucu kaldırıldığı Erzurum Bölge ve Araştırma Hastanesi’nde önceki gün (18 Aralık) yaşamını yitirdi. İnsan hakları örgütlerinin cezaevlerindeki hasta mahpuslara ilişkin raporunda „ağır hasta tutsaklar“ arasında yer alan Aras’ın „en azından son günlerini dışarıda geçirsin“ yönünde defalarca yapılan başvuru, devlet yetkilileri tarafından keyfi gerekçelerle engellendi. Hastane raporları, uzman doktor teşhisleri, insan hakları savunucularının çağrısı, tüm girişim ve çağrılara rağmen devlet eliyle ölüme terk edilen Aras’ın ailesi de devlet eliyle katledilmişti.
Ailesi katledildi
Aras’ın avukatı İHD Doğubeyazıt Temsilcisi Avukat Şaziye Önder’in kamuoyu ile paylaştığı bilgilere göre; evli ve 5 çocuk babası olan Aras, 1994 yılında Iğdır’da askeri operasyonların yoğunlaştığı, bölge alay komutanının şu anda JİTEM davasından tutuklu bulunan Cemal Temizöz olduğu dönemde yaşadığı Özdemir Köyü’ne yapılan baskınla tutuklanarak cezaevine gönderilir. Aras’ın eşi, 3 kızı ve 2 oğluna ise ağabeyi Tayfur Aras bakar. Aras’ın cezaevinde olduğu dönemde köyüne baskın yapan devlet birimleri, eşi ve 5 çocuğunu katleder. Aras bir yıl sonra tahliye edilir. Köyüne dönen, yeniden aile kuran Aras hakkında devam eden dava, 1999 yılında sonuçlanır ve tekrar cezaevine konulur. Hakkında verilen idam cezası ise müebbete çevrilir.
Ölüme mahkum edildi
Sağlık sorunları yaşayan Aras için avukatları 4 Nisan 2010 tarihinde Cumhurbaşkanlığı özel affı için başvuruda bulunur. Yaklaşık 4 ay sonra cezaevinde Aras’a Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde „gırtlak kanseri“ teşhisi konulur. Kanser teşhisinin ardından Erzurum H Tipi Cezaevi Savcılığı’na Aras’ın raporlarının Cumhurbaşkanlığına gönderilmesi için dilekçe verilirken, savcılık topu İstanbul Adli Tıp Kurumu’na atar. Adli Tıp, Aras’a „cezaevinde kalmaya sağlık koşulları elverişli değildir“ raporu verir ve dosya, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne gönderilir. Ardından dosya Cumhurbaşkanı’na iletilir. Ancak dosya da eksik evrak olduğu gerekçesi ile yaklaşık 3 aylık bir prosedürden sonra tekrardan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na geri gönderilir. Prosedürden dolayı aylarca Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altında tutulan Aras’ın sağlık durumu giderek kötüleşirken, Cumhurbaşkanlığı’na yapılan 4 başvuru da farklı gerekçeler ile reddedilir. Boğazındaki ur nedeniyle beslenme sorunu yaşayan Aras, tedavi gördüğü hastanede de 3 defa „yapılacak bir şey yok“ denilerek cezaevine gönderilir.
18 Aralık’ta mide kanaması geçirerek hastaneye kaldırılan Aras yaşam mücadelesini kaybetti. Aras dün memleketi Iğdır’ın Özdemir Köyü’nde toprağa verildi. Törene BDP Iğdır milletvekili Pervin Buldan da katıldı.
31. ölüm
Aras, insan hakları kurumlarının „cezaevinde ölebilir“ uyarılarını rağmen devlet devlet yetkililerinin duyarsızlığı nedeniyle bu yıl içinde cezaevinde yaşamını yitiren 31. tutuklu oldu. Adalet Bakanlığı’na bağlı Ceza ve Tevkif evleri Genel Müdürlüğü resmi verilerine göre, 2000’den 2011 yılına kadar cezaevlerinde toplam 944 hasta hükümlü ve tutuklu yaşamını yitirdi. Sadece 2010 yılında hastalık nedeniyle hayatını kaybeden tutuklu ve hükümlü sayısı 161’i buldu.
18 tutsak ağır hasta
İHD raporuna göre Türkiye cezaevlerinde halen 262 hasta tutuklu bulunuyor ve 18’i ölüm eşiğinde. Rapora göre ağır hasta tutuklu ve hükümlülerin isimleri şöyle:
- Abdul Samet Çelik, Sincan 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde tutuluyor. MDS kan kanseri durumu ağır.
- Nizamettin Akar, Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. Gırtlak kanseri durumu ağır.
- İzzet Turan, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. Ankilozom mide ülseri, kemik erimesi, böbrek yetmezliği, bel fıtığı hastası, durumu ağır.
- İsmet Ayaz, Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. 10 yıldır Çölyak hastası, durumu ağır.
- Taylan Çintay, Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. Mesane kanseri, durumu ağır.
- Hediye Aksoy, Bakırköy Kadın ve Çocuk Cezaevi’nde tutuluyor. Şarapnel parçası nedeniyle iki gözünü kaybetti. Ağır ameliyatlar geçirdi. Artık beslenemiyor. Durumu ağır.
- Temino Baysal, Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. Belden aşağısı felç ve yatalak, durumu ağır.
- Halil Güneş, Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. Kemik kanseri, akciğerlerde tümör var, Epilepsi hastası, durumu ağır.
- İmam Çelik, Kırıkkale Hacılar F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. Hafızasını yitirmiş, yardım almadan hiçbir ihtiyacını karşılayamıyor. Durumu ağır.
- Hayati Kaytan, Kırıkkale F tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. Donmadan kaynaklı sol ayak parmakları kökten, sağ ayak parmakları eklemden kesilmiş. Beynindeki ur nedeniyle ameliyat edildi.
- Şefket Öznur, Ümraniye T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. Hipertansiyona bağlı felç, diyabet, kronik kalp yetmezliği, bir gözünü kaybetmiş, tedavi edilmezse diğerini de kaybetmek üzere. Çok ağır hasta.
- Naci Akyol, Sivas E Tipi Cezaevi’nde tutuluyor. Akciğer kanseri, çok ağır hasta.
- İsmet Demir, Gaziantep E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. Boğazında kitle var, çok ağır hasta.
- Adnan Uysal, Ankara-Sincan L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. Karaciğer ve Akciğer kanseri, çok ağır hasta.
ARARAT ARAS - DİHA/ERZURUM
BDP: Ölümünden devlet sorumlu
Cezaevinde yaşamını yitiren Mehmet Aras için başsağlığı mesajı yayınlayan BDP, ölümden Adalet Bakanlığı'nın sorumlu olduğunu belirtti.
BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gülten Kışanak, Erzurum H Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde yaşamını yitiren PKK davasından hükümlü Mehmet Aras için başsağlığı mesajı yayınlayarak, "Ailesi, yakınları ve halkımıza başsağlığı diliyoruz" dedi. Yaşanan hukuk dışılıklar ve hak ihlalleri nedeniyle cezaevlerinin her geçen gün “eza evlerine” dönüştüğüne dikkat çeken BDP Eşbaşkanları "Önlem alınmazsa ne yazık ki cezaevlerinde yaşanan can kayıplarına yenileri eklenecektir" uyarısında bulundu. Gırtlak kanseri olan Aras'ın "cezaevinde kalamaz" raporuna, insan hakları savunucularının çağrıları ve girişimlerine rağmen "bile bile ölüme gönderildiği" belirtilen açıklamada, "Aras hastalığına rağmen tahliye edilmemiş, tedavisi yapılmamıştır. Bu nedenle Aras’ın ölümünden Adalet Bakanlığı sorumludur" denildi.
BDP Eşbaşkanları şu çağrıda bulundu: "Ağırlaşan cezaevi koşullarında tutukluların yeterli sağlık hizmeti ve tedavi alması olanaklı bulunmadığından, durumu acil olan tutuklu ve hükümlülerin derhal tahliye edilmesi, tedavilerinin tam teşekküllü hastanelerde sürdürülmesi gerekir. Buradan bir kez daha cezaevlerinde yaşanan insanlık trajedisinin sona erdirilmesi için Hükümeti ve Adalet Bakanlığı’nı sorumluluğa çağırıyoruz."
DİHA/ANKARA