
1993 yılında evlerinde yapılan baskın sırasında henüz 2 yaşındaki çocuğu polislerce balkondan atılıp eşi darp edilen Gümüş, “örgüte yardım ve yataklıktan” iddiasıyla 5 yıl tutuklandı. Gümüş’ün çocuklarından Resul, 1998 yılında askerde şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Oğlu Başar ise dağların yolunu tuttu ve Şengal’de şehit düştü.
Mereş’in (Maraş) Elbistan ilçesi Topaliyen Deştê (Yazıtopallı) Mahallesi’nde yaşayan 55 yaşındaki Hüseyin Gümüş, devletin zalimliğiyle 1993 yılında henüz 22 yaşındayken tanıştı. Anlatımlarına göre, ailesiyle birlikte yaşadığı eve baskın yapan polisler, kendisi ile birlikte eşini darp edip o sırada daha iki yaşında olan oğlu Uygar’ı balkondan aşağı attı. Gözaltına alınan Gümüş, “örgüte yardım ve yataklıktan” iddiasıyla tutuklanıp 5 yıl cezaevinde kaldı.
Bir oğlu askerde katledildi
Gümüş’ün oğlu Resul, 1998 yılında askeri gittiği Muğla’da şüpheli bir şekilde öldü. Sırtından giren kurşunun göğsünden çıktığı, mermi çekirdeğinin ise bulunamadığı Resul’un ‘intihar ettiği’ öne sürüldü. Resul’un askere gitmeden önce İstanbul’da HADEP’in gençlik çalışmalarında yer aldığını belirten Gümüş, Kürt Alevisi olduğu için katledildiğini söyledi. Baba Gümüş, zaten oğlunun askerlik arkadaşı olduğunu söyleyen birinin, eşini arayıp Resul’ün intihar etmediğini, öldürüldüğünü söylediğini de paylaştı. Bu anlatımlar üzerine bazı girişimlerde bulunduklarını, ancak sonuç alamadıklarını dile getiren Gümüş, “Zaten her şeyi hazırlamışlardı. İntihar etti, diye belirtmişler” dedi.
Bir oğlu da Şengal şehidi
Baba Gümüş, oğlu Başar’ın ise ailesinin bu yaşadıklarına ve kardeşinin ölümü üzerine ‘ben bunları hiçbir zaman unutamam, bize yapılanları unutmak çok zordur’ diyerek dağların yolunu tuttuğunu kaydetti. Gerillaya katıldığında henüz 17 yaşındaydı. Akrabası Hacı Gümüş, “Katılım için erken bir yaş olduğu dünülebilir ama onun yaşamını bilenler hiç de erken olmadığını bilirler. Onun tüm çocukluğu mücadelenin içinde geçti. Babasına işkence yapılarak götürüldüğünde o henüz 5 yaşındaydı. Ağabeyi Muğla’da askerde 3 mermi ile infaz edilip, ‘intihar etti’ denildiğinde Argeş 9 yaşındaydı. Her cezaevi ziyaretinde büyüyünce gerilla olacağım ve hepinizin intikamını alacağım diyordu. Hayvan otlatırken dolaştığı dağların her yamacına PKK ve Apo yazıyordu. O gerilla olmadı gerilla doğdu” diye anlatmıştı.
Başar Alagöz Gümüş (Argeş Engizek), Şengal’i DAİŞ çetesinden kurtarma operasyonlarında 2 Kasım 2014’e girdiği bir çatışmada şehit düştü. HPG savaşçısı Başar Alagöz Gümüş’ün (Argeş Engizek) cenazesi memleketi Maraş’a bağlı Elbistan’ın Yazıtoplallı köyünde 30 Ocak’ta toprağa verilebildi.
Anne Türkan Alagöz Gümüş, oğlunun şehadetinin ardından “Canım oğlum Başar’ın kişiliği, en belirgin özellikleri asiliği, hırçınlığı, cesurluğu, özgürlüğe olan tutkusu ve egemen sisteme olan büyük öfkesiydi. Kim olursa olsun hiçbir yanlışın altında kalmazdı… Canım oğlum bırak zalimler utansın. Seninle gurur duyuyorum” diye yazmıştı.
DİHA/ADANA