İstanbul'da Sosyalist Kadın Meclisleri, Gökkuşağı Kadın Derneği, EMEP, SDP, EHP ve Yeni Demokrat'tan kadınlar ile Sosyalist Feminist Kolektif'in de aralarında bulunduğu çok sayıda kadın örgütü, işkence ve tecavüz suçlarını işlediği kanıtlanmasına karşın İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi müdür yardımcılığı görevine getirilen Sedat Selim Ay hakkında suç duyurusunda bulundu. Suç durusunda bulunmadan önce Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde bir araya gelen kadınlar, 'Biz bu işkenceciyi tanıyoruz, tanıklığımız var' yazılı pankarta açtı. Kadınlar ayrıca, 'Tecavüzcü SS Ay görevden alınsın', 'Biz bu katili tanıyoruz' yazılı dövizler ile Sedat Selim Ay'ın faillerinden olduğu tecavüz ve işkencelerin anlatıldığı 'Ses ve Cesaret' kitabını taşıdı. 


İşkenceler açıktan yapıldı
Kadınlar sık sık, 'Sedat Selim Ay görevden alınsın', 'Tecavüzcü devlet hesap verecek' sloganları attı. Kadınlar adına açıklama yapan Merve Tüfekçi, "Türkiye'de bir devlet geleneği olan işkenceye son yıllarda sıfır tolerans tanındığını iddia eden iktidar, tescilli işkenceci Sedat Selim Ay'ı terfi ettirerek bunun tam tersi bir anlayışa sahip olduğunu daha da açık bir biçimde göstermiş oldu" dedi. Tüfekçi, Ay'ın terfisinin geri çekilerek yargılanması gerektiğini söyledi.
Sedat Selim Ay'ın işkencesine maruz kalan kadınlardan Zelal Armutlu, 16 yaşındayken bir anmaya katıldığı için gözaltına alındığında, merdivenden aşağı atıldığını, vücuduna elektrik verildiğini aktararak, "Gözaltındaki diğer insanların korkup konuşması için tüm bu işkenceleri açıktan yaptılar. Sedat Selim Ay'ın yargılanmasını istiyorum" diye konuştu. İşkencede katledilen Hasan Ocak'ın kızkardeşi Maside Ocak ise, "Bizim ülkemizde adalet sadece binalarda, insanlar bugün sokaklarda bu işkencecinin nasıl bu makama geldiğini sorguluyor. O günün savcıları onu bu noktaya getirdiler. Bizlerin iki eli yakalarında olacaktır" dedi.

'Polisler tecavüzü kabul etti'
Sanatçı Pınar Aydınlar da, suç duyurusunda bulunan kadınlara destek verenler arasındaydı. 'Bu dava hepimizin davası' diyerek işkenceye uğrayan herkesin yanında olacağını belirtti. Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatlarından Sezin Uçar da, Ay'ın elinde devrimcilerin kanı bulunduğunu belirterek, bir ay önce gözaltına alınan sosyalist kadınlardan birinin TMŞ 3. Şube'deki polisler tarafından tecavüzle tehdit edildiğini, polislerin o dönemde yaşanan tecavüzleri kabul ettiklerini, ancak bu tecavüzleri erkeklik duyguları ile değil, işkence amacıyla yaptıklarını belirttiklerini aktardı.
O dönemde işkence gören kadınlardan Arzu Demir, Nuran Atmaca, Meral Armutlu, Zelal Armutlu ve Birsen Kaya açıklamadan sonra Sedat Selim Ay hakkında suç duyurusunda bulundu.

'Ben atadım, bu göreve layıktır!'


İşkence ve tecavüz vakalarıyla gündeme gelen Sedat Selim Ay'ın Terörle Mücadeleden Emniyet Müdür Yardımcılığı'na atanmasıyla ilgili İstanbul Valiliği de bir açıklama yapmıştı. Vali Mutlu, emniyetin tavsiyesiyle Ay'ı atadıklarını söyledi. Mutlu işkenceci Ay'ın siciline atfen şu övgü dolu sözleri kullandı: "Biz atama yaparken bütünüyle mesleki ölçülere bakarız, geçmişte verdiği hizmetler nelerdir, tevdi edilecek görevi layıkıyla yerine getirebilir mi? Sedat Selim Ay'ın daha önce verdiği hizmetler, mesleki sicili bizde vereceğimiz görevi hakkıyla yerine getirebileceğine dair kanaat oluşturmuştur. Nitekim Sedat Selim Ay daha önceki görevlerinde, örneğin Diyarbakır’da başarılı çalışmalar yapmıştır. Biz de böylece bu görevi kendisine verdik."

 DİHA/İSTANBUL