HDP Eşbaşkan Yardımcısı Üyesi Sezai Temelli, devletin bekası uğruna halkların yaşamının gasp edildiğini belirterek, bu gidişe dur demenin yolunun, referandumda 'Hayır' demekten geçtiğini söyledi. 

Türkiye'de Anayasa değişikliği tasarısının 16 Nisan'da oylanacağı referanduma ilişkin tartışmalar sürerken, ekonomik kriz de gün geçtikçe derinleşiyor. Son olarak Ziraat Bankası, TPAO, BOTAŞ, PTT, TÜRKSAT, ETİ Maden, Çaykur, Halk Bankası, TÜRKSAT, THY ve BİST gibi kamu kurumlarının Bakanlar Kurulu kararı ile Varlık Fonu'na devredilmesini değerlendiren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkan Yardımcısı Sezai Temelli, uygulamanın günü kurtarmaya dönük alınmış önlemler olduğunu söyledi.

Kaynaklar çarçur edeliyor

AKP iktidarı için referandumda 'Evet' çıkması ve siyasi geleceklerinin sürdürebilmesi için yaşanan ekonomik krizin gölgelenmesi, konuşulmamasının aciliyet taşıdığını belirten Temelli, Türkiye’nin uzun bir zamandır ekonomik kriz yaşadığını, bu krizin yükünü hafifletmek ve durumu idare etmek için elde bulunan bütün kaynakların çarçur edebildiğini vurguladı. 

Kaynağı belirsiz para

Türkiye’nin borç batağında olduğunu dile getiren Temelli, “Kaynağı beli olmayan para girişlerine olanak sağlandı. Özelleştirme hamleleri ile bu devam etti. Ama bütün bu gelişmelerden sonra son bir buçuk yıldan kriz derinleştikçe durumu idare etme arayışlarına gidildi. Artık sınır tanımayan gözü dönmüş bir ekonomi politikası ile karşı karşıyayız. Bunun en son örneği Varlık Fonu uygulamasıdır. Varlık Fonuna gelene kadar neleri denediler. Borçları yeniden yapılandırdılar. Vergi alacaklarını yeniden yapılandırdılar. Hata başarılı olamadılar süreyi uzattılar” şeklinde konuştu.

Emekçilerin gelirleri gitti

İktidarın Bireysel Emeklilik sistemini zorunlu hale getirip emekçilerin belli bir miktar gelirine el koyduğunu belirten Temelli, “Bu yetmedi hesapsız kitapsız bir şekilde kredi dağıtarak insanları ikna etmeye kriz yokmuş gibi göstermeye çalışıyor. Ancak dış ticareti açık veriyor. Cari açık gittikçe daha büyüyor. Turizm gelirleri düşmüş. Bir doğal kaynak geliri yok” diye belirtti. 

Demokratik cumhuriyetle aşılır

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte “Devlet anonim şirket gibi yönetilmeli” sözünü hatırlatan Temelli şöyle devam etti: “Bugün içinde yaşadığımız sorunların nedeni 16 yıllık AKP iktidarıdır. Bütçeyi Cumhurbaşkanı yapacak buna itiraz edecek bir Meclis olmayacak. Kendi kişisel kararlarına göre ekonomiyi biçimlendirmeye kalkacak. Devletin bekası uğruna halkların yaşamı gasp edilecek, bu kabul edilmez. Sorunlar bu şekilde çözülmez. Sorunlar çoğulcu laik demokratik bir cumhuriyet modeli ile aşılabilir. Bunun için de bu ceberut sisteme son vermek gerekir.”

Mutlaka kazanmalıyız

Türkiyenin ekonomisi, siyaseti ve diplomasisinin dünyada itibarsız hale geldiğine dikkat çeken Temelli, “Tek adam rejimine başkanlık anlayışına iktisadi anlamda da dur denilmesi gerekiyor. İktidarın yürüttüğü siyasetin ve ekonomik politikalarının içinde savaş, katliam, yıkım, yerinden etme, gözaltılar, KHK’ler, kadın cinayetleri, iş cinayetleri, çocuk istismarları yani kirli olan her şey var. Bunun için tek çare referandumda ‘Hayır’ diyerek mutlaka kazanmak zorundayız” ifadelerini kullandı.


Dış ticaret açığı 33.61 milyar dolar

MB verilerine göre, cari işlemler açığı 2016'nın Aralık ayında 2015'in Aralık ayına göre 784 milyon dolar azalarak 4 milyar 268 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Merkez Bankası, 2016 yılı Aralık ayına dair Cari İşlemler Dengesi verilerini açıkladı. Verilere göre, Cari İşlemler Dengesi Aralık ayında 4.27 milyar dolar açık verdi. 2016'nın son ayında 4.5 milyar dolar açık bekleniyordu. Böylece Türkiye, 2016 yılını 33.61 milyar dolar açık ile kapatmış oldu.

Beklenti 4.50 milyar dolardı. Kasım ayı cari açığı 2.24 milyar dolara revize edildi.

Aralık ayında ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığı 2015 yılının aynı ayına göre 834 milyon dolar azalarak 4 milyar 213 milyon dolara düşerken, hizmetler dengesi fazlası 23 milyon dolar artarak 624 milyon dolar oldu.

Hizmetler dengesi altında seyahat gelirleri 2015 yılının aynı ayına göre 186 milyon dolar azalarak 972 milyon dolara, seyahat giderleri de 196 milyon dolar azalarak 272 milyon dolara geriledi.

Birincil gelir dengesi açığı, 2015 Aralık ayına göre 87 milyon dolar artarak 933 milyon dolara yükseldi. Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, 60 milyon dolar artarak 863 milyon dolar oldu.


RUKEN DEMİR / SAKIP YAŞAR / DİHABER / ANKARA