
HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ İstanbul’da gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Demirtaş’ın açıklamaları özetle şöyle:
Muhalifler sokakları iyi kullanmalı
Yeni güvenlik paketinin HDP ile birlikte Türkiye’deki bütün muhalefeti ve muhalif olma potansiyeli taşıyanları sindirmeye, tehdit etmeye yönelen bir amacı var. Bu yasa olmasa da polis istediğini zaten yapıyor. Devlet kamu güvenliğini tehdit ettiği için insanlar sokakta eylem yapıyor. Bu paket müzakere sürecini tuzla buz etme ihtimali olan, müzakere ruhuna tamamen aykırı bir pakettir. Bu yasa çıkıyor diye Türkiye’nin bütün muhalif güçleri sokağı iyi kullanmalıdır. Sokağın gücünden taviz vermemelidir. Bürokrasi, yargı, medya üzerinde zaten büyük bir baskı var. Teslim almadıkları tek yer sokak. Diğer yandan yasaya çok fazla takılmamak lazım, zaten bu yasa fiilen yürürlükte.
‘Seçime parti olarak gireceğiz’
Bir yeni yaşam programının peşindeyiz. Dolayısıyla adaylarımızın HDP’nin programı eşliğinde seçimlere katılması, kampanya yapması ve HDP’nin büyümesi gerekiyor. “HDP’ye yönelen AKP’li Kürtler, Kobanê direnişinden sonra HDP’den vazgeçtiler” tespiti doğru değil. Muhafazakar tabanla sorun yok. Sorun IŞİD. IŞİD görüntüleri, Kürtlerde tam bir nefrete dönüşüyor.
‘Barajın altında kalırsak kalırız’
Baraj altında kalırsak da kalırız. Öyle bir durumda seçim barajına karşı daha etkili çalışırız. Biz eğer parlamentoya giremezsek diğer küçük partilerle birlikte seçmenin yüzde 20 oyu dışarıda kalır ve Türkiye’nin farklılıkları parlamentoya yansıyamaz. Yeni, genç seçmenler de yüzde 14-15 civarında oyumuz var. Gençlik HDP’yi çok iyi anlıyor. Türkiye’nin geleceğini belirleyecek kesim bu kesim. Diğer yandan çok fazla alışkanlığı olanlar var; 20 yıldır, 30 yıldır CHP’ye, MHP’ye oy vermiş, devam ediyor. Bize de “Sizi seviyoruz, ama oy vermiyoruz” diyorlar. Ama sandıktan sevgi değil, oy çıkıyor. Umut gençlikte, barajı bu oylar aştıracak bize. Hiçbir seçimde olmadığı kadar sandığa hâkim olabiliriz.
Bu sefer 550 aday göstereceğiz. Seçilemeyeceğini bilerek, alt sıralardan da aday olsa, insanların “bu seçim önemli, HDP önemli” diyerek fedakarca çalışması gerekecek. Herkesten fedakarlık bekleyeceğiz. Sırf milletvekili olmak adına hareket edenlerden halk rahatsız olur.
‘Çözüm süreci etkilenmez’
Barajı geçemezsek çözüm süreci etkilenir mi, deniyor. Çözüm süreci parlamentoda başlamadı ama çözüm süreci mekanizmaları zora girer. Parlamentoya giremedik diye çözüm süreci bitsin, diyemeyiz. Biz başlatmadık bu süreci, Sayın Öcalan ile devlet başlattı. AKP düşünsün.
‘Kaymakamı Gülen mi atadı?’
Cizre’de paralel yapı var, her şeyi o gerçekleştiriyor, kolaycılığına kaçmamak lazım. AKP her yere hakim. Cizre’nin kaymakamını Fethullah Gülen mi atadı? Emniyet Müdürü’nü Ekrem Dumanlı atamıyor. Paralel yapı ile mücadele ettiğin iki yıldır hala orası için “paralel yapı” diyorsan terk et ülkeyi, bu bir AKP oyunu. Senin en güçlü olduğun sahada senin yapını bozarım, diyen bir meydan okuma. Sayın Öcalan’a ve PKK’ye mesaj. Yoksa TOMA’lar, panzerler, cemaatin araçları mı? Balistiği olmayan silahlar kullanılıyor Cizre’de ve saptanamıyor. Böylece “devlet sizi vuruyor, ama iz bırakmıyor” mesajı veriliyor. İkili görüşmelerde Cizre olayları konusunda bir şey duymadı heyetimiz. Ne Yalçın Akdoğan ne de İçişleri Bakanı bir şey demedi.
Cizre’de hükümetten bağımsız kuş bile uçmaz. Güvenliğiyle, halk içindeki ajan örgütlenmeleri vesaireleriyle Cizre’de otorite boşluğu değil, otorite fazlalığı var. MİT, emniyet istihbaratı, Kürt hareketi vesaire… YDG-H gençliğinin Kürt hareketini dinlemediği iddiaları doğru değil.
‘Hüda-Par kullanılıyor’
Hüda-Par, bu kaotik durum içinde sadece kullanıldı diye düşünüyorum. Hükümet Cizre senaryosunu yaymaya çalışırsa altında kalır. Bu kadarını sanmıyoruz. Çok yakın zamanda “ikinci bir paralel yapı çıktı” diyebilirler. “AKP içinde paralel bir yapı.” “Bu işleri paralel yapılar yaptı” diyebilirler. Bir yandan Bülent Arınç Hüda-Par’la görüşüyor, diğer yandan AKP içinde, hükümet içinde bundan çok rahatsız olanlar da var.
Hüda-Par’ın İslam dünyasında bir karşılığı yok. Geçmiş dönemde devletin hareketimize karşı kullandığı bir güç. Muhafazakar Kürtleri Hüda-Par temsil ediyor, diyemeyiz. Örgütlenmemiş olan Kürtler de var. AKP kendisinden kaçan oyların HDP’ye yönelmemesi için Hüda-Par’ı destekliyor ama AKP’ye tek laf etmeden büyüme şansı olamaz. Halk uyanıktır, bunu görür. Hüda-Par’ı operasyonel güç olarak kullanmak istiyorlar. Bizim çizgimizden muhafazakar taban da memnun.
Tartışmalara başlama aşaması
Çözüm sürecinde Sayın Öcalan’ın sunduğu bir müzakere zemini taslağı var. Hükümet bunu prensipte kabul etti, KCK de kabul etti. Şu anda bu metne göre tartışmalara başlama aşamasındayız. Tartışma başladı bir anda demokrasi gelecek ülkeye, diye bir ham hayal içine de girmemek lazım. Bu AKP ile 50 yıl görüşseniz de bir şey olmaz, bu zihniyetle olmaz. AKP’nin yüzünü demokrasiye dönmesi lazım. AKP “Seçimden önce çözülecek, yüzdük kuyruğuna geldik” diyor. Ne kuyruğuna gelmesi, balığa dokunmuyor, dışarıdan seyrediyor. Biz öyle görmüyoruz. Gözlemci heyet oluşursa aleniyet, şeffaflık olur, toplumsal destek artar. Ama AKP teşhir olmaktan korkuyor. Diyorlar ya, Öcalan martta çağrı yapacak, Newroz’da silah bırakılacakmış. Bizim bu konuda bir bildiğimiz yok. Diyelim ki çağrı yapıldı, silah bırakıldı, dağdakiler indi. Peki sen ne yapacaksın? Diğer isimlerini mi değiştireceksin, daha bunu bile söyleyemediler. Nasıl yüzüp de kuyruğuna gelmişler?
Bir sonraki aşamada genişletilmiş heyetlerin müzakereye başlaması gerekiyor. Müzakere “iki taraf olacak, üçüncü bir göz de izleyecek” anlamına geliyor.
‘Çanakkale projesi utanç verici’
Üzerinden 100 yıl da geçse, 500 yıl da geçse zihniyet değişmezse durum değişmiyor. 1915’in 100. yılına karşılık hükümetin hazırlık yapması utanç vericidir. 24 Nisan’da Çanakkale’de karşı proje yapılması utanç vericidir. Halbuki yüzleşme bekleniyor. 1-2 yıl önce taziye yapmışsınız, şimdi tam aksi yönde hareket ediyorsunuz. Hükümet tarafından desteklenen bir hakikat komisyonu kurulmalı. Ermeni Soykırımı da, Alevi katliamları da, Kürtlere yapılanlar da bu yüzleşmeye dahil edilmeli. Bu yüzleşmeyle bir helalleşmeye gidilmeli.
İSTANBUL