Dönemin Başbakanı Erdoğan'ın "Kadın da olsa, çocuk da olsa gereği yapılacaktır" sözleriyle hafızalardaki yerini koruyan 28 Mart katliamının bugün 9. yıldönümü. Yaşamını yitiren 7'si çocuk 13 kişinin acısı yüreklerdeki yerini korurken, katil polisler devlet tarafından korunmaya devam ediliyor. 

Muş'un Şenyayla İlçesi kırsalında, 24 Mart 2006 tarihinde, 14 HPG'li kimyasal silahlarla katledilmiş, 4 gerilla Amed'e getirilmişti. Cenaze törenine yönelik saldırı ardından kentte başlayan çatışmalar Kürdistan'ın birçok iline taşınmış ve 28 Mart olayları olarak tarihe geçen devlet katliamında  Amed'de Tarık Atakaya (22), Abdullah Duran (9), Enes Ata (8), Mehmet Akbulut (17), Mustafa Eryılmaz (26), Emrah Fidan (18), Mehmet Işıkçı, Mahsum Mızrak (17) ve İlyas Aktaş; Batman'da Fatih Tekin (3); Kızıltepe'de Ahmet Araç (27) ve Mehmet Sıdık Önder (22) polis tarafından atılan gaz fişekleri ve sıkılan kurşunların isabet etmesi sonucu yaşamını yitirmişti. 78 yaşındaki Halit Söğüt de polisler tarafından darp edilerek öldürüldü, 300'ü aşkın kişi ise yaralandı.  Katliamın üzerinden 9 yıl geçerken, 13 kişinin katlinden tek kişi ceza almazken, sadece Enes Ata ve Mahsun Mızrak'ın katledilmesine ilişkin dava açıldı.  Ata’yla ilgili üç özel harekat polisinin yargılandığı davanın tek delili olan gaz fişeği kapsülü Diyarbakır Adliyesi'ndeki adli emanette kaybedilirken, mahkeme polislerin tutuksuz yargılanmasında sakınca görmedi. 


 AMED