• Adıyaman Valiliği kent merkezinde kalan son konteyner kentlerin 30 Haziran’a kadar boşaltılması istendi. Gidecek yerlerinin olmadığını belirten depremzedeler, “Gidecek bir yerimiz yok. Sokakta kalacağız" diyerek tepki gösterdi. 

 

Kürdistan  ve Türkiye'de 11 ili etkileyen 6 Şubat depreminin üzerinden 3 yıl geçti ancak yarattığı tahribatın etkisi sürüyor. Depremin en çok etkilediği kentlerin başında ise Semsûr geliyor. Semsûr’da depremin ardından 55’in üzerinde konteyner kent kurulmuştu. Yaklaşık 118 bin kişi bu alanlara yerleştirildi. Konteyner kentlerin büyük bölümü kapatılırken, kent merkezinde çok az sayıda konteyner kaldı. 

Adıyaman Valiliği’nin geçtiğimiz günlerde gönderdiği tebligatlarla birlikte kent merkezinde kalan son konteyner kentlerin de 30 Haziran 2026 tarihine kadar boşaltılması istendi. Konteyner kentlerin kapatılması kararı yeni bir barınma krizini gündeme getirdi.

Kirada kalanlar etkilenecek

Jinnews’in haberine göre Adıyaman Valiliği verilerine göre kentte 42 bin 72 deprem konutunun yapılması planlandı. Tamamlanan konutların önemli bir bölümü kura yöntemiyle hak sahiplerine teslim edildi. Ancak depremzedeler, teslim edilen çok sayıda konutta inşaat çalışmalarının sürdüğünü ve birçok yapının henüz yaşanabilir durumda olmadığını belirtiyor. Kapatma kararından en fazla etkilenen kesimin kiracılar olduğu ifade ediliyor.

Deprem sonrası ciddi sorunlar yaşadığını ifade eden Zahide Koşar, “Şimdi buradan çıksak kiraya gideceğiz ama kira ödeyecek paramız da yok. Eşimin yaşlılık için aldığı maaşla geçinemiyoruz ancak yiyecek içecek alabiliyoruz. Elektriğe suya verecek paramız yok. Ben kendim de çok hastayım, çalışamıyorum. Çadır olsa çadıra girerdik ama çadır da yok. Bize bir ev verselerdi ya da kiramızı ödeselerdi yeterdi” dedi. 

 

Köyde gidip çadırda kalacağım 

Zeynep Yılmaz ise üç engelli çocuğu ile yaşadığını ve ekonomik olarak da ciddi sorunlar yaşadığını belirtti. Yılmaz, “Köyde bir yerimiz var orayı daha yapmamışlar biz de gidip orada çadır açacağız. Üç çocuğum hasta, biri de yatalak. Geçim yok. Hiçbir şey alacak durumum yok, çare de kalmadı. Köyde gidip çadırda kalacağım, kira ödeyemem. Yaz ayı da geldi. Ne yapacağız bilmiyorum. Çaremiz kalmadı” diye belirtti. 

Kira 18 bin ben nasıl ödeyeyim? 

İsmini vermek istemeyen bir yurttaş da yaşadıkları konteynerin da çeşitli sorunları olduğunu belirterek şu sözlerle tepkisini dile getirdi: “Devlet bize ev vereceğini söyledi, kiracıları mağdur edemeyeceğini söyledi. Kira 18 bin ben nasıl ödeyeyim. Bu kararı kötü karşıladık ama ne yapalım, ne desek boş. Bize burayı boşaltın çıkın diyorlar. İş imkanı, ev imkanı yok, dört çocukla ben ne yapacağım?”

İsmini vermek istemeyen bir başka yurttaş da “Bizi buradan çıkaracaklar, yapacak hiçbir şeyimiz yok. Ya sokakta kalacağız ya da zorla bir yerlere sığınacağız. 6 Şubat’tan önce biz de kiracıydık. Eşimi kaybettim, bir çocuğumla beraberim. İşim yok çalışmıyorum, ayaklarımda eklem daralması var. Bu şekilde hayat mücadelesi veriyoruz, şu an yapacak hiçbir şey yok.  Yapacak tek şey aileme sığınmak, ailesi olmayanlar ne yapacak?” diye konuştu. SEMSÛR