
Çöplük alandalar
Katledilen PKK'lilerin genellikle çöpün döküldüğü alanlara toplu bir şekilde bir defnedildiğini aktaran Ceylan, "Devlet bilinçli olarak cesetleri çöplüğe defnetti. Onlara göre en uygun yer çöplükmüş" değerlendirmesinde bulundu. Katledilen PKK'lilerin cenazeleri üzerinde işkence izlerine de rastladıklarını ifade eden Ceylan, "Toplu mezarlardan çıkardığımız cesetlerden arta kalan sadece kemiklerdir. 90'lı yıllarda cenazelere gittiğimiz zaman kimi cenazelerin panzerlerin arkasına bağlanarak cesetleri tahrip ediliyordu. Bazen de cesetlerin üzerine köpekleri bırakarak cesetler tahrip ediliyordu" diye konuştu.
Savaş suçudur
Türkiye'nin 1948 yılında savaş suçu işlemeyeceğine dair uluslararası sözleşmeyi imzaladığını, ancak bölgede yaşanan kirli savaş sonucu devletin savaş suçu işlemesinden dolayı toplu mezarları açmak istemediğini vurgulayan Ceylan, "Devlet, PKK'yi 'terörist' olarak lanse ediyor. Ancak, devlet bunun bir halk hareketi olduğunu çok iyi biliyor. Devlet bu coğrafyada yaşattığı kirli savaş sonucunda burada savaş suçu işlemiş. Bunun için de katlettiği cesetleri alanlarda bıraktı. Devlet işlediği savaş suçunu dünya kamuoyuna lanse etmek istemediği için toplu mezarları açmıyor" diye belirtti. Toplu mezarların açılması gerektiği ve işlenen savaş suçunun faillerin de cezalandırması gerektiğini ifade eden Ceylan, "Devlet hesap verme niyetinde değil. Devlet savaş suçu işlemiş ve hesap verme niyetinde olmadığı için hala kemiklerden intikam almak istiyor. İnsan hakları savunucusu olarak da her zaman bunun peşinde olacağız" diye konuştu.
Mezarlar yok ediliyor
Tespit edilen yeni toplu mezarlara ilişkin çalışma yürüteceklerini ifade eden Ceylan, "Bize gelen bilgilere önce değerlen- diriyoruz. Toplu mezarların olduğu yerlere gidip keşif yapıyoruz. Toplu mezar olduğuna kanaat getirdiğimizde ise savcılığa toplu mezarın açılması için müracaatta bulunuyoruz. Fakat çoğu zaman müracaat etmemizin ardından devlet yetkilileri oraya gidip patika yolu adı altında yol açarak toplu mezarların olduğu yerleri yok ediyor" dedi.
Devletin toplu mezarların açılması konusunda samimi olmadığını vurgulayan Ceylan, "Eğer devlet samimi olmuş olsaydı bu toplu mezarlar devletin arşivlerinde var. Hakikat komisyonu ve DNA bankası kurulmuş olsaydı şimdiye kadar bu toplu mezarlar açılmış olacaktı. Ve devlet kendi geçmişiyle yüzleşmiş olacaktı" diye konuştu.
ATK sahtekar
Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılmasından dolayı toplu mezarların yeniden açılması için yetkili mahkemelere başvuruda bulunacaklarını belirten Ceylan, "Ancak, kemiklerin bir bütünen Adli Tıp'a gönderilmesi taraftarı değiliz. Çünkü Adil Tıp'a gönderilen 5 cenazemiz sivil kişilere ait olduğundan dolayı göndermiyorlar. Şu anda dönen en büyük sahtekarlık Adli Tıp Kurumu'ndadır" diye belirtti.
MEHMET ŞAH ORUÇ/DİHA/BİTLİS