
Tanrıverdi, DİSK'in 90'lıların sonuna doğru Soma'da sendikalaşmak istediğini belirterek, "Devlet DİSK'i oraya sokmamak için DİSK temsilcilerini seçim binasından jandarma zoruyla dışarı attı. İşçiler de DİSK'e oy vermemeleri yönünde tehdit edildi" dedi. Daha fazla üretim baskısının Soma'da yüzlerce emekçinin ölümüne neden olduğunu söyleyen Tanrıverdi ile Soma gerçeği üzerine kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.
Soma’da kaç yıl çalıştınız? Soma’nın koşulları o dönem nasıldı?
1993-1999 yılları arasında Soma'da kaza yerine yakın başka bir madende mühendis olarak çalıştım. Özel şirketler alana yeni girmişti. 2 bin 200 civarında işçi çalışıyordu. Yöntem olarak yarı-mekanize bir yöntemle çalışılıyordu. Daha fazla üretimi esas aldı. O dönemde bölgede DİSK sendikalaşmak istedi. Türk-İş vardı. Devlet DİSK'i oraya sokmamak için DİSK temsilcilerini seçim binasından jandarma zoruyla dışarı atmışlardı. Çok açık bir hile yapılmıştı. İşçilere, 'DİSK çıkarsa işten atılabilirsiniz' tehdidi yapılmıştı. Bu son olaydan sonra sendikal seçimle ilgili haberleri okuduğumda aynı metod devam ediyor.
Bir mühendis olarak Soma’daki faciayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kaza deniliyor. Kaçınılmaz deniyor. Kaza kaçınılmaz değildir. Emniyet tedbirleri alındıkça kaza oranları düşer. Bunun için söndürme özel ekipleri vardı. Ki o dönem bile öyle uzmanlaşmışlardı ki, yangınları önlüyorlardı. Televizyon izlediğimde temiz havanın girdiği yerde yangın çıkıyor. Üretim baskısı buna sebep olmuştur. Bu işlemleri aynı zamanda çalışmanın sürdüğü anda yapmışlardır. Çünkü yangınlar bu seviyeye gelene kadar baya zaman geçer. Bu zaman diliminde madeni boşaltabilirlerdi. Ama daha fazla üretim, işçi ücretleri vb düşünülerek genelde bu yapılmıyor. Yani işin özü patronlar maliyeti ne kadar düşürüp üretimi ne kadar artıracaklarına bakıyor.
Özellikle yer altında çalışan herkesin kendi maskesi vardır. Bu maskeler 45 dakika zaman diliminde kullanılabilir. Bu durumda bunlar masraf olarak görüldüğü için yenilenmiyor. Ölümlerin büyük bir kısmı da bundan olmuş gibi gözüküyor.
Yangın çıktıktan sonra Enerji Bakanı krizi yönetmek açısından gitmiş oraya. Direk kamouyunu yanıltmak için orada bulunuyor. Önce 'trafo' dediler. Bu da orada halkta 'elektirikte bir şey çıktıysa bu önlenemez' fikrini oluşturdu. Ama trafoda çıkan bir yangın alanlardan uzak olduğu için böylesi bir sonuç doğurmaz. Trafo yangını meselesi "halkı önlenemez bir kazadır" fikrini yerleştirmek için yaptılar. Ölenlerin ailelerine ve orada bulunan halka başsağlığı diliyorum.