
Suruç Katliamı’nın AKP’nin tampon bölge hesabıyla da bağlantılı olduğunu belirten KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, “Tampon bölge meselesi de DAİŞ’e rahat çalışma, örgütlenme, dinlenme ve hazırlık alanı oluşturmayı amaçlıyor. Cerablus’ta ısrarla tampon bölge kurmaları DAİŞ’e alan açmak içindir. Tampon bölge DAİŞ karargahı demektir. Hedef Rojava’dır” dedi.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, AKP’nin tüm Türkiye ve Kürdistan’ı DAİŞ’e açtığına belirterek “Tüm Türkiye halkı, Kürtler, özelde de Aleviler bilmeli ki tehlike kapıda. Bunun da önüne öz savunmayla geçilebilir” dedi. Besê Hozat, Davutoğlu’nun PKK ve DAİŞ’i aynı kefeye koyan “teröre karşı ortak deklarasyon” açıklamasına da tepki göstererek, “Çok alçakça bir açıklama. DAİŞ’i doğuran bu zihniyet, DAİŞ’ten daha tehlikeli bir zihniyettir. Bu zihniyet onlarca DAİŞ doğurur” diye belirtti.
Hozat, Suruç’taki katliamla AKP’nin DAİŞ kadar kendisini de toparlama amacı güttüğnü belirterek, “Artık AKP DAİŞ’leşmiştir” ifadesini kullandı.
Med Nuçe’de Cihan Özgür’ün sorularını yanıtlayan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, Suruç saldırısının 7 Haziran seçimleri öncesinde gerçekleşen Bingöl, Erzurum, HDP’ye dönük saldırılar, Amed’deki 5 Haziran bombalı saldırıdan ayrı ele alınamayacağını belirterek, “Pirsus da bunların devamı ve en üst aşamasıdır. Bu saldırının içinde kesinlikle AKP vardır, MİT vardır” dedi.
Vali DAİŞ’le çalışıyor
Hozat, özellikle sınır hattındaki MİT örgütlenmesine dikkat çekerek, AKP’nin planlama ve uygulamasıyla katliamın içinde olduğunu belirtti. Hozat, şunları söyledi: “Sınır hatlarında çok iyi biliyoruz, uçan kuştan MİT’in haberi oluyor. Özellikle Antep ve Urfa’da, bir bütünen Rojava-Türkiye sınır hattında MİT’in çok yoğun çalışmaları var. Böyle bir saldırı devletin, MİT’in haberi olmadan mümkün değil. Bu işin içinde devlet, AKP, Suruç-Urfa Emniyeti var. Urfa Valisi var. Urfa Valisi Girê Sipî özgürleştiğinde sınıra gidip açıklama yaptı. Üzüntüsünü dile getirdi. Baştan beri Urfa Valisi DAİŞ’le çalışıyor.”
Zaafiyet demek saptırmadır
Besê Hozat, ellerine ulaşan bilgilere göre Diyarbakır Emniyeti’nin de 5 Haziran saldırısında yer aldığını ifade ederek,
“Amed saldırısı sözde soruşturuluyor ama üstünü kapatıyor. Neyi soruşturacak; işin içinde kendisi var. Fail devletin, AKP’nin kendisidir. Planlayan ve uygulayan kendisidir. Somut elimizde veriler, bilgiler var. Güvenlik zaafiyeti demek gerçekleri saptırma dilidir. Devlet niye tedbir almadı diyenler yanlış noktadan hareket ediyor. Gerçekleri saptırmanın bir biçimi oluyor. Saldırının içinde yer alırken nasıl tedbir geliştirecek? Kürtler söz konusu olduğunda anlık istihbaratlarla baskınlar yapan, bir gün içerisinde onlarca insanı tutuklayan, hiç yok yere Emniyet, MİT, AKP’nin polisi böyle yaparken, canlı bomba gelecek ve oraya girecek ve bu fark edilmeyecek?” diye sordu.
Alçakça bir açıklama
Hozat, Türk Başbakan Davutoğlu’nun “Teröre karşı ortak deklarasyon” söylemlerine de sert tepki gösterdi: “Çok alçakça bir konuşmadır. PKK ile DAİŞ’i aynı kefeye koyuyor. PKK, kangrenleşmiş bir soruna karşı 40 yıllık mücadele veren bir harekettir. Üç dört yıldır da DAİŞ’e, El Nusra’ya karşı mücadele eden, direnen bir harekettir. Faşist çetelere karşı bölge halklarının haklarını savunan bir harekettir, insanlığı savunuyor. Böyle bir hareketi getirip sen DAİŞ gibi faşist bir çeteyle, sapkın bir çeteyle, bir tecavüz ordusuyla, insanlık düşmanı bir çete örgütle aynı kefeye koyacaksın ve diyeceksin ki gelin bu iki güce karşı mücadele edelim! Bu çok alçakça bir açıklamadır.”
DAİŞ’i doğuran zihniyet
Bu zihniyetin DAİŞ’i doğuran zihniyet olduğunu belirten Besê Hozat, “DAİŞ’i doğuran bu zihniyet, DAİŞ‘ten daha tehlikeli bir zihniyettir. Bu zihniyet onlarca DAİŞ doğurur. Esas mücadele edilmesi gereken bu zihniyettir” dedi.
DAİŞ’i besleyen, büyüten Türkiye’nin Kürt düşmanı, özgürlük mücadelesi veren tüm güçlere, demokratik sosyalist çevrelere de düşman olduğunun altını çizen Hozat, “Hükümet niye yas ilan etmedi” sorusunu da şöyle yanıtladı: “Hükümet niye yas ilan etsin. Bu katliam hükümeti sevindirmiştir. Onlara göre hepsi sosyalisttir, devrimcidir, AKP düşmanıdır, devlet düşmanıdır. Şehit düşen gençlerin AKP’deki tarifi, tanımı budur. Bu katliamla sol-sosyalist devrimci hareketler hedeflenmiştir. Amaç bu güçleri ezmektir, pasifize etmektir. Demokrasi güçlerinin stratejik birliği, demokratik ulus projesinin bu kadar başarılı olması, örgütlenmesi, Türkiye halkları nezdinde de kabul görmesi, halklar arasındaki yakınlaşma AKP’yi, Türk devletini ürküttü, korkuttu.
Halkların ittifakı hedeflendi
Bu saldırıyla halkların kardeşliği, birliği, demokratik ulus projesi hedeflendi. Sol sosyalist güçlerin yükselişi hedeflendi. Türkiye Devrimci Hareketi ile Kürt Özgürlük Hareketi’nin stratejik ittifakı hedeflendi. Kesinlikle en temel hedeflerden biri budur. AKP seçimlerden intikamını böyle aldı.”
Erken seçime gitmek için
Katliamın AKP’nin erken seçim istemiyle bağının olduğunu ifade eden Hozat, “AKP seçim sonuçlarından sonra erken seçim kararı almıştır. Koalisyon kurma vs. bunların hepsi hikayedir. Böyle giderse Türkiye kaosa gider, Türkiye koalisyonla yönetilmez, ancak tek parti ile gider bu da AKP ile olur demeye getiriyorlar. Bu patlama da bunun bir sonucudur” diye belirtti.
AKP DAİŞ’leşti
AKP’nin tampon bölge hesabının da katliamın bir diğer nedeni olarak işaret eden KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı, DAİŞ’in Rojava’daki savaşının da taktik ve stratejik olarak da Türk devleti tarafndan yönetildiğini belirterek şöyle konuştu:
“DAİŞ tarihinin en büyük darbelerini bu son birkaç ay içerisinde Rojava’da aldı. Bu, AKP’nin de darbe yemesi anlamına geliyordu. Bu saldırılarla Kürtlere, sol sosyalist güçlere darbe vurmak, DAİŞ’e de nefes aldırmak, toparlanmasına yardımcı olmak istiyor. Bununla kendisi de toparlanmak istiyor. Farkı yoktur gerçekten. AKP DAİŞ’leşmiştir. DAİŞ zorlanıyorsa AKP zorlanıyor. AKP zorlanıyorsa DAİŞ zorlanıyor. AKP’nin yürüttüğü siyaset onu DAİŞ’leştirmiştir. Erken seçim yapacak, diktatörlüğü devam ettirecek. Yanıbaşında da DAİŞ, onunla ittifak halinde bölgede terör estirecek.
Rojava’yı DAİŞ’e teslim etmek
Türk ordusunun yarıya yakını şu anda sınır hattında konuşlanmış durumdadır. Kara Kuvvetleri Komutanı iki yıldır Urfa’dan, Antep’ten çıkmıyor. Kobanê saldırıları buradan koordine edildi. DAİŞ stratejisini, taktiğini kimden alıyor? Aynı taktiği Rojava’da uyguluyor. DAİŞ bu aklı kimden alıyor. Türk devletinden alıyor, Türk ordusundan alıyor; Türk ekipleriyle taktisyenleriyle birlikte çalışıyor. DAİŞ gelecek, Amara Kültür Merkezi’nin önünde bomba patlatacak. Çok çarpıcı bir örnektir değil mi? Yani o kadar güç orada oluyor. Askeri güç, emniyeti, polisi, istihbaratı, MİT cirit atıyor -bir sürü görüşmeleri oluyor orada onları da biliyoruz- Suruç’u askeri karargah haline getirmiş, olağanüstü hal kapsamına almış. Böyle bir yerde de DAİŞ rahatlıkla gidip katliam yapacak! İşte kanıtı budur! İçindedir. Tampon bölge meselesi de DAİŞ’e rahat çalışma alanı, örgütlenme alanı, dinlenme ve hazırlık alanı oluşturmayı amaçlıyor. Cerablus’da ısrarla tampon bölge kurmaları DAİŞ’e alan açmak içindir. Tampon bölge DAİŞ karargahı demektir. Amaç Rojava’yı alıp DAİŞ’e teslim etmektir. “
AFAD değil DAİŞ kampları
DAİŞ’in AKP adına vekalet savaşı yürüttüğünün görüntülerle, belgelerle birçok kez ispatlandığını hatırlatan Hozat, özellikle AFAD kamplarındaki çete örgütlenmesine dikkat çekti.
“Şu anda AFAD kamplarının hepsi, Arapların olduğu bütün kamplar şu anda çetelerin kamplarına, cephaneliğine dönüşmüş” diyen Hozat, uluslararası kuruluşlara ve BM’ye de seslenerek AFAD kamplarında inceleme yapmaya davet etti.
AKP’nin gizli ordusu
Hozat, AKP’nin gizli ordusu, tetikçi gücü olan gladionun özellikle Kuzey Kürdistan’da devreye konulduğuna; bunların içinde bir sürü DAİŞ’li olduğuna işaret ederek, şunları vurguladı: “DAİŞ şu anda Kuzey Kürdistan’ın ve Türkiye’nin bazı bölgelerinde çok ciddi örgütlenmiş durumda. Bunu AKP örgütlüyor. Kürdistan’da katliam yapan Hizbullah Türkiye’nin DAİŞ’idir. AKP DAİŞ’i meşrulaştırdı, normalleştirdi. Türkiye halkları, toplumu ciddi bir tehlike altındadır. AKP Türkiye’yi bir mayın tarlasına dönüştürdü. Her an nerde nasıl mayının patlayacağı belli değildir. Suruç’taki bomba yarın Ankara’da, İstanbul’da da, Giresun’da da patlayabilir, Kürdistan’ın herhangi bir şehrinde de patlayabilir. AKP bütün Türkiye’yi Kuzey Kürdistan’ı DAİŞ’e açtı, örgütledi. Hizbulkontra da silahlanıyor. Dikkat edin basın bunu hiç yansıtmıyor. Kürtler, Türkiye halkları ve özelde de Aleviler bilmeli ki tehlike kapıdadır.”
Tek yol öz savunma
Tüm bunlardan korunmanın yolunun öz savunma olduğunu kaydeden KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Hozat, “Ciddi bir dayanışma birlik ve örgütlenme çok temeldir. Bu da bir öz savunmadır. Şu anda DAİŞ zihniyeti Türkiye’yi yönetiyor. Güvencesi yoktur. Halk örgütlenmeli, milyonlar ayağa kalkmalıdır. Halk silahlanarak kendi savunmasını geliştirebilmelidir. Hiç devletten beklemeden, zaten devlet geliştiriyor bunu, sen kimden yardım istiyorsun?” dedi.
HABER MERKEZİ