
Kudin’in cenazesi Urfa Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Yapılan otopsinin ardından Viranşehir Belediye Mezarlığı’nda toprağa verildi.Cenazeye, Viranşehir Belediye Eşbaşkanları, DBP ve MEYA-DER yöneticileri de katıldı. Kudin için Yenimahalle Taziye Evi’nde taziye kuruldu.
Ağabey Hakkı Kudin, polis şiddetinden ötürü kızkardeşinin yaşamını yitirdiğini belirtti. Polisler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını belirten Kudin, “Kardeşlerim balkondayken önce balkona ardından binanın içerisine gaz bombası atmışlar. Hatta binaya girmeye çalışan kardeşlerime de gaz bombası atılmış. Kız kardeşim, erkek kardeşimi polisin elinden almak için aşağıya inmeye çalışırken binanın gaz bombasının atılmasından dolayı dengesini kaybederek merdivenlerden düşüyor. Biz karşı binada olmamıza rağmen biz bile gazdan etkilendik. Ailem müdahale etmeye çalışırken polis onları da tehdit ederek zırhlı araç üzerinden silah doğrultmuş” diye anlattı.
Ayşe Kudin, bu yıl Tunceli Üniversitesi’nden mezun olmuştu.
Bawer Kürdistan oldu
Amed’de Kobanê serhildanına yönelik Hizbulkontra güçler tarafından gerçekleştirilen saldırıda Bawer Şeyhanoğulları çocukluk arkadaşı Uğur Özbay’la birlikte katledildi. Anne Rewzete Şeyhanoğulları, “Bawer karşısında başım diktir. Bawer Kürdistan oldu” dedi.
19 yaşındaki Bawer Şeyhanoğulları 9 Ekim’de Bağlar İlçesi’ne bağlı 5 Nisan Mahallesi’nde öldürüldü. Ortaokulu bitirdikten sonra çalışmaya başlayan Bawer, Sur İlçesi’ne bağlı Dağkapı Meydanı’nda bulunan bir lokantada çalışıyordu. Kentte 6 Ekim’de başlayan protesto eylemlerine katılan Bawer, eylemlerin 3. gününde Hizbulkontra saldırısı sırasında aldığı satır darbeleri ile yaşamını yitirdi. Üzerinde kimlik bulunmadığı için 2 gün boyunca Diyarbakır Devlet Hastanesi morgunda bekletilen Şeyhanoğulları, ailesinin aramaları sonucunda bulundu.
Annesi televizyondan öğrendi
Bawer’in annesi Rewzete Şeyhanoğulları oğlu ile ölümünden yarım saat önce konuştuğunu söyledi. “Bana ablasına gideceğini söyledi. Daha sonra aradım telefonu kapalıydı” dedi. Ablasına gitmediğini öğrenince saatlerce televizyonun karşısından ayrılmadığını belirten Anne Şeyhanoğulları, oğlunu aramadık yer bırakmadığını belirterek, “Televizyon iki kişinin öldüğünü ve üzerlerinden kimlik çıkmadığını söylüyordu. Onlardan birinin oğlum olduğunu bilmiyordum. Her yerde Bawer’i aradım bulamadım. Bawer’in arkadaşları geldi eve, onun hastanede olduğunu söylediler. Gittim oğlum hastane morgundaydı” diyerek yaşadığı şoku anlattı.
Anne Şeyhanoğlulları, “Bawer karşısında başım diktir. Bawer Kürdistan oldu. Bawer’im şehittir. O yüzden başım diktir” dedi.
Gaz bombası öldürdü
Bawer Şeyhanoğulları’nın akrabası olan 42 yaşındaki Mesut Menekşe ise 10 Ekim’de polisin gaz bombalı saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. Lice’de 1993 katliamına tanık olan ardından Amed’e yerleşen Menekşe 94’te tutuklandı ve 5 yıl tutuklu kaldı. Tahliye ardından polis tehditleri nedeniyle İstanbul’a yerleşen Menekşe ciğerlerinden rahatsızlandı. Kurban Bayramı’nda ailesini görmek için Lice’ye giden Menekşe protesto gösterilerine katıldı, polisin kullandığı yoğun gaz bombası nedeniyle rahatsızlanınca Amed’e gitti. Buradaki eylemlere de katılan Menekşe, Yenişehir İlçesi’ndeki eylemde gaz bombası nedeniyle fenalaşınca Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede 1 gün kalan Menekşe tedavisi sürdüğü halde hastaneden çıktı ve eylemlere katılmaya devam etti. Yoğun gazdan dolayı fenalaşan Menekşe 10 Ekim sabahı hayatını kaybetti. Kardeşi Serdar Menekşe, “Ağabeyim hasta olmasına rağmen yaşanan vahşete dayanamadı ve eylemlere katıldı” dedi.
DİHA/AMED
Öldürme kastıyla ateş
Dargeçit’te katledilen iki kişinin taziyesinden dönerken askerin açtığı ateş sonucu yaralanan Belediye Eşbaşkanı Sinan Akan, “Askerin niyeti bizi katletmek olmasaydı ayaklarımıza sıkardı, kafamıza, kalbimize kurşun sıkmazdı” dedi.
Mardin’in Dargeçit İlçesi’nde Hizbulkontra elemanı Kadri Şengül tarafından açıldığı belirtilen ateş sonucu Bilal Gezer (29) ve Sinan Toprak (16) katledilmişti. Toprak ve Gezer’in taziyesinin 2. günü taziyeden dönen yurttaşlara İlçe Jandarma Tabur Komutanlığı’nın açtığı ateş sonucunda Abdülkerim Seyhan adlı yurttaş yaşamını yitirmiş, 6 kişi de yaralanmıştı. Saldırıda sol göğsüne kurşun isabet eden Dargeçit Belediye Eşbaşkanı Sinan Akan, soruşturmanın yeni açıldığını ve şimdiye kadar hiçbir gözaltının olmadığını belirterek, “Devletin silahıyla katledildik. Devlet katliam yaptığını mı itiraf edecek?” diye sordu.
‘Namluları yağlayın’
Akan, “Kobanê yalnız değildir” sloganı ilçede protesto eylemleri başladığı gün Şengül’ün oğlu Muhsap Şengül’ün sosyal paylaşım sitesindeki hesabında, “Namluları yağlayın, bugün çeteler ortaya çıkacak, bizim anamız ağlayacağına onların anası ağlasın, silahları çıkarın hazırlanın” mesajları ardından gece 02.00 sularında arkadaşlarının katledildiğini söyledi.
Asker hedef aldı
Akan, kendilerine yönelik saldırıya ilişkin ise Jandarma Komutanlığı önünde her iki elini kaldırmasına rağmen ve rütbeli askerlerin kendisini tanıdıkları halde ateşe devam ettiklerini söyleyerek, “Askerin niyeti bizi katletmek olmasaydı ayaklarımıza sıkardı, kafamıza, kalbimize kurşun sıkmazdı” diye ifade etti.
Kafasının sol üst köşesinden kurşun sıyıran 14 yaşındaki Mehmet Gezici yaşadıklarının şokunda olduğunu ifade ederek, askerin göz göre göre halkı taradığını söyledi.
Sağ eline kurşun isabet ederek yaralanan 15 yaşındaki Cihat Ceylan ise, hastaneye yaralı bir şekilde gittikleri halde güvenlikçiler tarafından acil kapısında bekletildiklerini ifade etti.
DİHA/MARDİN