Devlet ve ezilenler cephesi

Forum Haberleri —

AKP-MHP-Ergenekon

AKP-MHP-Ergenekon

  • Mevcut TC. devletinin politik sınıf mücadelesinin devrimci cephesi Kurdistan Özgürlük Hareketi’nin belirlediği üzere üç kliği var: AKP– MHP– Ergenekon.
  • Ezilenlerin politik cephesi olarak Kurdistan Özgürlük Hareketi’nin devrimci eylemleri faşist makinede arızalar çıkartıyor, çıkartmaya devam edecektir.

DİYAR RUMÊT

Devlet kendinden müteşekkil tekil bir yapıdan çok farklı farklı egemen sınıf/kliklerin uzlaştığı bir makinedir. Bu faşist makine kendisini oluşturan kliklerin politik, ekonomik vb. öğeler üzerinden iktidar mücadelesine sahne olur ve o dolayımla makinenin kimi arızalar vermesine de neden olur. Bu arızalar politik sınıf mücadelesinin karşıt askeri güçlerinin olduğu bir ülkede daha büyük ve sansasyoneldir.

Kadir Cangızbay Türkiye özgülünde iki siyasi parti olduğunu ve bunların da PKK ve TSK olduğunu ifade etmişti.* Dolayısıyla Türkiye’de politik sınıf mücadelesinin de iki tarafı vardır: Ezilen emekçiden yana PKK ve ezen zenginden yana TSK. Bu politik sınıf mücadelesi devlet dolayımı ile bahsettiğimiz üzere farklı kliklerin çatışmasına zemin hazırlar. 2008 yılındaki Zap zaferi ile devletin iç savaş/kriz yaşaması veya yakın dönemde Garê operasyonunun başarısızlığı ile muhalefetin iktidarı sıkıştırması hatta çöktürme konseptinin vitrin yüzü Soylu’nun ‘imaj’ zedelenmesi yaşaması ve sonrasında Sedat Peker ifşaatları ile görünmez olmaya başlaması ya da bugünlerde Xakurkê ve Metîna’da askeri kayıpların yarattığı sarsıntının, iktidar taraftarlarınca “29 Aralık darbesi” olarak nitelendirildiği bir futbol maçı özelinde, Suudi Arabistan’da ortaya çıkan krizle yakından ilintili olmadığını kim ifade edebilir?

Mevcut TC Devleti’nin politik sınıf mücadelesinin devrimci cephesi Kurdistan Özgürlük Hareketi’nin belirlediği üzere üç kliği var: AKP– MHP– Ergenekon. Tarihsel açıdan sürekliliği ile Ergenekon cephesinin devlet nezdinde özellikle Türkiye’de kültürel iktidar alanlarını (Spor dünyasından medya dünyasına değin) amaçları doğrultusunda kullanmakta mahir olduğu açıkça ifade edilebilir. Zira Althusser’in de belirttiği gibi bunlar devletin ideolojik aygıtlarıdır ya da Kürt Halk Önderi Öcalan’ın belirttiği 3S (spor, sanat, seks) kültürü devletin ideolojik üretiminde de pay sahibidir. Öte yandan Ergenekon’un bu mahirliği buralarla sınırlı olmayan özellikle genel seçimlerde ortaya çıkan sonuçta da parmak sahibi olduğu aşikâr. Zira İYİ Parti’nin seçim sürecinde özellikle oy bazında CHP adayına görece az desteği mevcut iktidar bloğu içerisinde birdenbire gerilimli bir savaş alanına girmekten çok başta AKP olmak üzere AKP– MHP cephesini sakinleştirerek iktidarın dümenini ele geçirme noktasında yavaş yavaş ilerlemeyi tercih ettiği gözüküyor.

29 Aralık Krizi

Fenerbahçe– Galatasaray arasında oynanacak Süper kupa maçında daha öncesinde anlaşılan konseptin dışında isteklerde bulunulması üzerine Suudi Arabistan futbol yetkilileri ve TC futbol yetkilileri arasında çıkan sorun devletler arası bir krize dönüştü. Ülke içerisinde Neo–İttihatçı bir rejime öncülük eden AKP iktidarı bir siyasal kriz sürekliliği olan Siyasal İslam– Kemalizm çatışmasının periferinde tekrardan ilişkilerini kurduğu Suudi Arabistan devleti ile sıkıntı yaşamasına ek olarak kurucu paradigmanın siyasal İslam’ı (yani neo’yu) es geçen motiflerle konsolide edilmesinden büyük rahatsızlık duydu. Hemen akabinde açıklama yapan Erdoğan yıllar önce Sırrı Sakık’ın söylediği bir ifadeye gönderme yaparak karşı cepheyi -Ergenekon- hedef aldı. Burada da demokratik siyaset alanının siyasetçileri üzerinden politika geliştirmesi yapabileceği manevraları hatırlatma biçimi olarak ifade edilebilir.

Ezilenlerin politik cephesi olarak Kurdistan Özgürlük Hareketi’nin devrimci eylemleri faşist makinede arızalar çıkartıyor, çıkartmaya devam edecektir. Bu arızayı gidermeye talip güçlerin konumlanışına karşı ezilenler cephesine asgari fayda sağlayacak manevralara ihtiyacımız vardır. Lakin esas olarak Ergenekon kliğinin seçimlerle başlayan gizli, kapalı zaferleri yeni yerel seçimlerde açık seçik zafer veya yenilgiye ya da diğer kliklerin yine zafer veya yenilgilerine neden olabilir. Demokratik siyasetin öncüleri klik çatışmasını baz alarak politik sınıf mücadelesinin ezilenler cephesi ve onun ideolojik ifadesi olarak 3. Yol perspektifine en uygun olan rotayı oluşturmakta ısrarcı ve dikkatli olmalıdır.

Büyük devrimci İbrahim Kaypakkaya klikler arası mücadelede Kurdistan Özgürlük Hareketi’nin 3. Yol perspektifine paralel şekilde ezilenlerin cephesi için şöyle bir öneride bulunur: “iki gerici klikten birini tercih etmek söz konusu olamaz. İkisini de düşman olarak görür, ikisini de devirmek için mücadele eder; ama bunlar arasındaki mücadeleye gözlerini yummaz; bu boğuşmadan kendi hesabına azami derecede fayda sağlamak için, bunların birbirine göre durumunu iyi tespit eder, en gerici olanı tespit eder, ilk ve en şiddetli saldırılarını ona yöneltir, bu arada diğer gerici kliğin mahiyetini teşhir etmekten, onunla kendi arasındaki düşmanlık çizgisini sıkı sıkıya muhafaza etmekten de geri durmaz.”

*Ragıp Duran’ın aktarımı

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.