Yıkım kararı alınan Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde yaşayan yurttaşların valiliğe yürümesi polis tarafından engellendi. 

'Kentsel dönüşüm' adı altında yıkım kararı alınan ve daha önce suların kesilerek boşaltılması amaçlanan Sur'un Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde yaşayan yurttaşlar, yıkıma karşı valiliğe yürüme kararı aldı. Sabahın erken saatlerinde çok sayıda yurttaş, mahalle içerisinde bulunan Kilise meydanında toplandı. Yurttaşların toplanması üzerine mahalleler ve Urfakapı civarı, çok sayıda çevik kuvvet polisi ve TOMA tarafından ablukaya alındı. Yurttaşların yürüyüşüne izin vermeyen polis, muhtar ve mahallelilerin seçtiği temsilcileri yetkililer ile görüştüreceklerini söyledi. Bunun üzerine Lalebey Mahallesi Muhtarı Berzan Sular ve Alipaşa Mahallesi Muhtarı Abdullah Çelik ile mahalleden 2 temsilci, valilik ile görüşme amacıyla polis eşliğinde mahalleden ayrıldı. Mahalleliler ise muhtar ve temsilcileri meydanda bekledi. Daha sonra mahalleye dönen muhtarlar, vali ya da kaymakam ile görüştürülmediklerini belirterek, “Emniyet müdürü taleplerimizi vali ve kaymakama ileteceklerini söyledi. Bize herhangi bir geri dönüş olmadığı müddetçe de mahallede su ve elektrikler kesilmeyecek” bilgisini paylaştı. 

HDP, DBP ve ESP il örgütleri, HDP milletvekilleri ve Mimarlar Odası, Alipaşa Mahallesi’nde açıklama yaparak, yıkımı protesto etti. Lalebey ve Alipaşa mahallelerinden çok sayıda yurttaş da açıklamaya katıldı. Buraya gelen polisler ise açıklama yapılması halinde müdahale edecekleri uyarısında bulundu. 

Zor yıkmak istiyorlar

Halk polise tepki gösterirken, burada konuşan DBP İl Eşbaşkanı Zeki Baran, devletin varlığını Kürt halkının yokluğu üzerine kurduğunu dile getirdi. Sur’da yaşayan halkın geçmişini, evlerini kaybetmeyle yüz yüze olduğunu söyleyen Baran, Sur’un sıradan bir ilçe olmadığını, devlete peşkeş çekilemeyeceğini vurguladı. Baran, “Sur’u yıkmak istiyorlar. Bunu da zorla yapıyorlar. Her gün devletin yetkilileri gelip, ‘Ya burayı başınıza yıkarız ya çıkarsınız ya da elektrik ve suyunuz keseriz’ diyorlar. Sur’da insanlar burada doğup büyümüşler. Herkes çok iyi bilsin, Kürtlerin evleri, yerleri kimseye yer olmayacak ancak ona mezar olur. Bugüne kadar böyle olmuş bundan sonra da öyle olacak” diye konuştu. 

Biz nereye gideceğiz?

Ardından Alipaşa Mahallesi’nde oturan ve evleri yıkılacağı listede olan Mevlüde Kaya söz alarak, Sur’u yıkmak isteyenlere “Bizi Sur’dan çıkarıyorsunuz, biz nereye gideceğiz?” diye sordu. Gidecek yerlerinin olmadığını dile getiren Kaya, ne olursa olsun Sur’u terk etmeyeceklerini vurguladı. 

Alipaşa Mahallesi’nde oturan bir diğer mahalle sakini Mevlüt Dağtaş ise “Herkes bilsin ki başımızı veririz Sur’u vermeyeceğiz. Tankı topu olanlar gelip bizi zorla çıkarabilirler ama biz terk etmeyeceğiz. Elektriklerimizi, suyumuzu kesmekle tehdit ediyorlar. Kessinler, biz susuz da olsa karanlık da olsa buradan çıkmak istemiyoruz. Biz burada doğduk, burada ölmek istiyoruz. Kimsenin parasına ihtiyacımız yok” dedi. 


UNESCO da sessiz

Son olarak konuşan Mimarlar Odası Şubesi Eşbaşkanı Şerefhan Aydın ise şunları söyledi: “Son iki yıldır Sur’da ciddi rant işgali söz konusudur. Sur’u yıkıp rant alanlarına çevirmek istiyorlar. Halkı kent içinde sürgüne zorluyorlar. UNESCO’ya seslenmek istiyorum. Sözde 2015’te Sur’u korumasına aldı ancak Sur’da gelişen hiçbir yıkama karşı çıkmıyor. Yapılar, yaşam, tarih, kültür yoksa hiçbir şeyin önemi yoktur. Bu pervasızca saldırılara karşı herkes sesini çıkarmasını istiyoruz.”

Konuşmaların ardından açıklama alkışlarla son buldu.  n amed