Kürt illerinde vali ve kaymakamların AKP il ve ilçe başkanları gibi çalıştığını belirten HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, "Ne yaparlarsa yapsınlar. Biz o sandıkları koruyacağız" dedi.
Kürt illerinde vali ve kaymakamların AKP il ve ilçe teşkilatlarıyla birlikte seçim çalışmalarına katılmasını eleştiren HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, seçimler öncesi 270 bin seçmenin oy sandığının taşınmasına tepki gösterdi. 19 ilde güvenlik bahanesiyle sandıkların taşındığını hatırlatan Beştaş, her şeye rağmen sandıkları koruyacaklarını söyledi.
Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) yapılan itirazları reddetmesini de eleştiren Beştaş, “Devletin kurumları, AKP’nin kurumları gibi çalışıyor. Diğer yandan ‘Burada güvenlik yok. Sandığın taşınması lazım’ diyerek YSK’ya başvuru yaptılar. YSK’ya büyük bir kitle seçmenin sandığını taşıma kararı aldırttılar. Sandıkların taşıması halkın iradesini tanımamaktır. Hiçbir şekilde hukuki değildir" diye konuştu.
Başka hileler de yapabilirler
Sandık taşımanın hukuka ve seçim kanunlarına aykırı olduğunu vurgulayan Beştaş, HDP'nin oylarının yüksek olduğu sandıkların AKP’nin hakim olduğu bölgelere taşındığını söyledi. Seçimlerde başka hilelerin de olabileceğini belirten Beştaş, şöyle devam etti: “Ne yaparlarsa yapsınlar. Biz o sandıkları koruyacağız. Halkımız iradesine sahip çıkar ve o sandıkları ellerinde geldiğinden fazlasıyla korur. Çünkü bu seçimin kaderi bir oy ile bile değişebilir.”
Valilerin partisinin seçim çalışmalarını Olağanüstü Hal (OHAL) gerekçesiyle engellediğini de sözlerine ekleyen Beştaş, seçimlerin adil ve eşit olmadığını ifade etti. ADANA
Köylülere asker tehdidi
Her seçimde HDP’ye yüzde 80 oranında oy çıkan Midyat’ın Gülveren köylüleri, İlçe Jandarma Komutanlığı’na çağrılarak "Oyunuz her seçimde HDP'ye gidiyor. Bu seçimde sakın öyle olmasın" denilerek tehdit edildi.
Belediye ve Valiliğin desteğiyle kente var olmaya çalışan AKP'ye bir destek de askeriyeden geldi. Midyat'ta bağlı Gülveren (Bahware) köyünde ikamet eden 10 yurttaşın, İlçe Jandarma Komutanlığı’na çağrılarak "Oyunuz her seçimde HDP'ye gidiyor. Siz organize çalışıyorsunuz. Bu seçimde sakın öyle olmasın" denilerek tehdit edildiği belirtildi. "Çıkarsa sizden biliriz" diyen Jandarma Komutanlığı, yurttaşları, "Seçim günü görüşürüz" diyerek köylerine geri gönderdi.
Köyde her seçimde HDP'ye yüzde 80'lik oranında oy çıkıyor. Köy halkı yapılan tehdide karşılık sandıklara daha güçlü şekilde sahip çıkacaklarını dile getirdi.
Hilelere karşı eğitim
HDP, AKP'nin hile ve hırsızlarına karşı Sandık Kurulu üyelerine yasal prosedür, hile ve hırsızlıklara karşı yapılacak konusunda eğitim eriyor.
Diğer seçimlerde oyların AKP’liler tarafından çeşitli usulsüzlüklerle sayılmadığını ve çalındığını hatırlatan HDP Bağcılar Seçim Eğitim Komisyonu Üyesi Zekiye İlbasan yaptıkları eğitimin detaylarını anlattı.
Sandık güvenliği için ellerinden geleninden fazlasını yapacaklarını belirten İlbasan, “Bağcılar ilçesi olarak bütün seçim bürolarımızda sandık görevlisi eğitimlerinin startlarını verdik. Sandık Kurulu üyelerimize yapılacak olacak usulsüzlüklerin ve hırsızlıkların önüne geçilmesi için bu eğitimlere başladık” dedi. Kurul üyelerine adım adım yapılacakları izah ettiklerini aktaran İlbasan, “Bu seçimde de diğer seçimler gibi çeşitli hilelerin yapılacağını biliyoruz. Sandık Krulu üyelerimizin yasaya hakim olmaları, ne yapılması gerektiğini bilmeleri gerekiyor. Düzenli eğitim veriliyor” şeklinde konuştu.
Sandık Kurulu üyelerinin 18 ila 30 yaş grubu arasında, gönüllü ve eğitimlere de katılımların da oldukça yoğun olduğunu belirten İlbasan, şunları paylaştı: “Bu seçimde gençlerimiz seçim güvenliğine oldukça önem veriyor ve kendileri gelip üye oldular. Bu bizi sevindiriyor. Sandık Kurulu üyelerimiz korudukları her oyun, kanın ve göz yaşının önüne geçeceklerinin bilincinde çalışıyor. Ramazan dolayısıyla saatlerimizi çalışan ve oruç tutan arkadaşlarımızın saatlerine uyarlıyoruz."
HDP’ye TV’de yer verilmedi
RTÜK’ün CHP’li üyeleri İsmet Demirdöğen ve İlhan Taşçı’nın hazırladığı rapora göre, Mayıs ayında hiçbir televizyon kanalı 7 Haziran seçimlerinde 6 milyonun oyunu alan HDP’ye yer vermedi.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) CHP’li üyeleri İsmet Demirdöğen ve İlhan Taşçı, TRT ve bazı özel televizyon kanallarındaki yayın istatistiklerini raporlaştırdı. Hazırlanan rapora göre, televizyon kanallarının Mayıs ayında siyasi parti ve temsilcilerine ayırdığı süre verilerine göre HDP, kamu kanalı olan TRT dahil hiçbir televizyonda yer almadı.
HDP, 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde 6 milyon 57 bin 500 seçmenin oyunu almıştı.

İftar sonrası 14 gözaltı
Buca Çamlıkule Mahallesi’nde iftar sofrası kuran HDP’li gençlerden 14’ü polis tarafından gözaltına alındı.
İzmir’in Buca ilçesine bağlı Çamlıkule Mahallesi’nde dün akşam iftar yemeği veren HDP üyesi gençler, polis tarafından gözaltına alındı. İftar sonrası gençlerin attıkları sloganlar gerekçe gösteren polis, biber gazıyla saldırdı. 4’ü olay anında olmak üzere 14 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan gençler İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şubede tutuluyor.
HDP yüzde 14’ün üstüne çıkmalı
Hukukçu Ayşen Funda Ata, "Hukukun üstünlüğü, insan hakları, özgürlükler ve barış içinde birlikte yaşam için HDP’yi yüzde 14’ün üzerine taşıyabilmeliyiz" dedi.
Avukat Ayşen Funda Ata, baskın seçimin hukukun geleceği açısından nasıl bir önem taşıdığını ANF’ye değerlendirdi. Avukatlık mesleğinin ve ceza yargılamalarının daha önce hiç bu kadar kötü bir yere koyulmadığına dikkat çeken Ata, bugünkü uygulamaların ve baskıların tek adam rejiminde hukukun tamamen rafa kaldırılacağının habercisi olduğuna işaret etti. Selahattin Demirtaş’ın Ankara Hukuk Fakültesi’nden arkadaşı olan ve 12 Eylül darbesinden sonra ilk kez kurulan Hukuk Fakültesi Derneği içinde toplumsal mücadelede onunla birlikte mücadele eden Ata, “Bugün ona omuz verme sırası bizde” diyerek herkesi 24 Haziran’da HDP ve Demirtaş’a oy vermeye çağırdı.
Düşman hukuku uygulanıyor
Hukukun işletilemez hale geldiğine; özellikle son 10 yıldır ceza hukuku temel çatısının tamamen yerle bir olduğuna dikkat çeken Ata, şu anda ceza hukuku sisteminin tamamen düşman ceza hukuku üzerinden yürütüldüğüne işaret etti. Ata, “Kendileri gibi olmayan herkesi düşman hukukunun bir öznesi olarak görüyorlar. Ortada bir suç olmasa bile suç üretmek, suç yaratmak üzerine kurgulanan bir sistem bu. Eskiden Türk Ceza Hukuku’nda ve Terörle Mücadele Kanunu’nda işletilmeyen pek çok madde artık işletilir hale geldi. Bundan 10 sene önce kimse ‘propagandadan’ yargılanmazken, son 4 yıldır neredeyse memleketin yarısı sosyal medyadaki paylaşımlarından veya otobüste iki çift laf edip iktidarı eleştirdiğinden dolayı sanık konumuna girebiliyor” dedi. Yargılamaların da hukuki zeminde yürütülmediğini hatırlatan Ata, barış akademisyenlerinin durumunu anımsatarak, gelinen noktada barış istemenin bile sanık olmak için yeterli sayıldığı, fabrikasyon bir yargılanmanın işletildiğini söyledi.
Tamamen politik davalar
Bu baskı ve hukuksuzluk ortamında avukatların da hedef haline geldiğine işaret eden Ata, pek çok meslektaşının savunma görevlerini ifa ettikleri için hapsedildiğini belirtti. İddianamelerin ne zaman hazırlanacağını, hakim karşısına ne zaman çıkacaklarını bilmedikleri, tamamen politik davalarla karşı karşıya olduklarını dile getiren Ata, “Davalar o kadar politik bir hale geldi ki aramızda ne yapalım diye konuşurken hukuku referans almıyoruz artık. Eğer politik ortam yumuşarsa tutuklu olan arkadaşlarımızın çıkabileceğini konuşuyoruz. Bu anlamda hepimiz yüzümüzü hukuka değil, politik ortama dönmüş durumdayız” diye konuştu.
Şırnak’ta el ile arama
En son Şırnak Adliyesi’nde avukatların tabi tutulduğu uygulamayı anımsatan Ata, adliyenin yanında yapılan AKP mitingi gerekçe gösterilerek, adliye girişinde avukatların üzerlerinin el ile aranmaya çalışıldığını belirtti. Avukatların bu uygulamayı protesto etmek için o gün duruşmalara girmediğini aktaran Ata, “Geldiğimiz durum gerçekten korkunç bir nokta. Bir süredir zaten bütün adliyelerde avukatlara yönelik X-ray uygulaması başlatılmıştı ama el ile arama kesinlikle daha önce karşılaştığımız bir tutum değil. Bu ilk defa oluyor, aslında sözün bittiği yerdir" şeklinde konuştu.
Hukuk rafa kaldırılacak
Ata, meslek hayatı boyunca ilk defa böylesi bir tıkanmayla karşı karşıya kaldıklarını ifade ederek, 12 Eylül 1980 darbesinde dahi avukatlık mesleği ve ceza yargılamalarının bu kadar kötü bir yere koyulmadığını söyledi. Bütün bunların, tek adam rejimi oturtulursa hukukun tamamen rafa kalkacağının açık göstergesi olduğuna dikkat çeken Ata, “Bu işler Şırnak’ta, Hakkari’de başlar, İstanbul’da yaygınlaşır, bu hep böyle olur” dedi. O nedenle 24 Haziran seçimlerinin herkes için hayati önem taşıdığını vurgulayan Ata, HDP’nin barajı geçmesi için herkesin 7 Haziran seçimlerindeki gibi hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Haklarımızı geri alacağız
Ata, şunları söyledi: “Eğer muhalifler birlikte davranıp HDP’ye oy verebilirlerse ve tıpkı 7 Haziran seçimlerinde olduğu gibi HDP’yi yüzde 14’ün üzerine taşıyabilirsek pek çok hakkı yeniden kazanıp daha da ileri taşıyabileceğimizi düşünüyorum. Herkes ne kadar hak kaybına uğradığımızı görüyor; bu bizim meslek için de geçerli, hukukun kendi çatısı için de geçerli. Sıradan vatandaş bile TMK’nın birçok maddesini ezberlemiş durumda.”
Hukukun üstünlüğü için de HDP
Aynı zamanda Selahattin Demirtaş’ın Ankara Hukuk Fakültesi’nden dönem arkadaşı olan Ata, “Selahattin Demirtaş sanık değil, tamamen rehin alınmış bir meslektaş benim gözümde” dedi. Ata, Demirtaş’ın öğrencilik döneminde haksızlıklara karşı gösterdiği tutum ve verdiği mücadeleyle tam anlamıyla bir hukuk insanı olduğunu vurguladı. Demirtaş ile Ankara Hukuk Fakültesi’nde ilk kez kurulan Hukuk Fakültesi Derneği’nde toplumsal mücadeleye birlikte omuz verdiklerini anlatan Ata, şöyle tamamladı: “Şimdi biz ona omuz vereceğiz. Hukukun üstünlüğü, insan hakları, özgürlükler ve barış içinde birlikte yaşam için bir oy HDP’ye, bir oy Demirtaş’a diyeceğiz.”
HDP’li işçilere saldırı
Altındağ’da bir inşaatta çalışan iki kardeş, Türk ırkçıların saldırısına uğradı.
Ankara’nın Altındağ ilçesine bağlı Karpapürçek Mahallesi’ndeki bir inşaattın artıklarını temizleyen Hacı Çelik (30) ve İsrafil Çelik (45) kardeşler, ırkçı bir grubun saldırısına uğradı. Edinilen bilgilere göre, inşaatta temizlik yapan Çelik kardeşlere yan binadan “toz çıkartıyorsunuz” şeklinde uyarı yapıldı. Bunun üzerine atıkları ıslatarak temizliğe devam eden kardeşlere ilkin yan binada biri kadın 3 kişi saldırdı. Ardından çevrede bulunan ve ırkçı içerikli sözler sarf eden yaklaşık 20 kişilik bir grup saldırıya katıldı. Bu sırada gruptan bazıları “Sizi burada istemiyoruz. Zaten Kürt’sünüz” dediği öğrenildi.
Saldırıda grubun içerisinden bir kaç kişi, Hacı Çelik’i inşaatın beşinci katından aşağı attı. Şans eseri bir alt katın balkona düşen Çelik ağır yaralandı. Boyun, kafa ve omuzlarında kırıkların olduğu tespit edilen Çelik, Dış Kapı Hastanesi’nde müşahede altına alındı. Darp edilen İsrafil Çelik ise ayakta gördüğü tedavinin ardından taburcu edildi.
İki kardeşin hastanedeki tedavileri sürdüğü sırada, saldırıyı duyan Çelik Ailesi ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) üyeleri hastaneye akın etti. Hastane bahçesinde HDP’lilere sözlü tacizde bulunan bir başka kişi ise “silahım olsa hepsini öldürüldüm” dediği belirtildi.
Kars nüfusuna kayıtlı kardeşler yaklaşık 15 yıldır aynı mahallede ve HDP’li kimlikleriyle tanınıyor. Olay yerine gelen sivil polis, saldırgan gruptan kimseyi gözaltına almadan ayrıldı.
