İsviçre Gündemi
İsviçre’nin Cenevre kentinde toplanan Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi, uluslararası şirketlerin insan hakları standartlarına uyması için önlemler alınması ve yeni kriterler belirlenmesini bir karar tasarısı olarak oylamaya sundu.
Oylamada verilen kabul ve red oyları, batının insan, doğa sevgisinin ne anlama geldiğini ortaya koymakla yetinmedi, aynı zamanda büyük şirketlerin devletleri çıkarları uğruna hangi düzeyde ele geçirdiğini de açığa çıkardı. Konseydeki karar tasarısını Ekvador ve Güney Afrika hazırladı, ve 14'e karşı 20 oyla kabul edildi. Oylamada 13 ülke ise çekimser kaldı. Oylama sırasında yoksul ülkelerin daha doğrusu toprakları, zenginlikleri yağmalanan ülkeler evet oyu kullanırken, ABD, Japonya ve Avrupa Birliği ülkeleri red oyu kullandı. Red oyu kullanan bu grup, uluslararası şirketlere getirilecek kriterlerin yatırımları azaltacağını savundu.
Yoksul ülkeler ise uluslararası şirketlerin kar hırsıyla doğa ve insana ait hiç bir kritere uymadığını, göç, yoksuluk ve açlığa neden olduklarını savundular. Bu anlamda ele aldıkları örnekler de hayli düşündürücü ve dikkat çekiciydi. Chevron şirketinin Amazonlar, Shell şirketinin Nijerya'da açık bir şekilde hak ihlalleri yaptığını söyleyen evetçilerin örnekleri bununla da sınırlı kalmadı. Verilen örneklerde Afrika'yı aç bırakan Tarım Emperyalizmine ilişkin örnekler de herşeyi açıklamaya yetiyor. Örneğin geniş tarım arazilerine sahip Etopya’nın neden yoğun göç verdiği ve açlıkla savaştığına yanıt verilmesi isteniyor. Mısır ve Etopya’da tarım alanlarının yabancı yatırımcılar tarafından satın alınarak veya kiralanarak, endüstriyel tarım için kullanıldığını, insanların verimli topraklardan sürgün edildiğini ya da sefalete zorlandığına dikkat çekiliyor.
Veriler de vahameti sergiliyor. İşte yayınlanan bildiride satır başlıkları; "Etiyopya hükümeti geçen yıl üç milyon hektar verimli tarım alanını kiraya çıkardı. Afrika'nın birçok ülkesinde hükümetlerin, tarım arazilerini yabancı yatırımcılara sattığı veya kiraladığı gözlemleniyor. Büyük yatırımcılar, ABD, AB, Hindistan, Pakistan, Suudi Arabistan ve Çin gibi ülkelerden geliyor. Ağırlıklı olarak biyo-yakıt elde etmek ya da kendi ülkelerindeki gıda ihtiyacını karşılamak üzere ekim yapılıyor. Tarım alanlarının yabancı yatırımcılara kiralanması veya satılması, Afrika Boynuzu'nda yaşanan kıtlığın nedenlerinden biri olarak görülüyor. Kıtlıktan, Etiyopya, Somali, Kenya ve Cibutu'de yaklaşık 12 milyon kişi etkileniyor. Etiyopya Tarım Bakanlığı'nın eski çalışanı Dawit Tesfaye, Afrika hükümetleri tarım politikalarını değiştirmezse, gelecek yıllarda durumun daha da kötüleşmesinden kaygı duyuyor. Tesfaye, tarım alanlarının yabancı yatırımcılara bir iki yıllığına değil, 80 veya 90 yıl gibi oldukça uzun bir dönem için kiralandığına dikkat çekiyor.“
Özetle Devletler halk için değil şirketler için herşeylerini ortaya koymaktadır.
Devletler şirketler toplamıdır!