Kürdistan'da yapılan bozuk ve zinciri kırılmış kızamık aşılarının neden olduğu ölümcül SSPE hastalığının en fazla görüldüğü Giyadin'de (Diyadin) son 3 yılda 35 çocuk yaşamını yitirdi. Aşı nedeniyle çocukları yatalak olan aileler ise sorumlular hakkında başlattıkları hukuki mücadeleyi sürdürüyor.

1990'lı yılların sonu, 2000'li yılların başında dönemin MHP'li Sağlık Bakanı Osman Durmuş tarafından Kürdistan'a gönderilen bozuk, zinciri kırılmış kızamık aşılarından kaynaklanan SSPE hastalığının en çok rastlandığı yerlerden biri de Agirî'nin Giyadin (Diyadin) İlçesi. Yüzlerce çocuğun taşıdığı ölümcül hastalıktan dolayı son 3 yıl içinde 35 çocuk yaşamını yitirdi. Hayatta kalan çocukların tamamı ise yatağa bağımlı olarak yaşam mücadelesi veriyor. Bu mağdurlardan biri de ilçenin Fatih Mahallesi'nde ikamet eden 19 yaşındaki Mümtaz Atlı. Hastalığın 3 yıldır yatalak bıraktığı Atlı'nın kız kardeşi Kevser Atlı, abisinin 3 yıldır bir bebek gibi sadece mama ile beslendiğini, diğer yandan kemik erimesi sorununun başladığını dile getirdi. Atlı, "Bu duruma seyirci kalan devlet bu işin tek sorumlusudur. Bizim maddi olanaklarımız olmadığı için çaresizlik içerisinde ölümünü seyrediyoruz. Dileğim ağabeyimin iyileşmesidir. Yetkililerden ve kamuoyundan duyarlılık bekliyoruz" dedi.

'Çocuklarımız katledildi'

Deniz ve Saniye Bilgi çiftinin kızı Seda Bilgi (14) de, yakalandığı SSPE hastalığından dolayı 3 yıldır yatağa mahkum. Bilgi ailesi, kızlarının yemeden içmeden kesildiğini, sadece çocuk mamasıyla besin ihtiyacını karşıladıklarını dile getirdi. Gözyaşları içinde kızı Seda'nın durumunu anlatan anne Bilgi, "Benim çocuğumu bu duruma getirenler utansın. Dönemin Sağlık Bakanı MHP'li Osman Durmuş tarafından bu aşı gönderildi. Çocuklarımız katledildi" dedi.

Hukuki mücadele çağrısı

Baba Deniz Bilgi ise kızının hastalığına sebep olanlar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. Tüm mal varlığını kızının tedavisi için harcadığını belirten Bilgi, elinde kalan evini de satacağını dile getirdi. Elindeki ıslak imzalı kağıdı gösteren Bilgi, "Burada bulunan yüzlerce çocuğun babasının imzası bulunmaktadır. Hukuki mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim. Gerekirse AİHM'e kadar davayı götüreceğim. Ben yaklaşık 50 avukatla görüştüm, bana destek olacaklarını söylediler. Bu duruma kimse kayıtsız kalmasın. Diğer çocukların ailelerine de sesleniyorum; gelin hep beraber mücadele edelim" diye konuştu.

'Kürt çocuklarını denek yaptılar'

Hastalıktan dolayı yaşamını yitiren çocukların aileleri de yetkililere tepkili. Mağdur ailelerden Ayhan Çeçen ise geçen yılın Temmuz ayında hastalıktan yaşamını yitiren 13 yaşındaki kızı Gülsüm'ün acısını halen yaşadıklarını dile getirdi. Bozuk aşıların bilinçli bir politikanın sonucu olduğunu söyleyen Çeçen, "SSPE denilen illeti Kürtlerin başına salan dönemin koalisyon hükümeti Çiller, Mesut Yılmaz ve dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş'tur. Çocuklarımızı devletin hunharca politikası öldürdü. Özellikle Kürt illerinde bu kızamık aşısı, zinciri kırılmış tek doz bayat aşı uygulaması bilinçli olarak yapıldı. Nasıl ki tıp fakültelerinde fareler üzerinde deneyler yapılıyorsa, Kürt çocukları da denek olarak kullanıldı ve bu aşı uygulaması yapıldı. Bu adeta Kürtlere yapılan bir soykırımdır" dedi.

'Biz yandık başkası yanmasın'

SSPE hastalığına yakalanıp yaşamını yitiren Neslihan Koç'un (12) babası Nadir Koç ise kızının hastalığa yakalandıktan kısa bir süre sonra yaşamını yitirdiğini belirtti. Hiç kimsenin bu olaya karşı duyarsız kalmaması gerektiğini söyleyen baba Koç, "Dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un özellikle Kürtlerin soyunu kurutmak için devletin talimatıyla bu katliamı yaptı. Sahte aşıları özellikle Kürtlere kullandılar. Kızım yaşamını yitirdi. Biz yandık bir başkası yanmasın. Devlet bir an önce sorumluları yargı önüne çıkarıp hesabını sormalıdır" dedi. 

DİHA/AÐRI