
Gerillada kefiye sahibi olmak ya da takmak olmazsa olmazlardandır. Dağ koşullarında gerillayı kefiyesiz, kefiyeyi de gerillasız düşünmek olmaz. Kefiye yazın güneşten korur, serinletir, kışın soğuktan korur ısıtır. Hem yazlık hem de kışlık kullanıldığı için, yine bir giyim sıtili haline geldiği için kefiyenin, her mevsime göre renk ve kalınlığı da değişir; kışın kalın ve koyu renkte olurken, yazın daha ince ve açık renkler tercih edilir.
Kefiyenin gerilla için çok işlevli olduğunu ifade eden gerilla Avesta Cudi, bu işlevleri şöyle sıraladı: “Bazen yorgan, bazen yastık, bazen de döşek olabiliyor soğuk kış gecelerinde. Yaz gecelerinde yıldızlar altında sivrisineklerden korurken, bazen de, soğuk kış gecelerinde ısıtıcı oluyor. Bunu ancak gerillacılık yapanlar ve dört mevsim doğada çetin şartlarda yaşamak durumunda kalanlar anlayabilir.”
“Gerillada kefiye bir ihtiyaç ve aynı zamanda vazgeçilmez bir aksesuar olsa da, toplumda, özellikle gençlik kesiminde kefiye takmak ve boynuna dolamak bir gerilla hayranlığı uyandırmakta” diyen Cudi, şimdiye kadar birçok kefiye yapıp hediye ettiğini belirtiyor.
‘Gerillanın dostu ve yoldaşıdır kefiye’
Askeri kefiyenin daha çok kış aylarında kullanıldığını belirten kadın gerilla Rojbin Amed ise yaz kefiyesinin daha açık renkte olduğunu ifade ediyor. “Bizim ortamda renkli kefiyeler göz kamaştırıcılığı ile metrelerce uzaklıktan bile fark edilebiliyor. Biz genç gerillalar olarak, gençlik ruhumuzun renkliliğini boncuklu süslemeler ile kefiyelerimize katıyoruz. Boncuklu kefiye, gerilla kefiyelerine bir renklilik ve zenginlik katıyor” diyor gerilla Rojbin. Gerillanın kritik anlarında kefiyelerin rolüne dair anlatımları eski gerillalardan dinleyen Amed, “çatışma ve soğuk kış gecelerinde kefiyenin gerillanın dostu, yoldaşı ve canından bir parçası olduğunu” belirtiyor.
Kürt kültüründe ’Koçer kefiyesi’
Kefiyesi olmayan gerillanın giyiminden bir parça eksik kaldığını düşündüğünü belirten YJA-STAR gerillalarından Çekjin Botan ise, dağlarda kefiye işlemenin de gerillacılığı öğrenmenin bir parçası olduğunu şu sözlerle ifade ediyor; “Gerilla yaşamının öğrenme sürecinde, dağ koşullarında ihtiyaç olan kefiyeyi ilmek ilmek işlemek de bu öğrenme sürecine tabidir. Bu süreç tamamlanana kadar eski yoldaşlarımız biz gerilla adaylarına yardımcı olur ve her konuda yaşam deneyimlerini bizimle paylaşırlar.”
Çekjin Botan, gerilla saflarına katılmadan önce annesinin taktığı kefiye ile Kürt kültürü arasındaki bağı kurmayarak dalga geçtiğini belirtiyor, bu bağı dağda, gerilla arkadaşlarından öğrendiğini ve bunun için kefiyeyi artık severek taktığını ifade ediyor.
Kofileri çağrıştırıyor
Botan, “kefiye örmek bir estetik işidir” diyor ve kefiyeler ile yaşlı kadınların taktıkları kofilerin benzerliğine dikkat çekiyor: “Nasıl ki gerilla her şeye bir emek değer katarak estetik bir görüntü kazandırıyorsa, kefiyeye de o şekilde yaklaşıyor. Yaşamı güzelleştirmek ve zenginleştirmek isteyen gerilla, kefiyeye de emek vererek bir zenginlik katıyor, estetize ediyor. Kefiyenin püsküllü yapılarak başa bağlanılması yaşlı ninelerimizin kafasına taktığı kofi geleneğini çağrıştırıyor. Gerillacılığımın ilk dönemlerinde kefiye işlemeyi sevmeyen biri olarak, şuan ise bunu büyük bir zevkle yapıyorum.”
