Rojava Devrimi’nin ilk kıvılcımı 19 Temmuz 2012’de Kobanê’de çakıldı. Beşinci yılında 3 kantondaki özerk yönetimler ve Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu ile dünyaya örnek teşkil edecek boyuta ulaştı. TEV-DEM’den Aldar Xelîl, “Ortadoğu’nun demokratikleşmesi Kürtlerin öncülüğünde gelişecektir” dedi.

BAAS rejiminin Kürt halkı üzerinde yürüttüğü ırkçı siyaset, Arap Kemeri, göçertme politikası, 1998 Baas ile Türk devleti arasındaki Adana Anlaşması ve 12 Mart 2004 katliamı, 15 Mart 2011’de başlayan devrim sürecine Kürtleri aktif güç olarak kattı. Rojava, demokratik yaşam talebini 3’üncü yol olarak tanımladı. Halk, devrimin başından itibaren kendi kurumlarını oluşturdu. BAAS rejimi ve karşıtlarından uzak durdu. Kendi üçüncü çizgi siyasetini Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) yönetimi ile geliştirdi. 


19 Temmuz nasıl başladı?

Silahlı gruplar, 18 Temmuz 2012’de Cerablus ve Minbic kentlerini BAAS rejiminden aldı. Yekîneyên Parastina Gel (YPG) devreye girdi ve Kobanê’yi 19 Temmuz 2012’de rejimin denetiminden çıkararak özgürleştirdi. Bu şekilde devrim ateşi Rojava’nın her tarafına yayıldı. 21 Temmuz 2012’de Dêrîk ve çevre köyleri, ardından Efrîn ve ilçeleri ile Rojava’nın diğer kentleri bir bir özgürleştirildi. 19 Temmuz 2012’de YPG Genel Komutanlığı kendini resmi olarak ilan etti ve tüm oluşumları koruma sözü verdi. 


19 Temmuz ve YPG

Kürtlerin bölgelerinde özgür kalmaları, tarihsel düşmanları olan BAAS, Türkiye ve çeteleri harekete geçirdi. Bundan sonra Rojava bölgelerine yönelik saldırılar gelişmeye başladı. YPG, tüm saldırılara karşı direnişi geliştirdi. 

Kobanê kent merkezi 26 Ocak 2015’te yeniden özgürleştirildi. Şubat ayında Cizîr Kantonu’nda Til Hemîs ve Til Berak kasabaları özgürleştirildi. Daha sonra 6 Mayıs’ta başlayan Komutan Rubar Qamişlo hamlesiyle çeteler için stratejik öneme sahip birçok merkez bir bir özgürleştirildi. Önce Aliya, Kezwan Dağı, Mebrûka, Silûk kasabası, Girê Sipî ve Eyn İsa kasabası özgürleştirildi. YPG/YPJ güçlerinin direniş başarıları devam ederken, askeri akademiler açıldı savaşçılar eğitildi. 


Asayiş

YPG’nin elde ettiği askeri başarılar, Rojava kentlerinde 24 Temmuz 2012 tarihinde Asayiş güçlerinin ilanı ile kentlerin öz savunma ve idare güçleri oluşturuldu. 2014 yılının başında ise pazarların güvenliği ve gidiş gelişlerin kolaylaştıran polis güçleri ilan edildi.


Öz savunma

2015 yılında Rojavalılar komünlerini oluşturunca, bu komünlere bağlı savunma komiteleri bünyesinde öz savunma güçleri oluşturuldu. Özsavunma gücü köy ve mahallelerin savunmasında görev üstlendi. Diğer yandan Arap asılı Şemer Aşireti’nin gücü, YPG bünyesinde El-Senadîd ismiyle yer aldı. Süryani, Asuri ve Keldanilerden oluşan Süryani Askeri Meclisi, YPG şemsiyesi altında oluşturuldu. Sutoro güçleri de Asayiş güçlerine bağlı olarak oluşturuldu.


Dünya hayranlıkla izledi

Kürt halkının askeri açıdan elde ettiği başarılar, bölgedeki güçlerde de değişime yol açtı. Demokratik Özerklik Yönetimi, 21 Ocak 2014’te ilan edildi. Yönetim temsilcileri ve yetkilileri Avrupa’da devlet yetkilileri ile birçok görüşme gerçekleştirdi. Parti ve siyasi şahsiyetlerle bir araya geldi. Temsilcilikler açıldı. Birçok konferans düzenlendi ve bunlara katılım sağlandı.


Komünal ekonomi

13 Temmuz 2012’de Rojava Ekonomi Kalkındırma Merkezi oluşturuldu. Toplumsal ekonomiyi örgütlüyor ve gerekli altyapıyı diğer kurumlarla oluşturuyor.


Kültür ve bilim aydınlanma 

Kürt Dil Kurumu (Saziya Zimanê Kurdî/SZK) Kürtçe okullar açmaya başladı. 19 Temmuz’la kurum binlerce Kürt dili öğretmeni yetiştirdi. Kürt dili Rojava’daki tüm okullarda resmileşti. Birçok akademi ve enstitü kuruldu. Kültür ve Sanat Merkezleri açıldı. 


Halk savunma sistemi

Savunma sistemi, öz savunmaya dayalı olarak kurumsallaştırıldı. Halka dayanan bu güçler YPG, Asayiş Güçleri, Öz savunma Güçleri ve Meşru Savunma Güçleri olarak şekillendi.


Kadınlar hep öncü

Rojava Devrimi’nde kadınlar, yaşamın bütün alanlarında örgütlendi. Devrim sürecinin dil, kültür, askeri, sanat, gençlik, meclis, komün ve sivil toplum örgütleri gibi alanlarda etkili oldu. 36 bilim ve eğitim merkezi açıldı. Rojava’nın tüm bölgelerinde YPJ’ye ait birçok tabur ve tugay kuruldu. Toplam 20 Asayiş merkezi açıldı. 


Suriye Devrimi’ne evirildi

Demokratik Suriye’nin minyatürü olan Rojava’da tüm halkların demokratik bir zeminde temsilini bulması, Suriye’nin geleceğinin şekillenmesi açısından da tek alternatif olarak duruyor. Çok farklı kimliklerin ve dillerin olduğu Suriye’de bu zenginliği bir araya getirecek olan demokratik bir federasyon krizin çözümü noktasında kendisini dayatıyor. Rojava Demokratik Özerklik Yönetimi’nin toplanmasının ardından Yasama Meclisi tarafından Rojava Toplumsal Sözleşmesi kabul edildi. 


Ortak savunma gücü: QSD

2015 yılında Rojava Devrimi kök saldı. Devrimin savunma gücü olan YPG’nin geliştirdiği direniş halklar nezdinde de karşılığını buldu ve Ekim 2015’te Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ilan edildi.


MSD ile halklar çözümü

Demokratik Suriye Meclisi’nin (MSD) ilanı takip etti. Meclis, QSD’nin de Suriye’deki siyasi temsilcisi oldu. 


Demokratik federalizm ilanı

Rojava’da yakılan özgürlük ve demokrasi ateşi 2016 yılında federalizm ile birlikte gürleşti. Kuzey Suriye Demokratik Federal Sistemi belge metni onaylandı.  16 Mart 2016 tarihinde ilan edilen Kuzey Suriye Demokratik Federalizmi Kurucu Meclisi önüne koyduğu Toplumsal Sözleşme taslağı yazım işlemini bitirdi ve Derîk’te 27 Haziran’da başlayıp 2 gün süren toplantı sonucunda taslağa son halini verip onayladı.


Kürtler öncü oluyor

TEV-DEM Yürütme Kurulu üyesi Aldar Xelîl, Kürtlerin Ortadoğu’daki demokratikleşmenin öncüsü olacağını ifade ederek Suriye’de kurulacak demokratik bir sistemin bölge ülkelerine örnek olacağını kaydetti.

Rojava Devrimi’nin temel özelliğinin demokratik olması; demokratik bir Suriye’yi ve demokratik bir toplum kurmayı hedeflemesi olduğunu belirterek, “Biz bu devrimin sonuna ulaştığımızı söylemiyoruz. Çünkü devrimimiz devam ediyor. Biz halen bir devrim sürecindeyiz” dedi.

Aldar Xelîl, şunları söyledi: “Suriye muhalefetinin hemen hepsi Türkiye’nin elinde. Bundan dolayı da uluslararası güçler Türkiye’nin yaklaşımlarını ve onu ikna etmeyi önemsiyorlar. Uluslararası güçlerin bizi muhatap almama, bir tarafa itme gibi bir yaklaşımları yok. Bize defalarca ‘Suriye’de çözüm süreci sizsiz olmaz’ demişler. Şu anda birçok Avrupa ülkesinde Demokratik Özerklik Temsilciliklerini açmış bulunmaktayız. Temsilciliklerimiz resmi olarak kabul ediliyor. Herşey bir anda olmuyor, daha fazla mücadele yürütmek gerekiyor. Ama sürekli bir gelişim kat ediyoruz. Şu andaki durumumuz ve 2 yıl önceki durumumuz birbirinden çok farklı. Adım adım, saat saat, gün gün gelişim kat ediyoruz ve yenilikler oluyor.

Ortadoğu’nun demokratikleşmesi Kürtlerin öncülüğünde gelişecektir. Çünkü Kürtler eskiden beri bir demokratik kültüre sahip ve şimdide demokratik bir felsefe sahibidir. Zorlukları olsa da başaracak ve Suriye’nin tamamında Demokratik sistem başarılı olarak Suriye’nin komşularına ve Ortadoğu’ya örnek olacak.


Katılım giderek artıyor

Kurulan meclis ve kurumların hepsinde Rojava ve Suriye’nin tüm halkları var. Şu anda Ortadoğu’da yaratılmaya çalışanın tam aksine mezhep, din ve etnik çatışması yaşamadan sistemimiz içerisinde kendi kimlik ve haklarıyla yaşıyorlar. Yine kendi içlerinde de demokratik, komünal yaşam daha fazla gelişiyor. 19 Temmuz Devrimi, Ortadoğu demokratik devriminin sembolü ve halkların özgür demokratik yaşamında yeni bir başlangıç olacaktır.” 


 DİHA/ANF/QAMİŞLO





Devrim kendini güvenceye alıyor


KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Rojava Devrimi’nin yıldönümü vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. 

Eşbaşkanlık, Öcalan’ın 20 yıllık emeği ve demokratik toplum paradigması çerçevesinde gerçekleşen Rojava Devrimi’nin Öcalan’a, halklara ve tüm insanlığa kutlu olmasını diledi. Rojava Devrimi’nin tüm Ortadoğu halkları için umut haline geldiğini kaydeden Eşbaşkanlık, “Direnilerek kazanılan devrimin en büyük sonucu da tüm halkların özgür ve demokratik yaşam içinde kardeşçe yaşadığı Kuzey Suriye Federasyonu olmaktadır” dedi. Eşbaşkanlık, açıklamasında devamla şu hususlara dikkat çekildi: “Demokratik Suriye, Özgür Kürdistan temelinde ilan edilen Kuzey Suriye Federasyonu, Suriye halklarının, giderek tüm bölge halklarının esas umudu haline gelmiştir. 

Bugün Halep, Minbic, Hesekê ve Kuzey Suriye genelinde dişe diş yürütülen direniş savaşı, öz yönetimler, meclis, komün ve kooperatifler temelinde geliştirilen demokratik inşa ile taçlandırılarak kalıcılaştırılmak yolundadır. Devrim, kendini bu temelde geliştirip yaygınlaştırarak güvenceye almaktadır.

Başta Kuzey Suriye Federasyonu toplulukları olmak üzere tüm Suriye toplumları için etnik, dinsel, kültürel, dilsel vb. ayrımı yapılmadan, yani farklılıkları korunarak eşitlik, özgürlük ve gönüllü birlikte yaşam ancak halkların tarihsel-toplumsal yapısı ve kültürel dokusuna uygun demokratik ulus çözümüyle mümkün olacaktır. Demokratik ulus olarak formüle edilen ve halklarımızın tüm yapısal sorunlarına çözüm olacak öz yönetimler, öz savunma ve demokratik komünal ekonomik inşa ile başta Suriye olmak üzere tüm Ortadoğu halklarının sorunlarına çözüm olacak karakteriyle daha bugünden demokratik ve özgür insanlığın çekim merkezi haline gelmiş bulunmaktadır.

5. yılında Komutan Ebu Leyla hamlesiyle yükselerek devam eden Rojava Devrimi’nin Demokratik Suriye Federasyonu temelinde tüm Suriye’yi demokratikleştireceğine inanıyoruz.”