Anlamı arayan, anlamlı yaşam için korkusuzca savaşanlar buluşur gerilla saflarında. Daha katılmadan önce gerillayı yaşar. Artık yoldaşlarının sırtını dayayabileceği bir dağ gibidir Ekin. Varlığını büyük amaç uğruna feda etmekten çekinmez.

TUFAN DERSIM

Adeta bir volkana benzer devrim ateşi. Anlamı ve hakikati arayanları kendisine çeker. Sonra hakikatin peşinde dervişane bir yaşam başlar. Baştan sona adanmayı gerektirir bu yaşam. Artık her adım, her nefes devrim içindir. Gecesi gündüzü olmaz ateşin etrafında halaya duranların.

Kürdistan devrimi için halaya duranlardan biridir Ekin Amed (Kejije Ürselendi). Korkusuz katıldığı devrim saflarında, fedaice yaşar ve düşmanın üzerine yürüyerek şehadete ulaşır. Ondan geriye kalan ise; özgür bir yaşama olan sevdanın nasıl yaşanması gerektiğidir.

Genç yaşlarda özgürlük ateşiyle tanışır ve tereddütsüz kavgada yerini alır. İlkin Türkiye sahasında birçok çalışmada yer alır. Çalışma arkadaşlarına oranla daha gençtir. Gençliğin verdiği ruh ve heyecanla çalışmalara katılır. Ondaki devrimci ruh bütün arkadaşlarını etkiler. Ne kadar heyecanlı ve genç de olsa bir o kadar da ağırbaşlıdır. Sanki örgüt içerisinde tecrübeli, yıllarını vermiş ve kemale ermiş bir duruşun sahibidir. Ne kendinin ne de arkadaşlarının eksikliklerini hesapsız bırakır. Kendi yetmezliklerine karşı savaşır.

Dağlar kıblesi olur

Yoldaşlarının sırtını dayayabileceği bir dağ gibidir Ekin. Her yönüyle yoldaşlarına güven verendir. Taşıdığı devrimci özellikler sayesinde büyük bir güven duygusu yaratır her ortamda. Özverili, samimi, emekçi ve fedakardır. Gecesi gündüzü olmayan bir militandır. Gerilla onun için büyük bir anlam ve umuttur. Fedailik, gerillacılık özüne işlemiştir. Gerillayı ve dağı hiç görmemesine rağmen yılların gerillasının şehre geldiği hissi uyandırır halkta. Çalışmalarda kalması yönünde birçok yoldaşı görüş belirtse de Ekin kararında nettir ve dağlara akmaya, halaya durmaya can atar.

Gerillaya katıldıktan sonra askeri anlamda büyük gelişmeler yaşar. Bunun yanında ideolojik ve yaşamsal olarak kendisindeki güce güç katar. Gerillaya katılmadan önceki halinden çok farklı değildir. Zira daha katılmadan önce gerilla yaşamının ölçülerini, PKK’nin üslubunu bilmektedir ve böyle yaşamıştır. Özü güçlüdür.

İtici, etkili bir güce sahiptir

Zaman geçtikçe yaşamıyla, katılımıyla arkadaşlarını etkileyen, yön veren bir öncü olur. Duruşu, sohbeti, tarzı, üslubu arkadaşlarını daha ölçülü, düzenli ve disiplinli olmaya iter. Bütün yoldaşları üzerinde büyük bir etki gücü vardır. Kişiliğinde barındırdığı ölçülerle yoldaşları tarafından parmakla gösterilen bir militandır.

Gözünü kırpmadan hedefe yürür

2012 yılıyla beraber Zagros hattında gelişen Devrimci Halk Savaşı süreci, Ekin Amed’in militanlığının doruğa ulaştığı zaman olur. Fedailiği çok barizdir. Büyük amaç için gereken bedel ne olursa olsun ödemeye hazırdır. En çok Zilan gerçeğinden ve eyleminden etkilenmiştir. “Keşke canımdan daha değerli verecek bir şeyim olsaydı” sözü Ekin Amed’in yaşama, katılma tarzıdır, gerçekliğidir.

Varlığını, canını büyük amaç uğruna feda etmekten çekinmez. Bu durum yaşarken de böyledir, şehadete yürürken de böyledir. Her zaman yaşamdaki ve savaştaki hedeflerin üzerine gözünü kırpmadan yürür. Her yönüyle atılgan ve ileri bakandır. Hatalarının üzerine bile korkusuzca yürüyendir.

Fedaice bir eylem    

2012 yılında gelişen savaşta büyük bir emeğin sahibidir. Son olarak Şemzînan’daki Haruna karakolunun üzerine yürür. Ovanın ortasında bir karakoldur ve düşman kendisine çok güvenmektedir. Hatta ‘burada bizden habersiz bir sinek bile uçamaz’ diyecek kadar güvenmektedir. Türk ordusunun her anlamda hakimiyet iddia ettiği karakolun üstüne bir takım arkadaşıyla beraber yürür. Eyleme giderken zorluğunun bilincindedir. Tarih 14 Eylül 2012’dir. Sinek uçamaz denilen karakol yerle bir edilir. Karakolun önüne kadar araç ile gelip, karakola giriş yapar Ekin ve yoldaşları. Eylem sonucunda 61 asker ve 1 korucu tasfiye edilip 2 tank ve 1 zırhlı araç yok edilir. Ekin Amed yapılan bu fedai eylemde düşmana ağır darbeler vurduktan sonra şehitler kervanına katılır. Şehadete yürürken de yaşamında olduğu gibi tereddütsüzdür. Korkusuzca, yiğitçe halaya tutuşmuş, özgürlük halayının en çetin yaşandığı alan ve zamanlarda halayın kendisi olmayı başarmıştır.